• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Sosyal psikolog Süssenbach: Cinsel şiddet afiş ve kampanyalarla azaltılamaz

Sosyal psikolog Süssenbach: Cinsel şiddet afiş ve kampanyalarla azaltılamaz
0 0

Birleşmiş Milletler (BM) Kadın Birimi verilerine göre dünya genelinde yaklaşık her 10 kadından 4'ü fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kalıyor.

4 Aralık 2019 Çarşamba 13:08

İstinye Üniversitesi’nin konuğu olan Alman sosyal psikolog Prof. Dr. Philipp Süssenbach, cinsel şiddetin afiş veya kampanyalarla azaltılamayacağına dikkat çekerek, “Cinsel şiddet ile mücadelede en etkili yöntem, mağdur olan kadınların yaşadıklarını topluma anlatmaları ve toplum bireyleriyle bir etkileşim içine girmeleridir” dedi.

 

Birleşmiş Milletler (BM) Kadın Birimi verilerine göre dünya genelinde yaklaşık her 10 kadından dördü fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kalıyor. Prof. Dr. Philipp Süssenbach öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği ‘Sosyal Psikolojik Açıdan Cinsel Şiddet’ konusunda bir sunum yaptı.

 

‘Mağduriyet yaşayanlardan öğrenebiliriz’

 

Sunum sonrası Süssenbach DHA’ya şunları söyledi: “Cinsel taciz ve tecavüz çok karmaşık bir olgu. Her boyutta bunu incelememiz lazım. Özellikle bunun kültürel, toplumsal ve bireysel boyutu var. Bu kadar karmaşık bir olguda birçok bilinmeyen risk faktörü de var. Bunların hepsini anlamamız çok önemli. Cinsel şiddetin ve tecavüz olaylarının arttığını söyleyemeyiz. Tam kayıtlara polisten ulaşmak çok zor. Bu bütün ülkeler için geçerli ancak bunu mağduriyet yaşayan kişilerden öğrenebiliyoruz.“

 

‘Mücadelede en önemli şey mağdur olanın anlatması’

 

Cinsel şiddet ile mücadelede afişler ve kampanyaların işe yaramadığının altını çizen Prof. Dr. Philipp Süssenbach’a göre, mücadele için en önemli olay mağdurlarının şiddeti anlatması.

 

Prof. Dr. Süssenbach sözlerini şöyle sürdürdü: “Çünkü bu afişler ve kampanyalar yalnızca insanlara ne yapması veya ne yapmaması gerektiği ile ilgili bilgi veriyor. Aslında mücadelede en güzel yol mağdur olan kadınların yaşadıklarını topluma anlatmaları ve toplum bireyleriyle bir etkileşim içine girmeleridir.”

 

‘En çok saldırının gördülüğü ülke Etiyopya’

 

Cinsel şiddetin en çok yaşandığı ülkenin Etiyopya, en az yaşanan yerin ise Japonya olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Süssenbach şunları söyledi: “Japonya yüzde 6 ile en az görülme sıklığı olan ülke. Etiyopya ise yüzde 60 ile en yükseğidir. Dünya geneline bakıldığında 6 ila 60 arasında bir görülme sıklığı görebiliyoruz. Toplumsal yapının özelliklerinin yanı sıra cinsel istismar ve tecavüz olaylarında erkek ile kadın arasındaki güç dengesi de önemlidir. Bu denge ne kadar farklıysa cinsel istismar da o kadar artabiliyor.

 

Japonya örneğine baktığımızda kadınlar ile erkekler arasında bu güç dengesi daha yakın ve kadınların toplumdaki yeri büyük. Avrupa’da ise görülme sıklığı biraz daha düşük ama özellikle yakın ilişkilerde ülkeden ülkeye değişmesine rağmen yüzde 20 ila yüzde 30 arasında bir değişiklik gösteriyor. Amerika’da da oran yüksek ve burada yüzde 30 oranında cinsel şiddetin olduğunu biliyoruz. Özellikle yakın ilişkilerde bunun gerçekten bir cinsel istismar veya tecavüz olup olmadığını öğrenmek çok zor. Bir fiziksel zarar olmadığı sürece bu olayın olup olmadığına karar vermek çok zor. Bundan dolayı da polislerin işi çok zorlaşıyor.”

 

‘Almanya’da da kurallar değişti’

 

Cinsel şiddet konusunda ülkesi Almanya’da da kanunların değiştiğini belirten Alman sosyal psikolog Prof. Dr. Philipp Süssenbach şöyle konuştu: “Almanya’daki eski kanuna göre hakimler şuna bakıyordu: bir kadının tecavüz esnasında donup kalması tecavüze uğradığının bir kanıtı olabilecekken yeni kanuna göre, bir kadının ‘Hayır’ demesi cinsel istismar veya tecavüzün cereyan ettiği anlamına gelmekte.”

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha