• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Akkuyu Nükleer Santrali’nde çalışanlar anlatıyor: Her türlü bilimsellikten uzak, ‘yapalım bir şey olmaz’ mantığı var

Akkuyu Nükleer Santrali’nde çalışanlar anlatıyor: Her türlü bilimsellikten uzak, ‘yapalım bir şey olmaz’ mantığı var
0 0

Nükleer reaktörünün oturacağı temelin bazı bölümlerinde çeşitli aralıklarla iki kez çatlak oluşan Mersin Akkuyu’da inşa edilen Nükleer Güç Santralı’na ilişkin çalışanlarından uyarı geldi.

21 Temmuz 2019 Pazar 23:23

Projeye ilişkin “Yapalım bir şey olmaz” mantığıyla hareket edildiğini belirten çalışanlar, Rusya merkezli Rosatom şirketi tarafından inşa edilen santraldeki ihmaller zincirini anlatıyor.

 

Birgün’ün haberine göre Çernobil faciasına yol açan nükleer santralı da yapan Rusya merkezli Rosatom şirketi tarafından yapılan santralde geçen mayıs ayında nükleer reaktörünün oturacağı temelin bazı bölümlerinde çeşitli aralıklarla iki kez çatlak oluşmuştu. Bu çatlakların Türkiye Atom Enerji Kurumu’nun (TAEK) müdahalesiyle giderildiği ortaya çıkmıştı. Çatlak olan bölümler yenilense de tekrar çatlak oluştu ve sorunlu bölümlerde temel yeniden atıldı. 

 

Ancak santrale ilişkin tehlikelerin devam ettiği belirtiliyor. Çalışanlar projenin çok ciddi bir mühendislik ekibiyle yürütülmesi gerektiğini söylüyor. Fiziksel ilerlemenin yüzde iki olduğu belirtilen santrale ilişkin çalışanlar, Akkuyu bünyesinde yeterli mühendis olmadığını ve var olanların da konuya hâkim olmadığını belirtiyor.

 

Projenin Türkiye’nin coğrafik ve yerel gerçekliğiyle örtüşmediğini ifade eden çalışanlar, “Tamamen kopyalanarak alınmış durumda. Yapılmak istenen santral Rusya’nın o çok soğuk hava koşullarından etkilenmemesi için dizayn edilmiş ama burada, Mersin gibi sıcak bir memlekete yapılmak isteniyor. Sadece buradan bile şunu çıkarabiliyoruz: Proje hiçbir şekilde buraya optimize edilmemiş. Bu çalışmaların tümü saha gerçeklerine göre revize edilmeli. Bu da maliyet ve zaman demek. O yüzden bunların hiçbiri yapılmıyor” diyor.

 

Bir jeoloji mühendisi de santral projesinin mevcut zemin koşullarına uygun olmadığını ve bu meselenin projedeki en önemli ihmal olduğu uyarısında bulunuyor.

 

Zemin içerisinde boşlukların olduğunu belirten mühendis, zeminin santrali taşıyamayacağını söylüyor. Mühendis bu konuda hiçbir önlemin alınmadığını da şöyle ifade ediyor:

 

“İşin üzücü yanı, bu konuda alınmış herhangi bir önlem yok. Bu durumu anlamak için inşaat sahasına girmenize bile gerek yok. Bölge zemin yapısını yol kenarındaki şevlerden görebiliyorsunuz. Santral inşaatındaki zemin yapısı da yol kenarındaki şevlerde gözlemlediğiniz kırıklardan farklı değil. Bu alanda yapılabilecek birçok düzenleme var, doğru temel çalışmasıyla santrali kurabilirsiniz evet. Her türlü zemine yapı inşa edilebilir, teknik olarak. Ancak yapılmak istenen yapının kopyala/yapıştır değil, o zemine göre revize edilmesi gerekiyor. Bunların hiçbiri yapılmıyor, çünkü projeyi revize etmeye yetkin değiller.”

 

Daha önce temellerde meydana gelen çatlakları hatırlatan mühendis, “Bu çatlakların nedeni de mevcut zeminin kendi kendini taşıyamamasından kaynaklıdır. Zemin, üstüne binen ağırlıktan dolayı hareket ediyor, bahsettiğim kontrolsüz oturmalar yaşanıyor. Dolayısıyla temelde zamanla çatlaklar oluşuyor. Daha temeli taşıyamayan zemin reaktörü nasıl taşıyacak meçhul” diyor.

 

Temellerin deniz suyuyla dolduğunu belirten mühendis, “Her şeye rağmen zemine uygun olmayan planı yine uygulamayı deneyecekler ve kaçınılmaz olarak yine aynı sonuçlarla karşılaşacaklar” ifadelerini kullanıyor.

 

Projelerin sürekli güncellenmesi gerektiğine dikkat çeken mühendis, şunları söylüyor:

 

“En basit apartmanda bile proje üç, dört kere revize edilir ama böyle bir çalışma bu inşaatta hiçbir şekilde yapılmıyor. Dokümanları inceleyecek, işleyecek yetkinlikte hiçbir personel yok. Zemindeki oturmadan dolayı temel kırılıyor, kimse neden olduğuna dair yorum yapamıyor. Ve bu şekilde 2023’te birinci reaktörü çalıştırmayı planlıyorlar. Tek dertleri şu an için bu gibi görünüyor.”

 

Projede çalışan bir başka yetkili de yapılan dolgularla ilgili hesaplamaların veya bilimsel verilerin bulunmadığına dikkat çekiyor. Dolgu yapılmadan önce kullanılacak malzemenin uygun olup olmadığının laboratuvar koşullarında incelenmesi gerektiğini vurgulayan yetkili, ancak böyle bir incelemenin santral projesinde yapılmadığını söylüyor. Kullanılan dolgu malzemesinin niteliğinin belli olmadığını söyleyen yetkili, “Konuyla ilgili bilimselliğe dayanan hiçbir cevap alınamıyor. Saha içerisindeki hiçbir dolgu çalışmasında mühendislik nosyonu gözetilmemiş, ‘yapalım bir şey olmaz’ mantığıyla hareket edilmiş durumda. Projede bilimsel hesaplara göre hareket eden hiç kimse yok” diyor.

 

Bir başka personel de projenin tamamıyla mevcut müteahhitlerin geçmişteki ‘tecrübeleri’ üzerinden yürüdüğünü belirtiyor. Söz konusu çalışan şunları söylüyor:

 

“Sanki bir nükleer santral yapılıyor gibi değil de bir apartman yapılıyor gibi hareket ediyorlar. Ki bir apartman inşa ederken bile çok daha ciddi bir süreç yürütülür. İçerideki süreç işte bu kadar kopuk ilerliyor.”

 

KAYNAK: BİRGÜN - ANIL ATAŞ

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha