• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı: Koronavirüs ölümlerine sessiz kalarak alışmamız isteniyor

Prof. Dr.  Şebnem Korur Fincancı: Koronavirüs ölümlerine sessiz kalarak alışmamız isteniyor
0 0

"Ağustostan beri yüksek seyreden resmi vaka ve ölüm sayıları ile Sağlık Bakanı’nın da gerçek tabloyu yansıttığını nihayet itiraf ettiği hesaplanan fazladan ölümlerin daha da artmasından büyük endişe duyuyoruz"

4 Aralık 2021 Cumartesi 11:33

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Türkiye’de günde bir uçak dolusu insanın Covid- 19 nedeniyle ölümüne sessiz kalındığını belirterek “Bunlara alışmamız bekleniyor. Önlenebilir ölümlere sessiz kalınarak yaşam ve sağlık hakkı yok sayılıyor” dedi.

 

İnternet üzerinden yapılan basın toplantısında konuşan Fincancı şunları söyledi;

 

“Covid-19 salgınının gidişatı açısından önemli bir dönüm noktasında bulunuyoruz. Virüsün önceki türlerine göre çok daha hızlı yayıldığı bildirilen Omicron varyantı tüm dünyada yaygınlaşırken, korona virüs enfeksiyonlarının hızlandığı yüksek riskli kış aylarına toplumun sadece yarısı tam aşılanmış bir şekilde giriyoruz. Ağustostan beri yüksek seyreden resmi vaka ve ölüm sayıları ile Sağlık Bakanı’nın da gerçek tabloyu yansıttığını nihayet itiraf ettiği hesaplanan fazladan ölümlerin daha da artmasından büyük endişe duyuyoruz.”

 

Gerçek vaka sayılarının açıklanmadığını, hastane yatışları ve ölüm sayılarının gizlendiğini, epidemiyolojik veriler de paylaşılmadığını belirten Fincancı, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“Hasta-vaka çelişkisi yaratılıyor, temaslılar bulunmuyor, olası vakalar saptanmıyor, şüpheli kişilere test yapılmıyor, etkisi olmadığı biline biline ilaç dağıtılıyor, hızlı testler devreye sokulmuyor, önlemler kamusal denetime tabii tutulmuyor, en ciddi önlem olan aşı konusunda somut adımlar atılmıyor, aşı konusunda kafa karışıklıkları giderilmeye çalışılmıyor, dahası “yerli ve milli aşı” söylemi ile kafalar daha da karıştırılıyor, insanların aşılarını ertelemelerine yol açılıyor, aşı karşıtlarına ses çıkartılmıyor, aşı konusunda yasal düzenlemelere gidilmiyor. Tüm bunlar salgının yönetil(e)mediğinin göstergeleri.”

 

Fincancı, Bilim Kurulu'nu da şu sözlerle eleştirdi;

 

”Bilim Kurulu Dünya Sağlık Örgütü’nün yönlendiriciliği, sağlık emek ve meslek örgütlerinin, uzmanlık derneklerinin salgına yönelik açıklamalarının duymazdan geliyor. Duymazdan gelseler de bu gerçeklerden habersiz olamazlar. Tüm bunlar, yaşanan tablonun bilinçli tercih edildiğini gösteriyor. Ağustostan bu yana kontrol altına alınamayan pik görünmez kılınıyor. Günde bir uçak dolusu insanımızı COVID-19 nedeniyle kaybetmemize sessiz kalınıyor, alışmamız isteniyor. Bu konuda ciddi hiçbir adım atılmıyor. Dahası toplumsal hareketliliğin daha da artırılması, fiziksel mesafenin ortadan kaldırılmasına yönelik düzenleme ve genelgeler Gençlik ve Spor ile Kültür bakanlıklarından, Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan peş peşe geliyor. Aşısızlara yönelik PCR test zorunluluğu aldatmacası her yerde, toplu yaşam alanlarında devam ediyor. Önlenebilir ölümlere sessiz kalınarak yaşam hakkı, sağlık hakkı yok sayılıyor. Sosyal cinayetler bu belirsizlik yaratan siyasi tutumla sosyal kırıma dönüşüyor.”

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha