• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Rapor: Emisyonlar azaltılmazsa okyanuslar 10 kat hızlı yükselecek

Rapor: Emisyonlar azaltılmazsa okyanuslar 10 kat hızlı yükselecek
0 0

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından yayınlanan raporda deniz seviyesinin hızla yükseldiğine dikkat çekildi: “Emisyonlar azaltılmazsa okyanuslar 2100 yılı itibarıyla geçen yüzyıla göre 10 kat hızlı yükselecek.”

25 Eylül 2019 Çarşamba 14:26

Değişen İklimde Okyanuslar ve Kriyosfer isimli rapor 36 farklı ülkeden 104 yazar ve yayımcının katkısıyla yaklaşık 7 bin bilimsel çalışma değerlendirilerek hazırlandı.

 

Dünyanın okyanus, buz ve kar örtüsünün iklim değişikliğine bağlı olarak değişmekte olduğuna vurgu yapılan raporun ana bulguları şöyle:

 

Deniz seviyesi hızla yükseliyor ve emisyonlar azaltılmazsa okyanuslar 2100 yılı itibarıyla geçen yüzyıla göre 10 kat hızlı yükselecek.

 

Emisyonların artmaya devam etmesi durumunda buzullar, kütlelerinin üçte birinden fazlasını kaybedecek. Bu durum insanların tatlı suya erişimini olumsuz etkileyecek. 

 

2100 itibarıyla bazı dağlar üzerindeki buzulların yüzde 80’i kaybolabilir, birçok buzul ise tamamen yok olabilir.

 

Grönland ve Antartika buz tabakası yılda 400 milyar tondan fazla suyu okyanusa bırakmak suretiyle eriyor.

 

Kuzey Kutup Bölgesi’nin karla kaplı bölgesi yaz aylarında her on yılda yüzde 13 oranında küçülüyor.

 

Okyanus sıcaklığının artış hızı 20.yüzyılın sonlarından beri ikiye katlandı.

 

Denizde yaşanan sıcaklık dalgaları iki kat daha sıklaştı, sıcaklaştı ve iki kat daha uzun sürüyor. 

 

Denizlerdeki sıcaklık dalgalarının yüzde 84-90’ı direk iklim değişikliğine bağlamak mümkün. 

 

Okyanustaki değişim, aşırı hava olaylarını artırıyor ve emisyonlar azaltılmazsa durum daha da kötüleşecek.

 

Permafrostun çözülmesi ve kar/buz örtüsünün erimesi, küresel ısınmayı artırarak iklim değişikliğini hızlandırabilir.

 

Emisyonların hızlıca azaltılması riskleri büyük ölçüde azaltabilecekken iklim değişikliği konusunda ‘harekete geçmemenin bedeli’ bu yüzyıl sonuna kadar çok ağır olabilir. 

 

IPCC, Birleşmiş Milletler veya Dünya Meteoroloji Örgütü’ne üye ülkeler tarafından iklim değişikliğiyle mücadele ve iklim değişikliğine uyum konularında karar vericilere yol göstermek amacıyla kuruldu. ‘Türkiye’nin de içinde olduğu’ 195 IPCC’ye üye ülke tarafından belirlenmiş bağımsız süreçlere göre çalışmalarını sürdürüyor.

 

‘Türkiye’de tarımsal sulamada temin sorunu yaşanabilir’

 

İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü’nde doktorasını tamamlayan ve şu an Oslo Üniversitesi’nde araştırmacı olarak çalışan Dr. Yeliz A. Yılmaz IPCC raporunun Türkiye için olası etkilerini şöyle değerlendirdi: “Türkiye’nin kıyı kesimleri yükselen su seviyeleri nedeniyle risk altındayken, iç ve dağlık kesimleri ise azalma eğiliminde olan kar örtüsü nedeniyle iklim değişikliğinin etkileri ile yüzleşebilir. Dağlarda tutulan kar ve buz örtüsü bahar döneminde eriyerek nehirleri besler ve ekosistemler için hayati önem taşır. Öngörülen sıcaklık artışı ve yağış rejimindeki düzensizlikler sebebiyle, yarı kurak bölgelerdeki tarımsal sulama uygulamaları için su temininde problemler yaşanabilir. Keza hidroelektrik üretiminin de bu değişkenlikten etkilenmesi kaçınılmazdır. Su kaynaklarının azalması özellikle Türkiye’nin doğu ve güneydoğu bölgelerindeki sınıraşan suların diğer ülkelerle paylaşılması ile alakalı geçmiştekilere benzer potansiyel anlaşmazlıkların çözümünü daha da zorlaştırabilir. Bu kötüye giden tabloyu değiştirmenin yolu ise fosil yakıt kullanımını durdurmak, az tüketmek ve sürdürülebilir kalkınma modellerini uygulamaktan geçiyor.”

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha