• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

AKPM'nin, Türkiye'nin statüsünü düşürme kararı ne anlama gelir?

Dr. Ece Cankurt

Dr. Ece Cankurt

26 Nisan 2017 Çarşamba 01:53
0 0

 

Demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) temel değerlerinin tesis edilmesi ve uygulanması denetlenecek.

 

Denetim süreci, Türkiye’nin AB ile müzakereleri yürütmek için gerekli olan Kopenhag kriterlerini yeterli düzeyde karşılayamadığı anlamına geleceğinden Brüksel-Ankara hattında da olumsuz etki yaratması halinde

 

1. AB üyeliğinin askıya alınması
2. AB Fonlarının dondurulması
3. Türkiye'ye yönelik yatırımların askıya alınması gibi anlamlara gelebilir.

 

Türkiye'nin, 1996-2004 arasında denetim sürecinde olduğunu gözönüne alarak, 2001 ekonomik krize giden süreci, 15 milyar dolar için IMF kapısında beklediğimiz ve para vermek için IMF heyetinin, Hazine Müsteşarlığı vs kurumları denetlemelerini, batan bankaları ve şirketleri hatırlamak gerek.


Kriz sonrası, IMF telkinleri ile yapısal reform için ABD'den Kemal Derviş'in getirilerek hemen tam yetkili bakan yapılması süreçleri, yazar kasa fırlatılması gibi olaylar hatırda gelirse bilinmeli ki 2017 yılı, 1996/2004 arası döneme göre ekonomik anlamda çok daha kötüdür.


Dış borç, cari açık, özel sektör borçları, iç borç vb tüm alanlarda en az 3 kat daha kötü durumdayız.

 

2017 itibariyle, Türkiye'nin dış borç stoku 404 milyar dolar oldu. Borcumuzun milli gelire oranı yüzde 47.2

 

Hazine garantili dış borç stoku da 12,4 milyar dolar.

 

Kamu net borç stoku da 218,9 milyar.

 

AB tanımlı genel yönetim borç stoku ise 732,8 milyar lira, bu rakamın milli gelire oranı da yüzde 28,3

 

Türkiye’nin dış borcu dünyanın en zengin adamı Bill Gates’in varlıklarının 5 katı.

 

Türkiye'de kamu ve özel sektörün, Kasım 2017 sonu itibarıyla bir yıl içinde ödemesi gereken dış borç tutarı 163.3 milyar dolar.

 

Demokrasi liginden düşme, ekonomik kaynakları kısıtlı olan, dış borcu milli gelirin yarısı seviyesine ulaşmış ve borcu borçla kapatan bir ülke için, FAİZ ORANLARI EN AZ IKI KATINA ÇIKMASI BİR TARAFA, BORÇ BULMA dahi mümkün olmayacaktır. Aynen işletmeci mantığı, batık bir şirkete kim kredi verir ki?

 

Dış borç seyri;

 

- 2002'de 129.6 milyar dolar
- 2012 sonunda 336.9 milyar dolar
- Mayıs 2014'de 386.8 milyar dolar

 

Brüt iç borç;


- 2002 sonunda, 155.2 milyar TL
- 2014 Mayıs sonunda, 412.4 milyar TL

 

Özel sektör sış borcu (devlet garantili);


- 2002 yılında 43 milyar dolar.
- 2014 Mayıs sonunda 265 milyar dolar

 

Dış Borç Süreci

 

Dış borç bulmada, uluslararası piyasalar Merkez Bankası tebliğindeki faiz oranını değil, değerleme gününde geçerli Londra Bankalar Arası Faiz Oranının (LİBOR) esas alır.

 

Londra bankalar arası piyasasında bankaların teminatsız borç verme karşılığında talep etmiş oldukları faiz oranı olan Libor (London Interbank Offer Rate) her gün British Bankers’ Association (BBA) tarafından belirlenir.

 

Uluslararası piyasalarda borç alıp vermede ve türev enstrümanların fiyatlandırılmasında referans faiz oranı olarak kullanılan Libor, Türkiye'nin  demokrasi liginden  düşme olarak algılanacak Avrupa Konseyinde denetim sürecine alınması, AB ile müzakerelerin dondurulması, AB fonlarının dondurulması ve mevcut dış ve iç borç stoku, borç stoklarının milli gelire oranının yüzde 50'lere ulaşması, Libor faiz oranlarını yükseltecektir.

 

Bu durum, zamanla dış borç bulamamak, borçları borçla da çevirememek demektir.

 

Bu durum, Türkiye'nin Moratoryum ilan etmesi demektir.


Türklerin tarihinde, şimdiye kadar iki kez moratoryum ilan edilmiştir.

 

1- Osmanlı İmparatorluğu 1875'de moratoryum ilan ediliyor ve 1881de Duyun-i Umumi idaresi kuruluyor.

2- Türkiye Cumhuriyeti de 1958'de moratoryum ilân ediyor.

 

Türkiye, yoğun döviz darboğazı dolayısıyla dış borçların anapara ve faizlerini ödemeyeceğini ilân edebilir. Bu durumda Türkiye ile alacaklılar arasında mevcut borçların bir anlaşma yapılarak ödeme vadesinin yeni bir takvime bağlanması, buna bağlı olarak faiz oranlarının yeniden belirlenmesi işlemi gerçekleşir.
Libor oranın belirlenirken, Borsa İstanbul'da durum ne, TR'de döviz ne durumda diye bakmayacaklar. Borç dış borçla, borcu da borç ile kapatacaksak sorun çözümlüğe varıyor demektir.


Avrupa ile ilişkilerin gerilmesi, denetimlerin artması, artan denetimler sonucu ortaya çıkan yaptırımlara kulak asılmaması gibi bir durum söz konusu olursa (öyle olacağı kaçanılmaz) kırılgan yapıdaki Türkiye ekonomisinin uzun süreli bir krizle boğuşması demek.


Ekonomik açıdan en uzun ve en zorlu sürece girildi. Nasıl toparlanır sanırım kimse bilmiyor.

 

HABERDAR - ECE CANKURT

YAZARIN DİĞER YAZILARI
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha