• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Koronavirüs: Uzaktan eğitim, Türkiye'de özel okulları ve çalışanlarını nasıl etkiliyor?

Koronavirüs: Uzaktan eğitim, Türkiye'de özel okulları ve çalışanlarını nasıl etkiliyor?
0 0

Türkiye'de koronavirüs nedeniyle okulların kapatılarak uzaktan eğitime geçilmesi uygulaması Nisan ayı sonuna kadar uzatıldı.

27 Mart 2020 Cuma 11:49

Bu durum Türkiye'de yaklaşık 2,5 milyon öğrencinin öğrenim gördüğü özel okullarda çalışan personelin yaşayacağı hak kayıpları ve özellikle küçük ölçekli özel eğitim kurumlarının geleceğine dair tartışmalara yol açtı. Türkiye'de eğitim hizmeti veren özel okullarda yaklaşık 300 bin eğitim ve bilim çalışanı istihdam ediliyor.

 

Özellikle çalışma yapısı uzaktan online eğitime uygun olmayan özel ana okulu, kreş ve rehabilitasyon merkezleri gibi eğitim kurumları, iflas etme riskiyle karşı karşıya kaldı.

 

BBC Türkçe'ye konuşan Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, özel sektörde çalışan tüm öğretmenlerin ücretli izinli sayılması gerektiğini ancak özellikle rehabilitasyon merkezlerinde çalışan öğretmenlerin ücretsiz izne çıkarıldığına dair çok sayıda bilgi aldıklarını ifade ediyor:

 

"Özellikle rehabilitasyon merkezlerinde çalışan arkadaşlarımız çok ciddi ekonomik dayatmalar yaşıyor. Özel okullarda ise, okullara gelme konusunda ısrarcı olma veya öğrencilerin evlerine giderek üzerinden derse devam etme gibi zorlamalar yaşanıyor.

 

"Bu alanlarda arkadaşlarımız zaten çok esnek koşullarda ve güvencesiz çalıştırılıyorlar. Tatilin uzaması durumunda bu yaşanan sorunlar daha da derinleşebilir. Ücretsiz izne çıkarma gibi uygulamalar başka alanlarda olduğu gibi eğitim alanında da yaşanabilir."

 

Milli Eğitim Bakanı (MEB) Ziya Selçuk da henüz ana okulları, kreşler ya da özel rehabilitasyon merkezleri gibi uzaktan eğitim hizmeti veremeyen kurumların durumlarına ilişkin bir açıklama yapmadı. Ancak Selçuk, devlet okullarının yanı sıra özel okullarda da "telafi eğitimi" yapılacağını açıkladı:

 

"Bugün dünyada 1,5 milyara yakın öğrenci evlerde, okullar kapandı. Bizim resmi veya özel okullarımızda öğrencisi olan velilerimize önerimiz, bu konu uzun soluklu bir konu ve telafisi yapılacak. Özel okullarla ilgili temsilcilerle, derneklerle görüştüğümüzde de gündeme geldi. Muhakkak suretle şimdi yapılmayan herhangi bir eğitim hizmeti ileride telafi edileceği için bu konuda herhangi bir sıkıntı çıkacağını sanmıyorum."

 

Özel anaokullar ödemeleri aylık alıyor

 

Kurumun ve kendi isminin gizli kalması şartıyla BBC Türkçe'ye konuşan bir özel anaokulu yöneticisi, velilerden aylık ödeme aldıklarını ve okulların tatil edilmesinden sonra velilerin aylık ödemeleri kestiğini ifade ediyor:

 

"Biz velilerden ödememizi aylık olarak alıyoruz. Ayın 1'i ve 5'i arası ve bir de 15'i ile 18'i arası ödeme yapan velilerim var. Ay başında gelen ödemelerle haftalık alışverişimizi ve genel giderlerimizi karşılıyoruz. Ayın 15'inde aldığımız ödemelerle ise personel maaşını ödüyoruz. Okulların kapatılması kararından sonra, normalde ayın 15'inde ödeme yapması gereken yaklaşık 40 veli ödeme yapmadı."

 

Yönetici, personel maaşlarını ödeyemedikleri için kısa çalışma ödeneğine başvurduklarını söylüyor:

 

"Kısa çalışma ödeneği için İŞKUR'a başvurdum ve bütün çalışanlarımın bilgilerini bildirdim. Ancak bu fondan tüm personelim faydalanamayacak, sadece belirlenen SGK pirim kriterlerini karşılayanlar faydalanabilecek. Yani yeni mezun olan ve henüz yeteri kadar SGK pirimi ödenmemiş genç personelim için ücretli izin yoluna gitmek zorundayız. Tümüyle işten çıkarmalar da olabilir.

 

"Bu zamana kadar velilerimizden hiçbiri ödemesini tamamen kesmemişti. Ayın 13'ünden beri diğer şubelerimiz dahil büyük bir çıkmaza girmiş durumdayız. Bu sürecin Haziran'a kadar sürmesine zaten gücümüz yok. Benim şu an tümüyle duygusal ya da mantığıma dayalı kendi başıma alacağım bir karar yok maalesef. Velilerim en azından yarım ödemesini yaparsa kurumu götürebildiğim yere kadar götüreceğim."

 

Yönetici, ilköğretim ve lise seviyesindeki özel kolejlerin 10 aylık senetler yaptığı için ödemelerinin alabildiğini ancak özel anaokullarının hemen hepsinin aylık ödeme alarak çalıştığını söylüyor:

 

"Kolejlerde de aylık ödeme yapılan sistemler var ancak hemen hepsinde senet dahilinde ya da veliyi bankaya borçlandırma şeklinde çalışıyorlar. Biz sadece şifahen bir sözleşme imzalıyoruz. Bazı özel anaokullarında aynen kolej mantığıyla 10 aylık senet imzalatıp veliyi bağladığını biliyoruz ama bunu yapabilen kurum sayısı çok az."

 

'Her an işsiz kalabiliriz'

 

Kocaeli'nde özel bir kolejde çalışan öğretmen de haberde isminin gizli kalmasını tercih ediyor.

 

Doğa Koleji'nde uzun süre maaşını alamadığı için başka bir özel okulda çalışmaya başladığını söyleyen öğretmen, yeniden işsiz kalmak ve maaşını alamamak gibi kaygılar içerisinde olduğunu anlatıyor:

 

"Şu anda çalıştığım kurum, Kocaeli'nde yerel bir iş adamına ait. Eğitim sektörü şu an, sıcak nakit kaynağı olarak görülüyor. İnşaat ya da otomotivdeki herhangi bir durgunlukta hemen başvurulan bir kasa gibi görülüyor. O yüzden Kocaeli'nde çoğu iş adamı özel okul açtı.

 

"Veliler bizim okulumuza ödemelerini peşin olarak, gerekirse bankalara borçlanarak yaptılar ancak bu yine de biz öğretmenleri güvende hissettirmiyor. Çünkü tamamen okulun sahibi iş adamının ekonomik dengesine bağlıyız. Okulun sahibi, üzerinde bir ekonomik denetim olmadığı sürece eğitimden elde ettiği geliri başka iş alanlarına aktaracaktır. Diğer işlerin aksaması halinde 'Okuldaki personele ödeme yapamıyoruz' diyebilir."

 

Öğretmen, velilerden peşin para alınmış olmasına rağmen işsiz kalma ihtimallerinin olduğunu Doğa Koleji'nden örnekle anlatıyor:

 

"Şu an bize, 'Velilerden para alamadığımız için maaşları ödeyemiyoruz' diyemezler ancak Doğa Koleji'nde de veliler okula ödemesini peşin olarak yapmış olmasına rağmen bizler mağdur olmuştuk. Hiçbir güvencemiz yok. Böyle bir durumda yapabileceğim tek şey, tıpkı Doğa Koleji'nde yaptığım gibi sözleşmedeki haklarıma dayanarak kuruma dava açmak olacaktır."

 

'Başka sektörlerde iş arıyorum'

 

Okulların Mayıs ayından sonra da kapalı kalıp kalmayacağı henüz belirsizliğini koruyor.

 

Ancak Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından açıklanan "üniversitelerin bahar döneminde yüz yüze ders yapmayacağı kararı", ilköğretim ve lise dengi okulların da bu yılki yüz yüze eğitim dönemini kapatacağını ihtimalini güçlendiriyor.

 

Ekonomik kriz içerisinde olan bir özel ana okulda çalışan bir öğretmen, başka sektörlerde iş aramaya başladığını söylüyor:

 

"Virüs sebebiyle okullar kapatıldığından beri inanılmaz bir endişe ve kaygı içerisindeyiz. Okulların Nisan sonuna kadar kapalı olacağı kararıyla birlikte ümidimizi iyice yitirdik. Yeterli SGK primim olduğu için esnek çalışma ödeneğinden yararlanabilirim ancak 1750 TL ile ne yapabilirim?

 

"Özel ana okullar 3 ay sonra açılsa bile, kurumlar aynı öğrenci kapasitesine sahip olabilecek mi? Kurumum da bu süreçte küçülmeye gidebilir hatta iflas edebilir. Velilerden aylık ödeme alıyoruz, her öğretmen özel ana okullarının da içinde bulunduğu durumu biliyor."

 

"Ben öğretmenlikten başka ne iş yapabilirim diye düşünmeye başladım. Sekreterlik yapabilir miyim, danışman olabilir miyim ya da bir hasta bakıcı olabilir miyim mesela? Şu an Sağlık Bakanlığı'nda eleman ilanları var. Özel okullarda çalışan birçok arkadaşım şu an aynı kaygıları yaşıyor."

 

Öğretmen, yüklü miktarda kredi borcu olduğunu söylüyor:

 

"Benim gibi özel sektörde öğretmen olan ev arkadaşımla birlikte kirayı ve faturaları ödeyebilmek için planlar yapıyoruz. 'Eğer bir şekilde kenara bin lira atabilirsek, gelecek ayın kirasını hallederiz' diyoruz. Benim maaşımın 10 katı kredi borcum var. Her ay bin 600 lira taksitini ödediğim arabamı satmayı düşünüyorum."

 

'Öğretmenlerin maaşı her durumda ödenmek zorundadır'

 

Türkiye Özel Okullar Derneği, özel okulların durumuyla ilgili MEB Bakanı Ziya Selçuk'la yapılan görüşme sonucunda özel okulların eksik kalan eğitimi okullar açıldıktan sonra yüz yüze eğitimle vermesi konusunda karar alındığını duyurdu:

 

"Özel okullar velileri ile yaptıkları sözleşmelerin gereği olan yüz yüze eğitimi okullar açıldıktan sonra tamamlayacaklardır. Bu süre içinde öğrencilerimize yemek ve servis hizmeti de sunulacaktır. Hiç kimsenin bir hak kaybı olmayacaktır."

 

Özel okulların bu ortak açıklamayla, hali hazırda bu yılın ödemesini yapmış velileri 'para iadesi' talebinden vazgeçirmeyi amaçladığı değerlendiriliyor.

 

Öte yandan açıklamada, "Bugün ilgili bakanlıklarla yaptığımız görüşmelerle kurumlarımızın krizden öncelikle etkilenen sektörlere verilecek destek kapsamına alınmasını istedik. Bu konuda olumlu karar çıkacağına inanıyoruz" ifadeleri yer alıyor.

 

BBC Türkçe'ye konuşan Eğitim-Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan ise olağanüstü süreçlerin ardından telafi eğitimleri yapılmasının "mevzuat gereği" olduğunu hatırlatarak, özel kurumlarda çalışan öğretmenlerin hak kaybı yaşamaması için güvence olamayacağını ifade ediyor.

 

Aydoğan, "Açıklamadaki ifadelerin hiçbiri, özel sektördeki arkadaşlarımızın ücretlerinin ödenip ödenmemesiyle aynı bağlamda tartışılamaz" diyor:

 

"Şu anda bizim muhatabımız MEB'dir. Eğitimde özelleştirme politikalarına son verilmesini ve tüm arkadaşlarımızın kadrolu atanmasını talep ediyoruz. Telafi eğitiminin yapılması üzerinden sürecek hiçbir tartışma, öğretmenlerin maaşlarının ödenmesi ya da ödenmemesini belirleyemez. Arkadaşlarımızın maaşları her durumda ödenmek zorundadır. Birçok ülke zaten bu konudaki sorumluluğunu yerine getiriyor, ücretli izin açıklamaları yapıyor."

 

Aydoğan, Türkiye'de mevzuat gereği olarak yapılan telafi eğitimlerinin şimdiye kadar hep deprem, sel gibi felaketlerden sonra iller veya bölgeler kapsamında yapıldığını, ilk defa şimdi ulusal kapsamda uygulanacağını söylüyor.

 

KAYNAK: BBC TÜRKÇE - FUNDANUR ÖZTÜRK

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha