• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Sarı Yelekliler 1 yaşında

Sarı Yelekliler 1 yaşında
0 0

Birinci yıldönümü tekrar protesto gösterilerine sahne olan sarı yelekliler hareketi, son 12 ayda Fransa'nın siyasi, sosyal ve ekonomik yaşamını kimsenin öngöremediği ölçüde derinden sarstı.

17 Kasım 2019 Pazar 19:22

Sarı yelekliler hareketine Eylül 2018’de farkında olmadan öncülük edenlerin amacı geçim derdini, hayat pahalılığını ve akaryakıt üzerindeki tüketim vergilerine zam kararını protesto etmekti. Bu amaçla sosyal medya üzerinde gruplar oluşturdular. Binler, hatta on binler olduklarının farkına vardılar. Siyaset dünyası, sendikalar ve medya kendilerini ilk başta ciddiye almadı, hatta küçümsendiler.

 

Örgütsel, ideolojik ve finansal altyapıları yoktu. Büyük kent merkezlerinden uzak yol kavşaklarında, otoyol çıkışlarında, rafinerilerin önlerinde randevulaşarak başladılar işe. Üstlerine otomobillerindeki reflektörlü sarı yelekleri geçirerek trafiği yavaşlatıyor, şarkılar söylüyor, sloganlar atıyorlardı. Kimsenin devrim yapmak gibi bir niyeti yoktu. Çoğu çalışıyor ama ay sonunu getiremiyordu.

 

Sonunda 17 Kasım 2018’de ilk ulusal eyleme imza atmaya karar verdiler. Beklenmedik ölçüde başarılı da oldular. Kendilerini sayacak kadar örgütlü ve organize olmadıklarından kaç kişi olduklarını bilmiyorlardı. O akşam İçişleri Bakanlığı ülke genelinde 287 bin sarı yeleklinin eylem yaptığını açıkladı. Yıllardır hiçbir sendika bu kadar kişiyi bir araya getirememişti.

 

17 Kasım sonrası her Cumartesi toplanılmaya başlandı. Hareket büyük kentlere yayıldı. Paris’te lüksün sembolü Champs-Elysées caddesi eylemlerin merkezi haline geldi. Toplumun yüzde 70’inin harekete destek verdiğine dair anketler yayımlanmaya başlandı. Hazırlıksız yakalanan medya konuşacak kişi bulamıyordu. Hareketin seçilmiş temsilcisi yoktu.

 

Sarı yelekliler Macron’u köşeye sıkıştırdı

 

Aralık ayında Paris’teki eylemlere şiddet karıştı. Aşırı sağcı, aşırı solcu ve anarşist gruplar hareketin içine sızdı. Kentin bazı bölümleri savaş alanına döndü. Champs-Elysées’nin üst bölümünde bulunan tarihi Zafer Takı (Arc de Triomphe) yağmalandı. Bu görüntüler toplumda şok etkisi yaratsa da halkın harekete desteği dinmedi. Sarı yelekliler Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve hükümetini köşeye sıkıştırmıştı.

 

Macron eylemleri yatıştırmak için 10 Aralık’ta televizyondan halka seslendi. 23 milyon kişinin seyrettiği yayında asgari ücretin, patronlara hiçbir maliyeti olmaksızın, 100 euro artacağını duyurdu. AB’nin bütçe açığı kriterinden sapma pahasına da olsa yaklaşık 10 milyar euro tutarında bir acil önlem paketi açıkladı. Ancak bu paket sarı yeleklileri yatıştırmaya yetmedi.

 

Muhalefet partileri ve sendikalar da giderek siyasileşen hareketten pay kapmak niyetindeydi. Bunu gören hükümet eylemlerdeki şiddet olaylarına karşı sertleşmeye başladı. Eylemleri yatıştırmak için her haftasonu ortalama 70 bin polis ve jandarma görevlendirildi. Dünya medyasının gözü kulağı sarı yeleklilerin Paris eylemlerindeydi.

 

İmajı zedelenen Macron çareyi sahaya inmekte buldu. Aralık-Mart döneminde ülkenin değişik kentlerinde sosyal, ekonomik ve siyasi aktörlerle, haber kanallarında canlı yayımlanan ve saatler süren "Büyük Ulusal Münazara” adlı tartışmalar düzenlemeye başladı.

 

Sarı yeleklilerin eylemleri devam ediyor, ancak katılım her hafta azalıyordu. Eylemcilerin çoğu her hafta işini ve ailesini bırakıp Paris’e gidecek maddi olanağa sahip değildi. Hareket içinde ön plana çıkanlar, Mayıs 2019’daki Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesi bölündü. Kimileri özerk siyasi hareket oluşturmak isterken, diğerleri apolitik kalmaktan yanaydı. Kimileri de bazı siyasi partilerin listelerinden seçimlere katıldı. Yorgun düşen hareket birkaç bin kişiyi ancak seferber eder hale gelmişti.

 

İlk yıl bilançosu

 

Henüz sona ermemiş olan hareketin ilk yıl bilançosu her bakımdan çarpıcı. Eylemler paralelinde 11 kişi yaşamını yitirdi, 4 bin 500 kişi yaralandı. Yaralananların 2 bin 500’ü eylemci, diğerleri güvenlik görevlisi.

 

Eylemlerde 10 bin 852 kişi gözaltına alındı. Bunlardan 2 bin 200’ü herhangi bir işlem yapılmadan serbest bırakıldı. 2 bin 400 kişi hakkında adli işlem yerine alternatif önlem kararı verildi. Geri kalanlar hakkında adli işlem yapıldı. Kimileri hapis cezasına mahkum edildi.  

 

Fransız Devlet İstatistik Kurumu eylemlerin makroekonomik planda Fransa’nın GSYMH’sini 2018’in son çeyreğinde sadece 0,1 puan azalttığını açıkladı. Buna karşılık, başta Paris olmak üzere kent merkezlerindeki mağazaların ciroları ortalama yüzde 25 azaldı. Fransız Parakende Ticaret Federasyonu 2018 sonunda yaptığı açıklamada kayıplarının 2 milyar euro olduğunu bildirdi. Aralık 2018’de Paris otellerindeki doluluk oranı yüzde 5,3 azaldı. Kentin lüks otellerinde yüzde 30 ile yüzde 50’ye varan iptaller gözlemlendi. Ülkeye gelen yabancı turist oranı 2019’un ilk çeyreğinde yüzde 4,8 geriledi.

 

Eylemlerden kamu maliyesi de etkilendi. Fransız Parlamentosu araştırma raporuna göre eylemlerde görevlendirilen polis ve jandarmaya yaklaşık 46 milyon euro fazladan mesai ücreti ödendi. Eylemcilerin yollarda kullanılan yaklaşık 3 bin radarı tahrip ettiği, bunların yenilenme maliyetinin 71 milyon euro olarak hesaplandığı, radarlar kullanılamadığı için kesilemeyen trafik cezalarının ise devleti yaklaşık 300 milyon euro zarara uğrattığı belirtildi.

 

Halkın desteği sürüyor

 

Fransa’da sarı yelekliler bugün dahi halkın çoğunluğunun desteğine sahip. ELABE kuruluşu tarafından 13 Kasım’da açıklanan kamuoyu yoklamasına göre halkın yüzde 55’i sarı yeleklilerin seferberliğini meşru bulup destekliyor. Buna karşılık yüzde 63’ü eylemlerin yeniden başlamasına sıcak bakmıyor.

 

Sarı yelekliler hareketi Fransız toplumunu birçok yönden değiştirdi, daha da değiştireceği öngörülüyor. Hareket her şeyden önce Fransız siyaset dünyası ve toplumuna bir kıvılcımla dev bir toplumsal hareketin doğabileceğini gösterdi. Sosyologlara göre genelde sosyal eylemlere katılmayan ve daha düne kadar siyasetle ilgilenmeyen bu kitleler bugün siyasiler tarafından alınan kararları daha yakından takip ediyor. Bir diğer deyişle bugün daha politize bir Fransız toplumu var.

 

Hareket, ekonomik sorunları öncelikli gündem maddesi haline getirmiş olması bakımından da önemli. Bu sorunlara çare üretemeyip göçmenler, dış politika, İslam veya Müslümanlar gibi konuları gündemde tutmayı tercih eden siyaset dünyasına yönelik önemli bir mesaj içeriyor.

 

Fransa’da Mart 2020’de yapılacak yerel seçimler ve 2022’deki cumhurbaşkanı seçimi sarı yelekler hareketinin gerçek etkileri açısından belirleyici olacak. 

 

KAYNAK: DEUTSCHE WELLE TÜRKÇE - KAYHAN KARACA

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha