• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

14 bin yargı mensubu mu vardı? 14’ünü dahi göremedik!

14 bin yargı mensubu mu vardı? 14’ünü dahi göremedik!
0 0

23 Ekim 2015 Cuma 11:01
HABERDAR/ ANALİZ Yargıtay 16.Ceza Dairesi’nde bugün 8 Mayıs’ta tutuklanan dört savcı ve İl Jandarma Komutanı Özkan Çokay’ın yargılanacağı davanın ilk duruşması bugün yapıldı. 

Yargılama tahmin edileceği üzere “devlet sırrı” kisvesi adı altında basın ve kamuoyuna kapalı olarak görüldü. Sabah saatlerinde yoğun güvenlik önlemleri ile duruşmayı izleyecekler Yargıtay binasına alındı. Duruşmayı izlemek için Yargıtay binasına sabahın ilk saatlerinde gelen CHP’li Mahmut Tanal, Atillat Kart oldu. Daha sonra ise Eren Erdem ve bazı CHP’li milletvekilleri de Yargıtay’a geldi. CHP dışında başka hiçbir partiden milletvekili davayı izlemek için gelmedi. Dört Cumhuriyet Savcısı yargılanırken, diğer siyasi partilerin izlemek için vekil göndermemesi dikkat çekti.

Yargı derneklerinin tamamı katıldı

Diğer yandan, Yargıçlar Sendikası Kurucusu Ömer Faruk Eminağaoğlu, Sendika üyesi hakim savcılar, YARSAV Başkanı Murat Aslan, 49’lar Platformu adına 3 hakim savcı, MEDEL gözlemcisi davayı izlemek için hazır bulundu. Yargı dernekleri savcıların ve İl Jandarma Alay Komutanı Özkan Çokay’ın aileleri ile görüştüler. Onların yaşadıklarını, sıkıntılarını dinlediler. Demokrat Yargı dışında tüm yargı derneklerinin orada olması hukuk ve adalet dayanışması adına güzel görüntü de verdi.

Kamu güvenliği bahane edildi, gerekçe gösterilemedi

Daha sonra duruşmanın yapılacağı koridorda izlemek için gelen gazeteciler, milletvekilleri, aileler ve hakim savcılar 20 dakika dar bir koridorda bekletildikten sonra salona alındı. Salona alındıktan sonra 12 Ekim seçimleri sonrası hükümete yakın YBP üyelerinin çoğunlukta olduğu HSYK tarafından özel olarak atanan üyelerden oluşan 16.Ceza Dairesi başkanı “kamu güvenliği nedeniyle gizli yapılıp yapılmayacağı” hususunda savcının görüşünün istenmesi gerektiğini ifade ederek, adeta savcıyı bu konuda yönlendirdi. Savcı ise Başkanın bu sözleri üzerine CMK 182-2 maddesi uyarınca davanın gizli yapılmasını talep etti. Savcılar ve avukatları duruma itiraz etse de, davayı kapalı yapma kararını çok önceden aldıkları belli olan heyet, savcılık talebini yerinde görerek davanın kapalı yapılmasına karar verdi.

Kararda “kamu güvenliği” nedeniyle kapalı oturuma devam edilmesi denilince, savcıların avukatı Alp Değer Tanrıverdi söz alarak “ Sayın başkan bu şekilde bir karar verilemez. Öncelikle kararınızda kamu güvenliğine ilişkin hangi gerekçenin olduğunu, kamu güvenliğini sarsarak durumların neler olduğunu, dosyada “devlet sırrı” olduğunu iddia edilen olay ve belgeleri de yazdırmanız lazım böyle bir kararı kabul etmiyoruz” dedi. Başkan devlet sırrının olup olmadığına yargılama sonrasında karar verileceğini söyleyerek herkesi şaşırttı. Zira duruşma hem devlet sırrı kisvesi ile basına kapatılmış, hem de devlet sırrının bulunup bulunmadığına yargılama sonrasında verilecek kararla ortaya konulacağını söyledi. İl jandarma Komutanı Özkan Çokay, “devlet sırrı bu dosyada yok gördüğüm kadarıyla” dedi. Bunun üzerine başkan “MGK kararı olup olmadığını biliyor musunuz” diye sorunca, avukatlar “ var ise gösterilsin, yok ise MGK’ya sorulsun” dediler. Ancak bu tartışmada sonuca bağlanmadı.

İçeri alınan izleyiciler duruşmanın başlamasından 10 dakika sonra dışarı çıkartıldı. Heyette yargıda Birlik Platformu kurucusu, üyelerinin olması da dikkat çekti.

Diğer yandan, sadece savcıların ve Özkan Çokay’ın eşinin salonda kalmasına izin verilirken, yine savcıların birinci derecede yakınları olan kardeşleri de salona alınmadı. Duruşmada savcılar usul olarak hataları sıraladı. Mahkeme heyeti ise beklendiği üzere “fikir birlikteliği” ile (oy birliği) delillerin toplanmamış olması ve savcıların esasa ilişkin savunmalarının alınmadığı gerekçesi ile tahliye taleplerini reddetti. Ret kararı duruşmayı izlemeye gelen aileler tarafından beklenen bir şey olduğu için şaşkınlık ve üzüntü yaratmadı.

14 bin hakim savcı mı vardı?

Duruşmada dikkat çeken bir diğer husus ise, Yargılamanın ilk davasında yargı dernekleri dışında sadece 3 hakim savcının duruşmayı izlemek için gelmesi oldu. 14 Bine yakın yargı mensubu görev yaparken, meslektaşlarının yargılanmasını on kişi dahi izlemeye gelemedi. Dört savcının mesai yaptığı yargı mensupları, bu savcılar hakkında olumlu olumsuz düşünün yine hakim savcılar gerçeklerle yüzleşmekten ya da orada olup HSYK tarafından sürgün edilmekten korktular.

Yargısal faaliyetten ötürü tutuklu bulunan, 2802 sayılı yasanın 88 maddesine aykırı şekilde keyfi olarak haklarında yakalama kararı çıkarılan savcılar adalet-hukuk mücadelesinde yalnız bırakıldı. Onlar ise başlarına kuma gömmeyi, mesleklerine ve meslektaşlarına sahip çıkmamayı tercih etti. Ancak adalet geri geldiğinde her birinin eminim duruşmaya katılmaması için geçerli bahanesi olacaktır. Zira bu korkaklığın başka bir açıklaması olmayacak. 14 bin hakim savcı olduğu söylenirken, (neredeyse tamamı orada olan yargı dernekleri haricinde)  biz bunun 14’ünü bile göremedik!

KAYNAK: ARZU YILDIZ- HABERDAR
0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha