• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Karar yazarı İbrahim Kahveci: Hazine sırtını Merkez Bankası’nın kasasına dayadı

Karar yazarı İbrahim Kahveci: Hazine sırtını Merkez Bankası’nın kasasına dayadı
0 0
Karar yazarı İbrahim Kahveci bugünkü yazısında ülke siyasetinin uzun yıllar sonra yeniden devletin kasasına dayanılarak yapılmaya başlandığını gündeme getiriyor.
21 Ağustos 2019 Çarşamba 13:36

Seçimlerin bittiğini, şimdi ödeme zamanı olduğunu belirten Kahveci, Hazine nakit gerçekleşmelerinin yılın ilk yedi ayında 73 milyar 796 milyon lira açık verdiğine dikkat çekiyor.

 

Bunun iki temel nedeni olduğunu ifade eden Kahveci, gelirlerin düştüğünü belirtiyor.

 

Özellikle vergi gelirlerindeki düşüş yaşandığını ifade eden Kahveci, “Ekonomideki aktivite gerileyince daha az vergi toplanır oldu. Düşünsenize otomobil satışları yüzde 70 civarı azalınca hem otomobil satışından vergi alınamıyor, hem yeni araçların motorlu taşıtlar vergisi olmuyor, hem de bu araç sayısı artmadığı için daha az akaryakıt tüketimi olacağından daha az akaryakıt vergisi toplanıyor” diyor.

 

Giderlerin de arttığını ifade eden Kahveci, “Geçen yıl ilk yedi ayda 426 milyar lira faiz dışı harcama yapılırken, bu yıl bu harcama 527 milyar liraya yükseldi” tespitini yapıyor.

 

Ancak Kahveci bu noktada başka bir ayrıntıya dikkat çekiyor. Geçen yılın ilk yedi ayında 423 milyar lira gelir elde edilirken bu gelirin büyük kısmının vergi gelirlerinden oluştuğunu hatırlatıyor. Ancak “Bu yıl Hazine adeta sırtını Merkez Bankası’nın kasasına dayadı” diyen Kahveci, “Ek olarak geçen yıldan devam eden imar barışı ve bedelli askerlik gibi bir seferlik gelirlerle adeta ayakta kaldı” diyor.

 

“Devletin yaptığı büyük harcamalar gerçekten bir yatırım hamlesi mi, ya da büyük güvenlik harcaması mı?” diye soran Kahveci, “Maalesef… En büyük harcama kaleminin bir dönem battı denilen SSK’nın devamı olan SGK’ya aktarılan para olduğunu söyleyerek kapatalım konuyu" ifadesini kullanıyor.

 

 “Devlet bir seferlik gelirlere sırtını dayayarak ne yapabilir?” diye soran Kahveci, şöyle devam ediyor:

 

“Mesela bu yıl Merkez Bankası’nın kasasında ne var ne yok aldık, ya gelecek yıl? Gelecek yılın harcamasında da şimdiden yeni kümesteki kaz olarak gurbetçileri keşfettik.

 

Onlara dedik ki ‘Ya bize şimdiden çok para yollayın, ya da emekliliğinizi AB şartlarına yaklaştırıyoruz’.

 

Gün sayısı 9 bin 500’e çıkartılırken, gün başına ücreti de 27 liradan 43 liraya artırdık. Ama erken başvuranlar 3 ay içinde eski sistemde para öderlerse yine eski sistemde emekli olabilecekler.

 

Bunun anlamı şudur: İleriki yıllarda ödenecek emekli parasını şimdiden toplu alalım ama sonrasına bakarız…

 

Hep sonra...

 

Günü kurtaralım da gerisi sonra.

 

Yol yapıyoruz ama git gel bir köprü 45 dolar. Geriye kalan yollar ise adeta ücret ödeme gişeleri için yapılmış sanki.

 

Her gişede bir bariyer kalkıyor ama sanki siz teslim olmuş şeklide ellerinizi kaldırıyorsunuz. Çünkü bir yol ücreti bir asgari ücretin 1/4’üne geliyorsa burada farklı bir şeyler oluyor demektir.

 

Demet Akalın’ın İstanbul-İzmir otoyolu için övgü dolu sözler içeren videosunu seyrettiniz mi? Yolda sanki başka hiçbir araç yok denecek gibi bomboş...

 

Her geçen varlıklılar için protokol yolu gibi.

 

Eskiden köleler ile zenginlere yollar yapılırdı. Şimdi ise fakirlerin vergisi ile zenginlere yol yapılıyor. Çünkü orayı kullanmayan fakirlerin ödediği vergi ile o köprü ve yolların Hazine garantileri şirketlere ödeniyor.”

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha