• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Ekonomist Barış Soydan: AKP ekonomide de ulusalcı görüşün dediğine geldi

Ekonomist Barış Soydan: AKP ekonomide de ulusalcı görüşün dediğine geldi
0 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onayıyla 800'den fazla ürüne ilave gümrük vergisi getirilmesi tartışmalara neden oldu.
25 Mayıs 2020 Pazartesi 13:52

T24 yazarı Barış Soydan yeni vergi zamlarını değerlendirdiği yazısında AKP’nin ekonomide de ulusalcı görüşün istediği noktaya geldiğine dikkat çekiyor.

 

Soydan, “2002’de serbest ticaretin, serbest piyasanın bayraktarlığını yaparak iktidara yürüyen AK Parti, on sekiz yıl sonra ulusalcı görüşle özdeşleşen ekonomi politikalarının, ithal ikamesinin, yüksek gümrük duvarları arkasında yerli sanayinin korunmasının, kendi yağında kavrulmanın savunucusu ve uygulayıcısı haline geldi” diyor.

 

Çamaşır makinesinden altına, otomotiv yan sanayinden inşaata, yüzlerce ürüne getirilen yüzde 30 gümrük vergisinin “bunun en son örneği” olduğunu belirten Soydan, şunları söylüyor:

 

“Gümrük vergilerinin koronavirüs salgını dolayısıyla kerhen, geçici bir süre için konulduğunu düşünenler olabilir. Ben de öyle düşünüyordum. Bu vergilerde dış borç ödemelerinin yoğunlaştığı aylarda döviz çıkışını engelleme isteğinin etkisi elbette var. Ama Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, ‘Birileri bu ülkeyi ithalat cenneti yapmaya çalıştı. Stratejik ürünler hariç ithalat kolay olmayacak’ diyerek daha fazlasını, ekonomide köklü bir değişimi hedeflediklerinin işaretini verdi.”

 

Türkiye sanayisinin ithalata bağımlı olduğunu söyleyen Soydan, “Ama hangi ülke değil ki? Dünyaya mal satmaya başlayınca ister istemez yerlilerin yanı sıra başka ülkelerden tedarikçilerle çalışmak zorunda kalıyorsunuz. Yoksa Çinli şirketlerle nasıl rekabet edeceksiniz?” diyor.

 

Türkiye’nin ihracat içindeki ithal girdi yoğunluğunun 1995 yılında yüzde 13.9 iken 2012 yılında yüzde 30.2’ye çıktığını belirten Soydan, şu ifadeleri kullanıyor:

 

“İyi de bu oranlar başka ülkelerde nasıl? Sürpriz (ya da değil): Almanya’da ihracat içinde ithal girdi yoğunluğu Türkiye’den daha yüksek.

 

‘Bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler’ türü bir küreselleşmeden yana değilim. Uluslararası ticaret denetlenmeli ve bu arada yüksek teknoloji veya yüksek katma değer içeren bazı sektörler korunmalı. Ama korunacak sektörlerin hangileri olacağı, bol kepçe kararlarla veya patronlarının iktidara yakınlığına göre değil iktisadi akla göre belirlenmeli.

 

Bütün ekonomiyi yüksek gümrük duvarları arkasına almak verimsizlik ve enflasyondan başka bir şey getirmiyor. Üstelik bunun faturası dönüp dolaşıp yine halka çıkıyor. Koronavirüs’ten önce, yüksek gümrük vergisi olmasa 200-300 liraya satılacak spor ayakkabıya 500-600 lira ödüyorduk, şimdi aynı fatura diğer sektörlerde karşımıza çıkacak.”

 

Albayrak’ın, "Birileri bu ülkeyi ithalat cenneti yapmaya çalıştı" diyerek “Ali Babacan’ı kastettiği”ni söyleyen Soydan, şöyle devam ediyor:

 

“TL’nin değerinin hormonlu biçimde şiştiği, 1 TL=1 dolar olacak beklentisinin güçlendiği, peynir ekmek gibi BMW ve iPhone satılan Babacanlı yıllarda (O günleri ‘Peynir ekmek gibi BMW satılan ülke eşekten nasıl düştü?’ başlıklı yazımda anlatmaya çalışmıştım) ekonomi yönetiminin olan bitene seyirci kalarak bugünkü dengesizliklere zemin hazırladığı doğru. Ama acaba TL’deki hormonlu değerlenmenin sorumlusu Babacan mıydı, yoksa halkta sahte zenginlik hissi yaratarak iktidar partisinin oylarını artırdığı için bizzat Başbakan mı? O günlerin perde arkası yazıldığında öğreniriz…”

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha