• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

3. Havalimanı'nın parası halkın cebinden

3. Havalimanı'nın parası halkın cebinden
0 0
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Devletin kasasından 1 kuruş çıkmayacak" diye sunduğu 3. Havalimanı'nın finansmanının yüzde 70'ini kamu bankaları tarafından sağlanacak. 4.5 milyar Avro'yu (Yaklaşık 13 milyar) bulan bu yük de her yıl görev zararı açıklayan kamu bankaları aracılığıyla milletin omuzlarına yüklenmiş olacak.
23 Ekim 2015 Cuma 11:15
HABERDAR (ÖZEL) -  Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın temel atma töreninde "Devletin cebinden 1 kuruş çıkmayacak" dediği 3. Havalimanı'nın finansmanı vatandaşın omuzlarına yüklendi. 

Yurtdışından hiçbir bankanın kredi vermeye yanaşmadığı havalimanı için ilk etap yatırımına yönelik 4.5 milyar Avro'luk finansman paketininin yüzde 70'ini kamu bankaları üstlenirken, kamu bankalarının  Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) de gelir garantisi verdi.

Finansmanda Finansbank, Garanti Bankası ve Denizbank ile kamu bankaları Ziraat, Halkbank ve Vakıfbank yer alıyor. Yapı Kredi, finansmana katılmış ancak daha sonra ayrılmıştı.

Uluslararası geçerliliği olan ÇED raporu da alınmayan projeye Dünya Bankası'nın yan kuruluşu olan IFC kredi sağlamamıştı. Dünya Bankası'nın 'tanımadığı' projede yükün çok büyük bir kısmı kamu bankalarında.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise (17 Ekim 2015) Çırağan Sarayı'nda, 'İstanbul Yeni Havalimanı Proje Finansmanı İmza Töreni'nde yaptığı konuşmada yine "Devletin kasasından 1 kuruş çıkmayacak" demiş ve şunları söylemişti;

"Projeyi hazmedemeyen belli kesimlerin aksine bu havalimanı, çevre hassasiyeti açısından dünyada örnek olacaktır. Bu havalimanı kendi enerjisini üreten, çevreci, doğa dostu ve engelsiz olacak şekilde tasarlanmıştır. Yeni havalimanı tamamlandığında yolcu kapasitesi bakımından dünyanın en büyük, gelecekte de uzun yıllar boyunca dünyanın sayılı havalimanlarından biri olacaktır."

YABANCI BANKALAR KREDİ VERMEDİ 

3. Havalimanının finansmanı için uzun süre yanabcı bankalardan kredi aranmış ancak yabancı bankalar kredi vermeye yanaşmamıştı. Bunun üzerine 4.5 milyar Avro'luk finansman paketininin yüzde 70'ini kamu bankaları üstlenirken, Kredi sağlayacak bankalar da  Ziraat Bankası, Halkbank, Vakıfbank, Denizbank, Garanti Bankası ve Finansbank olarak açıklandı.

KAMU BANKALARI HER YIL ZARAR AÇIKLIYOR

Kaynakları sağlayan bu bankaların ise Mart 2015 itibariyle 10 milyar 759 milyon lira batık kredi verdiği kamuoyuna yansımıştı.

Son dönemde hükümete yakın işadamlarına kredi verdiği iddialarıyla yeniden gündeme gelen kamu bankalarının kredi batırma konusunda sektördeki özel ve yabancı bankalara fark attığı da ortaya çıkmıştı. Batık kredileri sadece 3 yıl içerisinde yüzde 118'in üzerinde artan kamu bankaları vatandaşa değil, daha çok şirketlere verdiği kredileri tahsil edememiş.




VATANDAŞIN CEBİNDEN

Dr. Ümit Akçay da kamu bankalarının payının direkt Hazine garantisi olsun diye yükseltildiğine dikkat çekti. Akçay, DHM’nin yurtdışı kredilere, Hazine’nin de kamu bankalarına garanti verdiğini söyledi. Akçay “Yolcu hedefine ulaşılmazsa kamu bankalarının zararını Hazine karşılayacak. Proji bazlı garanti verilmesi gerekmiyor. Özetle bu yatırımların bedeli yine vatandaşın cebinden çıkacak” dedi.

DAVUTOĞLU’NA GÖRE HAZİNE’YE YÜK GETİRMEYECEKTİ

Başbakan Davutoğlu ise, üçüncü havalimanı için 10.2 milyar Avro’su yatırım, 22.1 milyar Avro’su kira bedeli olmak üzere toplam 32.3 milyar Avro’ya ulaşan bir özel sektör katkısı sağlandığını söylemiş ve “Hazine’ye hiçbir yük gelmeden dünyanın en büyük projesi de gerçekleşmiş olacak. 3. havalimanı yatırımı 12 Milyar Euro'dur. Devlet bütçesinden 1 kuruş çıkmadan yapıldı." ifadesini kullanmıştı.

3. HAVALİMANI'NDA YOLSUZLUK 

CHP İstanbul Milletvekili ve geçtiğimiz dönem CHP Yolsuzlukları Araştırma Birimi Başkanı olan Aykut Erdoğdu da, 3. Havalimanı ihalesine ilişkin usulsüzlüklere dikkat çekerek, projeyi "Ekolojik, teknik, hukuki ve ekonomik açıdan bir mega felaket" olarak tanımlamıştı.

Aykut Erdoğdu yapılan usulsüzlükleri de şöyle sıralamıştı;

· İstanbul’un son kalan kuzey ormanlarını yok edeceği için ekolojik felakettir.

· Projenin yapılacağı yerin uçuş tehlikesi yaratan hava koşulları ve bu yerin kuş göç yolları üzerinde olması dolayısıyla teknik felakettir.

· Havaalanı ihalesini kazanan konsorsiyum yetkilisinin ihalenin yapıldığı tarihte ihalelere katılmaktan yasaklı olması, ihale şartnamesinin ihaleden sonradan değiştirilmesi (havaalanı kotunun düşürülmesi, garanti koşullarının değiştirilmesi gibi), sözleşmenin açık hükümlerine rağmen yapım ve işletme süresini uzatacak şekilde yer tesliminin 22 ay boyunca yapılmaması, proje müteahhitlerinin 630 milyon dolarlık rüşvet havuzu oluşturması gibi birçok yolsuzluk nitelikli işlem dolayısıyla hukuki felakettir.

· Havalimanı inşaatı tamamlanamasa, işletmeye alınamasa, bir tek uçak inmese dahi 11.1 Milyar avro tutarında hazine garantisi (4.6 milyar avro finansman garantisi ve 6.5 milyar avro talep garantisi) verildiği için ekonomik felakettir.

3. Havalimanını mega felaket olarak adlandırmamıza sebep teşkil eden tespitlerimizin tamamı belgelendirilmiş ve ilgili bakanlar tarafından kısmen kabul edilmiştir.

3. Havalimanı ile ilgili durumu müteahhitler lehine ve kamu aleyhine ağırlaştıran yeni işlemler yapılmaktadır.

3. Havalimanı müteahhitleri 2 yıl boyunca yurt dışından finansman bulmak için çalışmış ancak hiçbir uluslararası finans kuruluşu bu “mega felaketi” finanse etmeye yanaşmamıştır.

Projeye yurtdışı finansman bulunamayınca bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamu bankaları devreye sokulmuştur. “Milletin cebinden bir kuruş çıkmayarak” yapılacağı söylenen 3. Havalimanı projesine konsorsiyumun yurtdışından bulamadığı 4.6 milyar € kredi, 3.5 Milyarı kamu bankalarından (Ziraat 1.5 milyar € + Halkbank 1 Milyar € + Vakıfbank 1 Milyar €) ve 1.1 Milyarı da özel bankalardan (Denizbank 500 Milyon € + Garanti Bankası 300 Milyon € + Finansbank 300 Milyon €) olmak üzere yurtiçinden bulunmuştur.

3. Havalimanı Uygulama Sözleşmesinin 7/e maddesinde kredi dahil her türlü finansmana hazine yatırım garantisi verilmeyeceği açıkça belirtilmiştir. Büyük ölçüde kamu bankalarının desteğiyle yurt içinden sağlanacak olan bu krediye hazine garantisi verilmesi yasal olarak da mümkün değildir. Çünkü, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetimi Kanunu’nun 8. maddesi yurtiçi kredilerde hazine garantisi verilmesini yasaklamaktadır.

Kamu bankaları, işin sahibi olarak DHMİ’yi görmekte, kredinin garantisini de işlerin ters gitmesi durumunda borcun DHMİ tarafından üstlenilmesi senaryosunda görmektedir. Ancak Yap İşlet Devret Kanunu olarak bilinen 3996 sayılı kanununun 11/A maddesi projelere sadece yurtdışından sağlanacak kredileri üstlenme seçeneği getirmiştir. Bu durumda DHMİ’nin yurtiçinden sağlanan bir borcu üstlenmesi de yasal olarak mümkün değildir.

3. Havaalanı projesi müteahhidinin yurtiçinden sağlayacağı bir kredinin Hazine Müsteşarlığı tarafından üstlenilmesi de mümkün değildir. Zira 4749 sayılı Kanunun 8/A maddesi de sadece yurtdışından sağlanan finansmanın üstlenilmesine izin verir. Kaldı ki DHMİ bir KİT’tir ve KİT projesine ilişkin bir borcun Hazine Müsteşarlığı tarafından üstlenilmesi de kanunen mümkün değildir.

Yurtiçinden sağlanan bu krediye DHMİ’nin garantör olması hukuken mümkün olsa bile 1,5 Milyar Liralık sermayesinin tamamı Hazine’ye ait olan DHMİ’nin 15.6 Milyar TL’lik (4.6 Milyar Avro) kredi garantisinin sonuçta bir Hazine garantisi olduğu ortadadır. Her aşaması şaibeli bu proje için ağırlıklı olarak kamu bankalarından sağlanan bu kredi 3. Havalimanı projesinde müteahhidin riskini kamu bankasına, oradan da Hazine’ye yüklemektedir.

Yapılan bütün hukuksuzluklar sonucunda ekolojik, teknik, hukuki ve ekonomik açıdan bir mega felaket olan 3. Havalimanı çocuklarımıza ve torunlarımıza 11 Milyar Avroluk bir yük getirmektedir.

Projenin yapım ve işletme riskinin kamuya yüklenmesine rağmen işletme hakkının müteahhitlere verilmesi ahlaka ve hukuka aykırıdır."

KAYNAK: HABERDAR
0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha