• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Can Dündar: 'Mahkemenin dört dakikada el koyduğu bizim 40 yıllık emeğimiz'

Can Dündar: 'Mahkemenin dört dakikada el koyduğu bizim 40 yıllık emeğimiz'
0 0

Dündar mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği kararı eleştirdi.

18 Eylül 2020 Cuma 11:51

MİT TIR’ları davasında yargılanan ve mahkemenin hakkında 15 gün içinde gelmemesi halinde tüm malvarlığına el koyulması kararı verdiği Can Dündar, "Mahkemenin 4 dakikada elkoyduğu, bizim 40 yıllık emeğimiz. AKP, muhaliflerini mümkünse mezarda, olmazsa hapiste çürütmeye kararlı" dedi.

 

Dündar mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği kararı eleştirdi. Dündar, Twitter'da yaptığı açıklamada şunları söyledi:

 

"40 yıldır gazetecilik dışında hiçbir iş yapmadım. Alın terimizle kazandığımız parayla, eşimin ve benim üzerime kayıtlı bir evimizle yazlığımız var. Bir de rahmetli babamdan kalan, halen yalnız annemin oturduğu ev…

 

Mahkemenin 4 dakikada elkoyduğu, bizim 40 yıllık emeğimiz.

 

Halen Gezi Davası’ndan Cumhuriyet’e, MİT TIR’ları davasından Özgür Gündem’e, 17-25 Aralık dosyasından Erdoğan’a hakaret davasına kadar, süren çok sayıda davam var; ancak hakkımda verilmiş hiçbir mahkûmiyet kararı yok.

 

Hükümetin illegal operasyonunu, yolsuzluk dosyasını yazdığım için yargılandım, tutuklandım, hapis yattım.

 

Tahliyeden sonra bile defalarca yurtdışına çıkıp döndüm. Ancak Adliye önündeki silahlı saldırıdan sonra tetikçi hemen salınıp kahraman muamelesi görünce asıl niyeti anladım.

 

AKP, muhaliflerini mümkünse mezarda, olmazsa hapiste çürütmeye kararlı… İkisinde de olmayanlar ya sustu ya da hayatını ortaya koyarak hak mücadelesi veriyor.

 

Savcıların talimatla dava açtığı, yargıçların emirle hüküm kestiği bir adalete teslim olmamı istiyorlar; “Yoksa mallarına tedbir koyarız” diyorlar. Bu halkın 100 yıllık birikimine el koyup tüketmiş, ülkenin toprağını ormanını, gölünü geyiğini, Cumhuriyet’in asırlık kurumlarını satmış bir iktidar, bizim evimize göz dikmekten çekinmeyecektir elbette… Ama nihaî hükmü, tarih verecektir.        

 

Seyircilerim beni belgesellerimle tanır. 27 Mayıs’ın, 12 Mart’ın, 12 Eylül’ün belgesellerini yaptım. Mutlak gücün mutlaka bozduğunu, sonunda gücü kötüye kullananları vurduğunu, adaletsiz tahtın, sultanlara, cuntacılara, diktatörlere bile kalmadığını tanıklardan dinledim, ekranda sergiledim.

 

Bugün 17 Eylül… Zulümle yönetmiş, hukuku hiçe sayarak muhaliflerini ezmiş bir iktidarın hazin sonunu yazan bir tarih yaprağı…

 

Bize düşen, ülkemizin bir daha böyle hazin sonlar yaşanmadan, sonu gelmiş bu baskı rejiminden kurtulabilmesi için mücadele etmek, bütün kayıplarımıza rağmen doğru bildiğimizi cesaretle, inançla, inatla söylemeye devam etmektir.

 

Son nefesimize kadar…"

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha