• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Rusya'dan İdlib'de diplomasiyi askıya alan hava saldırısı: Dört ölü

Rusya'dan İdlib'de diplomasiyi askıya alan hava saldırısı: Dört ölü
0 0

Rus savaş uçaklarının İdlib'e düzenlediği hava saldırısında 4 sivil hayatını kaybetti.

3 Ağustos 2020 Pazartesi 15:53

Suriye'nin cihatçılara ev sahipliği yapan İdlib bölgesinde, şubat ayında 34 Türkiye askerinin Rusya destekli Suriye hava saldırısında hayatını kaybetmesinin ardından, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Rus lider Vladimir Putin arasında 5 Mart'ta varılan İdlib mutabakatı, Rus savaş uçaklarının hava bombardımanı ile delinmiş görünüyor.

 

Rus savaş uçakları tarafından gerçekleştirilen hava saldırısında hayatını kaybeden dört kişinin sivillerden oluştuğu belirtilirken, saldırının sabahın erken saatlerinde gerçekleştirildiği açıklandı. Saldırıda çok sayıda yaralanan olduğu da gelen bilgiler arasında.

 

Medyaya yansıyan haberlere göre, Rus savaş uçakları İdlib'in Binniş bölgesine hava saldırısı düzenledi.

 

Saldırılarda ilk belirlemelere göre dört sivil hayatını kaybetti, çok sayıda sivil de yaralandı. Yaralılar, Sivil Savunma ekiplerince çevredeki sağlık merkezlerine kaldırıldı.

 

Şubat ayında Türkiye askerlerini hedef alan saldırı, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve destekli milis güçlerin iki gün önce stratejik M4 karayolu üzerinde bulunan Nayra, M4 ve M5 karayollarının kavşak noktası Sarakib’i geri aldığının açıklanmasından birkaç saat sonra saat 17 civarında gerçekleşmişti.

 

Tunceli’den gönderilen 65. Mekanize Taburu hedef alınırken, güvenlik analisti Metin Gürcan, saldırıda Suriye hava kuvvetlerine ait iki Su-22 ve Rus hava kuvvetlerinden iki adet Su-34'un yer aldığını yazmıştı.

 

İddialara göre Suriye ve Rus savaş uçakları sabah saatlerinde muhaliflerin hedeflerini bombalamaya başladı. Akşam saatlerinde aynı uçaklar bu kez Türk konvoyunu hedef aldı. Önce Suriye savaş uçaklarının gerçekleştirdiği bombardımanda Türk konvoyu durmaya zorlandı. Akabinde yoğunlaşan saldırılar üzerine askerler çevredeki binalara sığınmaya başladı. Daha sonra devreye giren Rus jetleri lazer güdümlü bombalarla askerlerin sığındığı iki binayı havaya uçurdu. Ölü ve yaralı askerler bu iki binaların yıkıntıları altında kaldı.

 

Saldırının ardından Erdoğan ve Putin, 5 Mart'ta Moskova'da bir araya gelerek saldırıların durdurulması konusunda uzlaşıya varmıştı.

 

İki isim üç maddelik bir mutabakat açıklaması yapmıştı.

 

Görüşmenin ardından Putin, "Yılbaşından itibaren faaliyet gösteren terör unsurları arttı" diye hatırlatmada bulunmuş ve eklemişti:

 

"Sivil yerleşim alanları ateş altında tutulmaktadır. 1 Mart tarihinde roket atar sistemiyle bir saldırı daha yaşandı. Yılbaşından itibaren saldırı sayısı 15 olarak kaydedildi ve her seferinde biz Türk meslektaşlarımıza bilgi verdik. Militanlar yeni çatışmaları tetikleyebildiler. Türk askerler arasında da kayıplar vardı. Bu münasebetle taziyelerimizi yinelemek istiyorum. Bazen görüş ayrılıklarımız oluyor fakat kritik durumlarda her zaman mutabakatlarla uzlaşabilmeyi başarıyorduk, çözümler üretiyorduk. Bugün de öyle oldu. Ülkelerimizin Astana formatı çerçevesinde çalışmaları devam ettirme niyeti olduğunu bir kez daha teyit ediyoruz. Bugün birkaç kurumlar arası istişare yapıldı. Heyetler İdlib'deki kriz konusunda detaylı görüştüler. Uluslararası terör örgütleriyle mücadelemizi de azaltmayacağız. Ortak bir belge hazırladık. Bu belgeyi dışişleri bakanları beyan edecekler. Sayın Erdoğan'la bugün altı saatlik görüşmelerde bu belgeyi hazırlamış olduk. İdlib bölgesinde ateşkesin ve çatışmaların durdurulmasına vesile olacağını ve nihayet sivillerin ızdıraplarına son verileceğini, insani yardım konusunda ilerleyebileceğimize karar verdik."

 

Erdoğan ise, "Özellikle Suriye'deki durumu ve İdlib'deki son gelişmeleri ele aldık. Yaklaşık 6 saat süren bir çalışma yapıldı. Samimi diyalog kapsamında benzer ve farklı görüşte olduğumuz tüm konuları görüştük" demişti:

 

"Türk Rus münasebetlerinin derin kökleri vardır. Güçlü geleneğe sahip iki devletin ve halkın da tarihidir. Bu sene üst düzeyli iş birliği konseyinin toplantısı için Sayın Putin'i ülkemize bekliyoruz. 2018'de Soçi'de vardığımız mutabakatla İdlib'de nispi istikrarı sağlamıştık. İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi muhafaza edilecek, statükonun korunması için gerekli tüm tedbirleri alacaktık. Rejimin geçen mayıstan beri yoğunlaşan saldırıları İdlib'de tesis ettiğimiz sükuneti bozmuştur. Gelişmelerin birinci derecede sorumlusu rejimdir. Bu bölgede yaşayan dört milyon insanın tamamının terörist olarak ilan edilip ağır bombardımana maruz bırakılmasını kabul etmemiz mümkün değildir. Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Ofisi verilerine göre sayıları bir buçuk milyonu bulan bölge halkın sınırlarımıza yığılmıştır.

 

Türkiye de böyle bir tehdit karşısında eli kolu bağlı kalacak değildir. Bir süre önce bölgede Rusya ile tesisi konusunda uzlaştığımız istikrarı sağlamak üzere İdlib'e ilave askeri birlikler gönderdik. Sahada çok daha aktif bir şekilde yer aldık. Bölgede bulunan Rus güçleriyle koordinasyonu sıkı tutmaya özen gösterdik. Yaşanan üzüntü veren hadiselerin ardından yeni bir statünün oluşturulması kaçınılmaz hale geldi. Bu konuyu enine boyuna konuştuk. Rusya'yla aramızdaki iş birliği ruhu Suriye'deki ihtilafa son verilmesine yönelik çabalara emsalsiz bir katkı sağlamıştır. Çalışma ilişkimizi sürdürmeyi arzu ediyoruz. Bizimle hemfikir olduğuna inandığımız Rusya'nın rejimin iş birliğimizi zedeleyecek eylemlerine göz yummayacağına inanıyorum. En kısa sürede ateşkesi gerçekleştirecek ardından birlikte gerçekleştireceğimiz adımları atacağız. Bu gece 00.01 yani gece yarısı itibariyle ateşkes yürürlüğe girecektir. Türkiye bu süreçte rejimin her türlü saldırganlığına cevap verme hakkı saklıdır. Türkiye Soçi mutabakatı dahil bölgedeki insiyatiflerini sürdürmede kararlıdır. Bugünkü toplantımızın Suriye'deki ihtilafa kalıcı çözüm bulunması çabalarına katkı vermesini temenni ediyorum."

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha