• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Bölgenin yükselişe geçen değeri: Mısır

NADİR ULUS

NADİR ULUS

18 Ocak 2017 Çarşamba 00:57
0 0

"2017 Mısır'ın yılı olacak" diyor Mısır'lı diplomatlar. Yeni ABD yönetimi ve Rusya'yla güçlü ilişkilere sahip olan Mısır bölge siyasetine etkin bir şekilde dönmenin hesaplarını yapıyor.

 

2011 yılında Hüsnü Mübarek devrildiğinde ve ardından Müslüman Kardeşler yönetimi devraldığında Ankara bölgesinde 'Türk modeli'ni pazarlama derdindeydi. Hem doğuyla hem batıyla güçlü ilişkilere sahip, demokratik, laik ve Müslüman bir ulke olma iddiasındaki Türkiye Mısırlı kardeşlerinin elinden tutacaktı.

 

2013 yılında gelindiğinde Erdoğan, Mursi'yi deviren Abdulfettah El Sisi'ye demokrasi ve insan hakları dersleri vermekteydi. Mısırlı diplomatlar, Mursi yönetimine yapılan müdahale ve insan hakları ihlalleri nedeniyle yabancı muhatapları karşısında ter dökmekteydi.

 

Ancak aradan gecen sürede çok sey değişti. Türkiye onlarca yıllık birikimini hızla harcayarak "değerli bir şekilde" yalnızlaşırken, Mısır içeride yaşadığı tüm krizlere karşın uluslararası arenada kendisine alan açmayı başardı.

 

Körfez'e Karşı Koyma!

 

Mısır, Müslüman Kardeşlerin devrilmesinin ardından ülkeye para akıtan Körfez ülkelerinin siyasi ve ekonomik taleplerine asla teslim olmadı. Körfez'in devasa ekonomik yardımlarına rağmen Yemen, Suriye ve Iran gibi kritik konularda Kahire, Riyad'in trenine binmedi.

 

Irak: 'Türkiye'ye karşı bize destek olun, petrolü alın'


Mısır yargısının Kızıldeniz'deki tartışmalı iki adanın Suudi Arabistan'a devrini öngören anlaşmayı iptal etmesi Riyad-Kahire ilişkilerini son yılların en kötü seviyesine düşürdü. Riyad bu karara tepki olarak Mısır'a gerçekleştirilen ham petrol ihracatını anında kesti. 

 

Ancak Kahire, diplomatik imkan ve kabiliyetlerinin hızlı dış politika manevralarına imkan sağladığını bir kez daha kanıtladı. Mısır, Riyad'in kestiği petrolu telafi edebilmek için Irak'la anlaştı. Irak geçtiğimiz Çarşamba günü yaptığı açıklamada Mısır'a aylık bir milyon varil petrol sağlayacağını duyurdu. Tabi bu miktar durum ve şartlara göre artırılabilir.

 

Mısır'ın yakınlaşması Irak ve Iran cephelerinde olumlu karşılandı. Petrol anlaşmasında Bagdat'ın en önemli şartı, Türkiye'nin içişlerine mudahalesine karşı Mısır'ın Bagdat'ın yanında yer alması.

 

Irak'in Kahire Büyükelçisi Habib el Sadr, Misir'in yokluğunda Turkiye'yle ticaretlerinin 16 milyar dolara ulaştığını belirterek Mısır'ın bu pastadan payını alması gerektiğine işaret etti. Büyükelçi ayrıca Mısır'ın Irak'ın yeniden inşasında yer alması gerektiğini belirtti.

 

Tabi Irak'la yapılan anlasma aynı zamanda Iran'la da yakınlaşma anlamına geliyor. Önümüzdeki günlerde Kahire- Tahran hattında yeni gelişmeler görebeliriz.

 

Süper Güçlerle İlişkiler

 

Mısır'ın önümüzdeki dönemdeki en büyük avantaji ise Trump ve Putin'le sahip olduğu güçlü iliskiler olacak gibi görünüyor. Mısır devlet başkanı Sisi Başkanlık seçimlerinden önce Eylul ayındaki BM zirvesi munasebetiyle geldiği ABD'de o zaman baskan adayı olan Donald Trump'la ikili bir görüşme gerçekleştirdi. Nitekim Trump da sonraki açıklamalarında Mısır'la ilişkileri geliştirmenin önemine değindi.

 

Diğer taraftan Mısır'ın birkaç ay önce Rusya'yla gerçekleştirdiği askeri tatbikat ise Kahire-Moskova ilişkilerinin seviyeyisini göstermesi açısından önemli. Zaten Irak'la yapılan petrol anlaşmasında Rusya'nın da arabulucu oldugu iddia ediliyor. Dahası, bölgede iki tarafın da Israil'le güçlü ilişkilere sahip olması Kahire'nin diğer bir avantaji.

 

Mısırlı diplomatlar süper güçlerle sahip oldukları güçlü ilişkilerini bölge siyasetinde likiditeye cevirecek tecrübeye sahipler.

 

Mısır'ın Suriye'ye Karşı Tutumu

 

Sisi yönetimi başından itibaren Suriye'deki krizde de Esad'a karşı bir tutum almaktan kaçındı ve bu krizden uzak durdu. Hatta Şam'daki Büyükelçiliğini küçültmesine rağmen kapatmadı. Bu ihtiyatli yaklaşım şimdi meyvesini veriyor. Arap medyası sıklıkla Mısır'ın Suriye'nin yeniden inşasında yer alacağı hususuna değiniyor.

 

Mısır'ın hem Washington hem de  Moskova'yla olan yakın ilişkileri, Kahire'ye dış desteğe muhtaç olan Esad rejimine dünyaya açılan bir pencere sunma potansiyeli taşıyor. Esad Rejimi Sunni karşıtı görünümünü düzeltme ve ülkesindeki Iran ve Şii milislerin etkisini kırma konusunda adım atmak isterse Kahire'nin yardımı benzersiz bir fırsat sunuyor. Nitekim Mısırlı pilot ve askeri eğitmenlerin Suriye'de rejim ordusuna destek olduklarına dair iddialar geçtiğimiz dönem basında yer almıştı.

 

Türkiye İle İlişkiler

 

Mısır yönetimi Orta Dogu'nun nefes tüketen krizlerinden kaçınarak ve bütün aktorlerle iletişim kanallarını açık tutarak irtifa kazanıyor. Kahire-Riyad ilişkileri bugünlerde oldukça gergin olsa da Arap aleminin bu iki devinin uzun süre küs kalması mümkün değil. Her iki taraf da ilişkileri kısa zamanda rayına oturtmak isteyecektir. 

 

Buna karşılık Kahire'nin şimdiye kadar affetmediği tek isim Erdoğan. Ankara'nın gerek Kral Selman'ı gerekse Putin'i aracı yaparak Mısırla ilişkileri düzeltmek istediği iddialarına rağmen Kahire şimdiye kadar Turkiye'ye olumlu yaklaşmadı.


Türkiye tarafı bizzat Erdoğan, aracılar vasıtasıyla Mısır'a dost eli uzatmışken Mısır'ın bu jestlere prim vermemesi ya Erdoğan'ın affedilmediğinin ya da Erdoğan'dan net bir özür beklendiğinin açık bir göstergesi. 

 

Mısır'ın hâlâ birçok sorunla boğuştuğuna kuşku yok. Başta ekonomi olmak üzere çeşitli siyasi ve sosyal problemler ülke gündemindeki yerini koruyor. Ancak Turkiye'yle karşılaştırıldığında Mısır diplomasisinin gösterdiği başarı ve katettiği mesafe göz dolduruyor. Öyle ki, Kahire'nin sahip olduğu diplomatik iliskileri, Ankara maalesef ancak hayallerinde görüyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha