• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

"Borçlanma hızı kriz günlerini hatırlatıyor"

0 0
Hükümet geçen yıl yapılan referandum öncesi start verdiği seçim ekonomisi uygulamalarına tam gaz devam ediyor.
12 Ocak 2018 Cuma 12:45

Kamu kadrosuna alınan 1 milyon yeni çalışan, çiftçi ve esnafa dağıtılan sübvansiyonlu kediler, verimliliği ve fiyatı sorgulanan dev kamu yatırımları ve tabii ‘2018’de olmayacak’ denen asgari ücret desteğinin devam ettirilmesi… Bütün bunların bir bedeli de var elbette. Ekonomi 2001 sonrası ilk kez ikiz açık yani cari açıkla birlikte yüksek bütçe açığı sarmalına girme sinyalleri veriyor.

 

İktidar her geçen gün artan para ihtiyacını vergi artışlarıyla karşılamaya çalışsa da yeterli sonuç alınamadığı için çare devletin daha fazla borçlanması olarak ortaya çıkıyor. Böylece 2001 krizinden itibaren sürdürülen ‘ödemelerin daha az yeni borçlanma’ modeli terk ediliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Türkiye artık alan el değil, veren el’ diye övündüğü durum değişiyor.

 

Dünya’dan İsmet Özkul devletin artan borçlanmalarının kriz dönemindeki durumu hatırlatır hale geldiğini belirtiyor. Hazine’nin ödemelerinin ne kadarını tekrar borçlandığını gösteren iç borç çevrim hızının 2003’ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştığını yazıyor.

 

Rakamlar veriyor, Hazine’nin  iç borç çevirme oranının 2003-2005 arasında yüzde 90 dolayında, 2006-2008 arasında yüzde 70-80 arasında seyrettiğini, 2008 krizinde yüzde 105’e kadar çıktığını, hemen ardından gerileyerek 2012 başından 2016 ortasına kadar olan dönemde ağırlıklı olarak yüzde 80-85 arasında olmak üzere 80’li rakamlarda kaldığını vurguluyor.

 

Yani söz konusu dönemler içinde Hazine’nin hep net borç ödeyicisi olduğunu söylüyor. ‘Ancak Temmuz 2016’dan sonra iç borç çevirme oranının birden hızla yükselerek 100 sınırını geçti ve Kasım 2017 verilerine göre yüzde 125’i aştı. Yani son 12 ayda ödenen iç borç anapara ve faiz toplamının dörtte biri kadar fazla yeni iç borçlanma yapılmış’ diyor.

 

İç borç çevrim hızının 2008 küresel krizindeki seviyeyi bile aşmasının durumun vehametini gösterdiğini kaydeden Özkul şunları söylüyor:

 

‘Borçlanmada frenin patlaması, anayasa referandumu süreci ile paralellik gösteriyor. Politik hesaplar nedeniyle bol kepçe kısa vadeli teşvikler dağıtılması ve kamu harcamalarında gaza basılması borçlanmada frenin patlamasına yol açtı.

 

Ülke referandum atmosferinden çıkmadan 2019 seçimlerinin atmosferine girmiş durumda. Bu atmosfer, önümüzdeki dönemde de yoğunlaşarak sürecek. Tüm bunlar borçlanmanın ürkütücü hızının sürme ihtimalini artırıyor. Ama bunun da sürdürülebilirliği yok.’

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha