• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

‘Corona’yı atlatan acil doktoru: Şüpheli tomografi sayısı günde iki-üçe çıktı

‘Corona’yı atlatan acil doktoru: Şüpheli tomografi sayısı günde iki-üçe çıktı
0 0

28 yaşındaki acil hekimi Dr. Muhammed Fatih Cırıl, bir buçuk ay önce ‘corona’ya yakalandı. Sigara içmeyen, kronik hastalığı olmayan genç doktor, hastalık yüzünden 10 günde 7-8 kilo verdi, yoğun bakımın eşiğinden döndü.

29 Haziran 2020 Pazartesi 13:14

“Nasılsa genciz, ayaktan atlatırız demeyelim” mesajı ile akciğer tomografi görüntüsünü paylaşan Dr. Cırıl, çalıştığı serviste şüpheli tomografi sayısının haftada bir-ikiden günde iki-üçe çıktığını belirtti.

 

Dr. Cırıl, “Bu işin şakası yok, nefes alamadıkça ölümü düşünüyorsunuz. Dışarı çıkmak zorunda olmayanlar evde kalsın, çıkanlar da maskesini mutlaka taksın” dedi.

 

İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servis Kliniği’nin genç doktorlarından Cırıl, pek çok meslektaşı gibi pandemi döneminde yüzlerce Covid-19 vakasına müdahale etti, hastalara şifa olabilmek için haftalarca ailesinden ayrı, görevi başında ter döktü.

 

“Sigara kullanmıyorum, sağlıklı besleniyorum, gribe bile iki-üç yılda bir yakalanırdım. Onu da ilaç kullanmadan atlatırdım. Bağışıklık sistemime çok güveniyordum. O nedenle Covid olsam da hafif atlatırım herhalde diye düşünüyordum ama öyle olmadı” diyen Dr. Cırıl, yaşadıklarını anlattı.

 

‘Umutsuzluğa düşürmüştü’

 

Nisan ayında halsizlik ve yüksek ateş şikayetleri başlayınca çalıştığı hastanede PCR sürüntüsü alındığını ve kan testleri yapıldığını belirten Dr. Cırıl, şöyle konuştu: “Halsizlik, kırgınlık, ateş ve iştahsızlık başladı. Şüphelendim ve hemen kendimi izole ettim. Kan ve PCR testlerim yapıldı. Sürüntü sonucum iki gün sonra çıktı. Sonuç pozitifti. Zaten kendimi izole etmiştim, şüphelendiğimiz an tedaviye başlanmıştı. Ancak yaklaşık beş-altı gün içinde durumum hızla kötüleşti. Neredeyse hiçbir şey yiyemedim, sadece sıvı gıdalarla beslenmeye başladım. Bulantı, kusma, ishal başladı. Hem beslenme zorluğum hem ishalin artması üzerine tansiyonum düştü, taşikardi gelişti. Hayatımda ilk defa bayılma atağı geçirdim. Üstelik iki kez. 10 gün içinde şiddetli öksürük başladı. Akciğer tomografim çekildi. Tomografi görüntüleri moralimi çok bozdu çünkü iyi görünmüyordu ve gittikçe ilerleyecek mi, yoğun bakım gerekecek mi endişeleri yaşadım. İkinci bir ilaç tedavisine geçildi ve onunla birlikte düzelmeye başladım. En azından yemek yiyebiliyordum. Nefes darlığım azalmaya başladı. 14 ve 21. günlerde iki kez test alındı. Onlar da negatif çıktı. Gittikçe toparladım.”

 

‘Ölümü düşündüğüm anlar oldu’

Tedavisinin üstünden yaklaşık bir ay geçmesine rağmen halen ara ara nefes darlığı ve öksürükleri olduğunu belirten genç hekim, duygularını şöyle ifade etti: “Halen ateşim biraz yükselse ‘Yine mi’ endişesi yaşıyorum. Korkmuyor değilim. Ama ilk başta hepimiz, genciz sonuçta, ne olacak, ayakta atlatırız diye düşünüyorduk. Ama yataklara düştüm, yemek yiyemedim, 10 günde yedi-sekiz kilo verdim. İlk günler ölümü bile düşündüğüm oldu. Mesela benim babam vefat etti, annemle kardeşim var sadece, ‘Onlar ne olacak’ diye düşündüm o hasta yatağında.”

 

‘Haftada bir iki kişiye düşmüştü‘

 

Salgın başladıktan sonra hastanenin pandemi polikliniği açılmadan hemen önceki günlerinde acil servise ‘corona’ şüphesiyle günde yaklaşık 200 hasta başvurduğunu; her gün, PCR sonucu veya akciğer tomografisi pozitif çıkan 40-50 hasta yatırdıkları günler olduğunu anlatan Dr. Fatih Cırıl şunları söyledi: “Sonra gittikçe azalan bir trend yaşadık. Ama özellikle bu normalleşme süreciyle beraber eski tipik tomografi görüntülerini daha sık görmeye başladık yine. Bir ara haftada sadece birkaç vakada şüpheli tomografi bulgusuna rastlarken şimdi yine günde iki-üç kişiye Covid şüphesiyle testler yapmaya başladık.”

 

‘Dramatik vakalara şahit olduk’

 

Salgının dalgalı bir seyir gösterdiğini vurgulayan Dr. Cırıl, şunları anlattı:

 

“Ne kadar maske takarsak, ne kadar mesafe ve hijyene dikkat etmeyi başarırsak bu salgın o kadar azalacak. Biz pandemi süresince çok kötü vakalara şahit olduk. Üstelik 19-20 yaşlarında, oksijen seviyesi 98-99 olması gerekirken 80-85 düzeyine inmiş hatta yoğun bakıma kadar ilerlemiş vakalardı. Çok dramatik olaylar da yaşadık burada. Örneğin bir hastamız Covid nedeniyle vefat etti. Eşi de o üzüntü ile kalp krizi geçirdi. Düşünün, bir kişi hem babasını kaybetti, hem de annesini kalp krizi ile anjiyoya göndermek zorunda kaldı.”

 

‘Bir yanlış bütün doğruları götürüyor’

 

“Bu hastalık 14 gün dinlenirim geçer gibi bir durum değil” diyen Dr. Fatih Cırıl, sözlerini şöyle noktaladı: “İşe gitmek zorunda olan, toplu taşımayı kullanmak zorunda kalanlara bir şey diyemeyiz elbette. Maskelerini mutlaka takarak, mesafeye dikkat ederek kendilerini ve çevresindekileri korumaya dikkat etmeliler. Ama evde kalabilme imkanı olduğu halde sırf çok sıkıldım, sosyalleşeyim, dışarı çıkayım, piknik yapayım diye hareket edenler, bu işin ciddiyetinin farkında değil. İki buçuk ay yasaklarla evde kalıp şimdi yasaklar kalktı diye dışarı çıkan biri mesela bir restorana gitse ve virüs bulaşsa; o iki buçuk ayın hiçbir anlamı kalmayacak. Sadece bir kere dışarı çıkmakla hasta olmuş olacak. Belki de hayatını mahvetmiş olacak. Üç yanlış bir doğruyu götürmüyor bu işte. Tek yanlış tüm doğruları götürüyor. O nedenle evde kalma imkanı olan herkes mümkünse evde kalmaya devam etmeli ve çıkacaksa da maske mesafe hijyen kuralına sıkı uymalı.”

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha