• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Baskın Oran: Siyasi ahlak ve yapı çökmüştür, çürüme umurlarında değil

Baskın Oran: Siyasi ahlak ve yapı çökmüştür, çürüme umurlarında değil
0 0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu göreve geldikten sonra ilk veto hakkını Dijital Hizmet Vergisi Yasası’nın termik santrallere filtre takılması zorunluluğunu iki buçuk yıl erteleyen maddesi için kullandı.

8 Aralık 2019 Pazar 14:54

Erdoğan, veto kararıyla ilk kez kendi kendisini de veto etmiş oldu. Zira yasa tasarısı meclise AKP genel başkanı olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayıyla iktidar partisi AKP tarafından sunulmuştu.

 

Siyaset kulislerinde "başkanlık" sistemine gelen eleştirilere yönelik göstermelik bir adım olduğuna yönelik farklı senaryolar dile getirilirken hukukçular ve siyaset bilimciler politika için "aşırı dozda çürüme" uyarısı yapıyor.

 

AKP'li vekillerin yasa tasarısını hararetle savunup, meclisten geçirmelerine karşın Erdoğan’ın vetosu sonrasında Cumhurbaşkanı'na teşekkür eden mesajlar paylaşması muhalefet cephesinde "omurga yetmezliği" olarak değerlendiriliyor.

 

DW Türkçe'ye konuşan siyaset bilimci Baskın Oran, Erdoğan gibi milletvekillerinin de temel derdinin halktan oy toplamak olduğunu, bunu yaparken de kendi partileri AKP’ye zarar verdiklerini bile düşünemeyecek kadar "zayıflık sergiledikleri"ni söylüyor.

 

Oran, "Erdoğan filtre takma zorunluluğu süresini uzatıp yandaş sermayeyi biraz daha semirtme derdindeydi ama halkı iki buçuk yıl daha zehirlerse oy kaybedebileceğini fark etti. Halk sağlığı gibi bir derdi olmadığını, kurduğu otokraside oy toplayıp gücünü koruma derdinde olduğunu herkes biliyor" diyor ve ekliyor:

 

"Vekiller de Erdoğan’a göre hareket ediyor. Siyasetteki çürüme, kokuşmuşluk zaten umurlarında değil. Bu kokuşmaya, çürümeye kimsenin şaşırması da söz konusu olamaz artık. Siyasi ahlak da, siyasi yapı da çökmüştür."

 

Anayasa hukukçusu Prof. Ergun Özbudun ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AKP Genel Başkanı Erdoğan’ı, yani kendi kendini veto etmesinde aslında hukuken çok da sorun olmadığını düşünüyor.

 

"Böylesi vetolar başkanlık sisteminde de var. Buradaki en büyük sıkıntı, siyaseten yaşanan çelişkidir. Tam bir siyasi garabet örneği ile karşı karşıyayız" diyen Özbudun, liderin dediği her söze, yaptığı her harekete onay veren, eleştiri getirmekten ya da karşı duruş sergilemekten uzak duran vekillerin bundan sonraki süreçte halkın karşısına çıkma hakkının olmadığını söylüyor.

 

Özbudun, "Sergiledikleri tavrın normal ve makul bir tarafı yok. Halkın da bu aşırı dozdaki siyasi çürümeyi görmesi, eleştirmesi kaçınılmaz" yorumunu yapıyor.

 

Bir dönem Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı görevinde de bulunmuş hukukçu Vedat Ahsen Coşar ise, AKP’li vekillerin Erdoğan’ın vetosunu alkışlamasını Türkiye’de "siyasetin çürümesine açık örnek" olarak değerlendiriyor.

 

Coşar, bu çürümede doğrudan milletvekillerinin rol oynadığını anlatırken, "İnsanlar hata yapabilir, siyasette de hata olabilir. Neden hatalarını kabul etmiyorlar da, yasayı veto eden cumhurbaşkanını alkışlıyorlar? Bu yasayı meclisten geçirenin onlar olduğunu bilmiyor muyuz?" ifadesini kullanıyor.

 

TOBB Üniversitesi'nden siyaset bilimci Burak Bilgehan Özpek, milletvekillerine çok da yüklenilmemesini savunanlardan. Özpek neden böyle düşündüğünü "Bu tarz milletvekilleri dünyanın her yerinde var. Ama oralarda öyle siyasi yapılar var ki, vekilleri daha ahlaklı olmaya, erdemli olmaya itiyor. Türkiye’de ise siyasi lidere bağlı bir yapı var" sözleriyle açıklıyor.

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha