• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Mark Bentley: Hakan Atilla ataması Türkiye'nin ekonomik hastalığının açık göstergesi

Mark Bentley: Hakan Atilla ataması Türkiye'nin ekonomik hastalığının açık göstergesi
0 0
"Hâlihazırda Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, Borsa İstanbul'daki yüzde 10'luk hissesini satmak için alıcı aradığını duyurdu."
16 Kasım 2019 Cumartesi 19:13

İran yaptırımlarını ihlal ettiği için ABD'de tutuklanan Mehmet Hakan Atilla, kamuoyunun karşısındaki ilk ciddi görüntüsünü Borsa İstanbul Genel Müdürü sıfatıyla çıkarak verdi. 

 

Halkbank'ın eski Genel Müdür Yardımcısı olan Atilla, Pennsylvania'da bir yıl tutuklu kaldıktan sonra geçtiğimiz Temmuz ayı sonunda ABD dönüşü kahramanlar gibi karşılandı. Türk hükümetinin kızgınlığını çeken davada Atilla geçtiğimiz yıl 3 Ocak'ta İran yaptırımlarını delmek için Amerikan finans sistemini kullanarak milyarlarca dolar kazanmak suçundan mahkûm edilmişti. 

 

Grileşmiş sakallarıyla geçtiğimiz Çarşamba günü kameraların karşısına geçen Atilla, Türk para piyasalarını güçlendirmek için alınan bir dizi kararı duyurdu.  

 

Kararlar arasında bankaların finansmanlarını yönetmelerine yardım etmek amacıyla faiz oranları swapları için yeni bir mekanizma ve türev piyasalarında yeni yabancı para alım satım sözleşmeleri bulunuyor. 

 

Manşetlere taşınan mahkûmiyet kararı, New York savcılarınca toplanan deliller, FBI ve İran asıllı Türk işadamı Rıza Zarrab'ın tanıklıkları doğrultusunda Manhattan'da bir jüri tarafından onaylandı. Zarrab mahkeme sırasında Türk hükümetinin aleyhinde şahitlik yaparak, Atilla'nın üst düzey bakanlar ve görevlilerin onayıyla altın ticaretini gıda ticareti olarak göstererek, İran'a ambargolu petrol karşılığı para akıtmakla itham etti. O dönem ekonomi bakanı olan Zafer Çağlayan, Zarrab'dan bu işbirliğinden dolayı lüks bir saati hediye olarak almıştı. Bundan dolayı da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan davayı baskı altına alabilmek için Trump yönetimi üzerinde pek çok vesileyle lobi yapmıştı. Bu denemeler başarısız olunca Erdoğan, davayı hükümetinin altını oymaya çalışan Türkiye düşmanlarının bir komplosu olarak yaftalamıştı. Borsa İstanbul'un başına getirilmesi Erdoğan'ın, ABD'deki yargılamalar sırasında kendisine sadakat gösteren Atilla'ya bir hediyesi olarak görülüyor. Karar, Erdoğan'ın damadı tarafından geçtiğimiz ay duyurulmuştu. 

 

Fakat kararın Türk ekonomisi için olumsuz bir etkisi var. Hâlihazırda Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, Borsa İstanbul'daki yüzde 10'luk hissesini satmak için alıcı aradığını duyurdu. Banka, Türkiye'deki en büyük tekil yatırımcılardan biri durumunda ve yabancı bankaların Türkiye'ye para getirmelerini cesaretlendirmişti. 

 

Ekonomiyi yabancı yatırımcılara satmak istediğinizde imaj çok kritik oluyor ve Atilla'nın bu göreve getirilmesi de Türk ekonomisinin yabancı paraya ihtiyacının çok fazla olduğu bir döneme rastlıyor. Bir zamanlar sıcak para ve ucuz kredi akışıyla gelişen ekonomi geçtiğimiz yıl yaşanan Türk Lirası krizi ile şiddetli bir darbe yemişti. 

 

Erdoğan Türkiye’si bir zamanlar gelişen piyasalar arasında yabancı yatırımcılar için ekonomik değişim konusunda parlayan bir örnekti. Fakat bu yatırımcılar, demokratik reformları tersine çeviren, muhaliflerini tutuklatan, merkez bankası ve diğer ekonomik kurumlarını bağımsızlıklarını yok eden Erdoğan'ın gittikçe artan otoriter yönetiminden dolayı topluca ülkeyi terk ediyorlar.

 

Temmuz'dan itibaren Merkez Bankası da, daha önce Halkbank'ın yatırım kısmının başında bulunan Murat Uysal tarafından yönetiliyor. Uysal, Erdoğan ve Albayrak'ın ekonomik büyüme için hedeflerine ulaşabilmelerini sağlamak amacıyla faiz oranlarını hızla düşürdü. Uysal ayrıca ekonomiye daha fazla kaynak aktaran bankaları ödüllendirme, yapmayanları ise cezalandırmayı öngören alışılmadık tedbirler de getirdi. 

 

Türkiye'nin Ekim ayında başlattığı Suriye operasyonu da yatırımcıları daha fazla sinirlendirdi. İşgalle birlikte, kısa süreliğine ABD yaptırımları ve Türkiye'deki en büyük yatırımcı ve ticari ortak olan Avrupa'daki politikacıların kınamaları arka arkaya gelmeye başladı. Alman otomotiv devi Volkswagen de 1.1 milyar dolarlık yatırımını askıya alma kararı aldı. 

 

Para piyasalarında, pek çok Amerikalı ve Avrupalı finans kurumu, geleceği ile ilgili tahminde bulunamadıkları gerekçesi ile Türk lirası ile ticaretten vazgeçme kararı aldılar. Bu kurumlar, Türk Merkez Bankası ve devlet bankalarının açık olmayan para swapları yoluyla Türk Lirası'nın değerini korumaya çalıştığını belirtiyor. 

 

Yatırımcılar için diğer bir tehlikeli işaret ise Türk ekonomisinin durumunun kötü olacağı öngörüsünde bulunacak ekonomist, yorumcu ve gazetecilerin para ya da hapis cezasıyla cezalandırılacakları yönünde hükümetin almayı düşündüğü yaptırımlar. Önemli bir köşe yazarı geçtiğimiz hafta düşünülen hapis cezasının 24 aya kadar olabileceğini yazdı. 

 

Türkiye'de tek adam sistemi gittikçe güçlenirken, yatırımcıların bir devlet kurumunu yönetmiş birini Erdoğan'ın ayrıcalıklı davranarak Borsa İstanbul'un başına getirmesini görmemezlikten gelemezler. Fakat ABD'nin İran'a yaptırımlarını delerek cezalandırılmış Atilla'nın göreve getirilmesi gerçekten Türkiye için çok kötü bir PR. 

 

Türkiye'nin en büyük şirketlerinin ticaret sistemi olan ve piyasa değerinin yaklaşık 160 milyar dolar olduğu öngörülen Borsa İstanbul şu anda istenmeyen kurum olarak görülüyor. Ona yöneltilen suçlamalar gerçek olsun ya da olmasın veya Erdoğan'ın iddia ettiği gibi suçlamalar uydurma olsun bir şey değişmez. Atilla'nın bu göreve getirilmesi en iyi niyetli yaklaşıma göre dahi yanlış bir tavsiyedir. En kötüsü ise Erdoğan'ın belki de ABD öncülüğündeki küresel finansal sistemi ve onu destekleyen kurumları küçümsemesinin yansımasıdır bu karar. 

 

Türkiye şu anda milyonlarca dolar harcayarak Dubai'ye karşı İstanbul'u küresel bir bölgesel finansal cazibe merkezi haline getirmeye çalışıyor. Atilla'nın en önemli kurumun başına getirilmesiyle... İyi şanslar...

 


KAYNAK: © Ahval Türkçe

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha