• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Lağım borusu patladı, Eğirdir Gölü’nü atık kapladı: Parmağınızı dahi sokmayın

Lağım borusu patladı, Eğirdir Gölü’nü atık kapladı: Parmağınızı dahi sokmayın
0 0

Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici, Isparta’daki Eğirdir Gölü içine döşenmiş lağım borularından birinin patlamasıyla göl yüzeyine çıkan atıkları görüntüledi.

12 Eylül 2021 Pazar 15:54

Kirliliğin, bugüne kadar görülmemiş seviyede olduğunu belirten Dr. Kesici “Bırakın içmeyi, parmağınızı dahi sokmayın” dedi.

 

Göl sularına lağım sularının karışmasını ‘vahşet’ olarak nitelendiren Kesici, “Göl stratejik öneme sahip içme suyu kaynağı ve sözde yasalarla da korunuyor. Ama çok üzücü, insanlık dışı manzaraya karşı karşıyayız” dedi.

 

‘Borular kaldırılmalı’

 

Gölden Isparta merkez ve 81’den fazla yerleşim alanının öncelikle içme suyu olarak yararlandığını aktaran Kesici şöylle konuştu: “Çok geniş bir tarımsal üretim alanında kullanılıyor. Bir an önce önlem alınmalı ve göle derin deşarjdan vazgeçilmelidir. Gölün iç kısımlarına döşenen, yasa ve insanlık dışı lağım suyu bırakan borular kaldırılmalı. Bu sudan içilmekte, yemek pişirilmekte, sebze meyve yıkanmakta, temizlik yapılmakta. Ayrıca burası çok yoğun talep gören bir plaj ve çocuklar da dahil herkes bu gölde yüzüyor.”

 

‘Ekosistemi çöktü’

 

Son günlerde Eğirdir ilçesindeki evlerin çeşmelerinden gelen suyun kokusu ve zaman zaman değişen renginin de herkesçe fark edildiğini söyleyen Kesici, gölün son yıllarda alg patlamasıyla da karşı karşıya kaldığını anımsatarak şöyle devam etti: “Gölün ekolojik dengesi yanlış balıklandırma ve aşırı avcılık sonucunda daha çok bitkilerin hakim olduğu ortama dönüşerek, neredeyse tamamen su otlarıyla kaplanmış durumda. Gölde son 10 yıldır süregelen su seviyesinin azalması, güneş ışınlarının gölün dip kısmına etkisini artırması ve bitki büyümesi için gerekli azot ve fosforun göl suyunda ve taban çamurunda aşırı oranda olması, gölün doğal su bitkilerinin aşırı artmasına neden olmuştur. Göl ekosistemi çökmüş durumda.“

 

Gölün yeşil suya dönüşmesinin nedeni siyanobakteri türü ‘microsistis’ adı verilen mavi-yeşil alg türünün, kendisinin de içinde olduğu Süleyman Demirel Üniversitesi Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi akademisyenlerince 20 yıl önce belirlendiğni anlatan Kesici, “Bu tür suların çok tehlikeli olduğu, canlıların bünyesinde birikim yapabileceği ve çözüm önerileri anlatılmasına rağmen yıllardır gerekli önlemlerin alınmaması çok üzücü” dedi.

 

‘Sebebi insan’

 

Göldeki su seviyesinin azalması ve aşırı kirliliğin sebebinin küresel ısınma olmadığını aktaran Kesici şu değerlendirmeyi yaptı: “Ne doğa olayıdır ne de doğaldır; sebebi insandır. Eğirdir ve birçok doğal su alanlarının, göletlerdeki su seviyesinin azalması ve kirlilik nedeniyle su kısıtlamaları başlamış durumda. Gölün dalgalı olduğu dönemlerde suyunun yeşile boyanması nedeniyle pompalardan su çekilemiyor. Çeşmelerden akan sular da gerek rengi gerekse su kalitesi bakımından içme-kullanmaya uygun değildir.”

 

Onca bilimsel öneriye rağmen tedbir alınmadığını vurgulayan Kesici, alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:

 

*Taban çamurunda yer alan ağır metaller de içerdiği bilinen dip çamuru, bilimsel mekanik yöntemlerle temizlenmeli.

 

*Gölün su bütçesi mutlaka korunmalı. Göl bu seviyedeki su miktarıyla, ne canlı türlerinin yaşamasına ne de kirliliğe karşı tolerans göstermesi mümkün değildir.

 

*Hiçbir koşulla atık su bırakılmamalı.

 

*Yüzey sularıyla, erozyonla gelen tarımsal, şehir, yol vb atıkların göle ulaşımı engellenmelidir.

 

*Gölü temizleyen önemli yapılardan göl kıyı alanlarının, suların çekilmesiyle işgal edilmesine izin verilmemeli.

 

*Atık sularda bol miktarda bulunan azot ve fosfor giderimi yapabilen günün teknolojisine uygun nanobiyolojik arıtma tesisleri ve göl kıyılarına düzenlenecek doğal arıtma sistemleriyle tarımsal-evsel ve endüstriyel atık-su arıtma tesisleri mutlaka yapılmalı.

 

*Göl havzasında yapılan tarımın şeklinin yer altı damla sistemi ve göldeki su kapasitesine bağlı alanlarla ve de iyi tarım teknikleriyle yapılması zorunluluk haline getirilmelidir.

 

*Göl için çıkarılan yasalar uygulanmalı gölün içme kaynağı olduğu önceliği, yaşadığımız şu günlerde dikkat edilmesi gereken temiz içme suyuna olan ihtiyacın çok önemi olduğu unutulmamalıdır.

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha