• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Türkiye'de elektrikli araç almadan önce dikkat edilmesi gereken üç konu

Türkiye'de elektrikli araç almadan önce dikkat edilmesi gereken üç konu
0 0

Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de özellikle elektrikli yerli otomobil girişiminin (TOGG) ardından elektrikli araç satışları yükselişe geçti.

14 Eylül 2020 Pazartesi 17:53

Türkiye ve dünyada her ne kadar bu tür araçların fiyatları fosil yakıtlı versiyonlarına göre yüksek olsa da pahalı akaryakıt ve vergi yükünden kurtulmak için elektrikli araçlar daha cazip bir çözüm olarak görülebiliyor.

 

Fakat dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de elektrikli araç almadan önce eksileri ve artıları kefeye koymak şart. Örneğin uzun yol yapanlar için bu araçlar şimdilik yeterli menzile sahip değil.

 

TÜİK’e göre Türkiye'de elektrikli-hibrit otomobiller 2011 yılından itibaren trafikte yer almaya başladı. Elektrikli-hibrit otomobil sayısı 2017 sonunda sadece bin 685 idi. Bu sayı 2018 sonunda 5 bin 367 ve 2019 Kasım ayı itibariyle de 14 bin 115’e yükseldi.

 

Türkiye'de elektrikli araç almadan önce göz önünde bulundurmanız gereken üç konu:

 

1. Elektrikli aracın menzil kapasitesi

 

Elektrikli araçlarda her geçen gün menzil kapasitesi artsa da tüketicilere güven veren bir aşamada görülmüyor henüz. Örneğin 2010'lu yıllarda üretilmeye başlanan araçların ortalama kapasitesi 100 kilometreyi aşmazken şu anda daha küçük bataryalarla ve gelişmiş işlemciler sayesinde bu mesafe katlanarak artıyor.

 

Düşük menzil şehir içinde yeterli görünse de uzun mesafeler konusunda alıcının önündeki engellerden biri olarak ortaya çıkıyor.

 

Araç bataryasının büyümesi ise fiyatının da artmasına neden oluyor. Fosil yakıt tüketen modellerle fiyat farkının amorti edilmesi için ise yıllar alan uzun bir süre gerekiyor.

 

2. Şarj istasyonu ağı

 

Şehir içinde ise ibre elektrikli aracı işaret ediyor. Hem çevreci hem de ev ya da iş yerlerinde şarj edilebilme olasılığı günlük kısa mesafeli kullanımlarda düşük bir elektrik ücretine yolculuk yapmanızı sağlıyor.

 

Elektrikli araçlarda yakıt maliyetinin normal araçlara göre yaklaşık yüzde 80 daha az olduğu hesaplanıyor. Ev ve iş yerlerindeki elektrikli araç şarj istasyonlarında 100 kilometrelik bir dolum, gece saatlerinde 6-7 lira, gündüz saatlerinde ise 8-10 liraya mal oluyor.

 

Üstelik birçok alış-veriş merkezi bu şarj istasyonlarını bedava olarak kullanıcının hizmetine sunuyor. Fakat bu istasyonların sayısının her geçen gün artmasına rağmen yetersiz olması, bu tür araçların önündeki en büyük (geçici) engel olarak ön plana çıkıyor.

 

TESLA

 

Türkiye elektrik altyapısı yönüyle Avrupa ülkelerinin oldukça gerisinde yer alıyor. Ülkenin neredeyse tamamında 230 volt 10 amper ve 2.3 kW'lık ev tipi şarj imkanı bulunuyor. Bu tip şarj üniteleriyle 50 kW saatlik bir araç bataryası ortalama 20-25 saat arasında doluyor.

 

Elektrikli araçların evlerde 5-6 saat civarında tam şekilde dolması için trifaze (400 Volt/16 Amper/11 kW) priz kullanılması gerekiyor. 25-35 dakika arası hızlı şarj sağlayan istasyonlar içinse CCS tipi (Combined Charging System/100-145 kW gücünde) şarj üniteleri kullanılıyor.

 

Türkiye'deki elektrik altyapısı ve trafo sistemleri aynı bölgede 200-300 arası elektrikli araçların hızlı şarj edilmesiyle oluşan enerji yoğunluğunu kaldıracak kapasitede değil.

 

3. Vergiler ve bakım masrafları

 

Elektrikli araçların bakım masrafları markalara göre değişiklik gösteriyor. Bazı markalar batarya kirası gibi ücretler talep etse de, birçok marka bu tarz taleplerde bulunmuyor. Hatta tam garanti ve bakım desteği sunuluyor. Bakım masrafları ise sadece sıvı değişimi ve yıllık kontrollerden oluştuğu için oldukça makul.

 

Otomobil satın almak istediğiniz zaman çıplak fiyat olarak adlandırılan fiyata ek olarak vergiler ekleniyor. Vergilendirilmiş fiyatlarda ise en büyük yük, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi’ne (KDV) ait.

 

KDV tüm otomobiller için %18’ken; elektrikli araç ÖTV oranı %3 ile %15 arasında değişiyor. Benzinli otomobillerde %160’a kadar ulaşan ÖTV oranının ülkemizde bu kadar düşük olmasının nedeni ise çevreci yapısı ve çok satılmaması olarak gösteriliyor. Elektrikli otomobillerde ayrıca Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) de alınmıyor.

 

KAYNAK: EURONEWS TÜRKÇE - YALÇIN ADEMOĞLU

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha