• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

CHP'li Utku Çakırözer'den basın sektöründeki kara tabloya 6 maddelik çözüm önerisi: "Gazetelerin kağıt fiyatları konusunda kur sabitlemesi yapılmalı"

CHP'li Utku Çakırözer'den basın sektöründeki kara tabloya 6 maddelik çözüm önerisi:
0 0

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, son yayınlanan kararnameyle de olumsuz tablosu biraz daha kötüleşen basın sektörünün içinde bulunduğu durumun ayrıntılı profilini çıkardı ve 6 maddelik çözüm önerisini sundu.

13 Temmuz 2018 Cuma 14:54

Sektörde yüzde 30’lara varan oranla bugün 12 civarında işsiz gazeteciye dikkat çeken Çakırözer, aralarında yeniden parlamentoya giren CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ve eski milletvekili Eren Erdem’in de yer aldığı 144 gazetecinin mesleklerini yaptıkları gerekçesiyle  özgürlüklerinden mahrum bırakıldıklarına dikkat çekti.

 

Gazetecilerin ifade özgürlüğü kapsamında haber yazma ve halkın haber alma hakkını sağlamak için basın özgürlüğünün güvence altına alınması gerektiğine dikkat çeken Çakırözer, “Avrupa ülkelerinde olduğu gibi sarı basın kartı ve akreditasyon verilmesi konusunda yeni bir düzenleme yapılmalı ve sarı basın kartı verilmesi Başbakan ve Cumhurbaşkanı’nın onayından çıkarılmalıdır. Bu doğrultuda sendikalar ve meslek örgütlerinden oluşan bağımsız bir kurum aracılığıyla, gazetecilerin bu kuruma üyelikleri düzenlenmeli, kurum üyeliği doğrultusunda sarı basın kartı verilmelidir” dedi.

 

Öncelikle 395 gündür özgürlüğünden mahrum milletvekilimiz gazeteci Enis Berberoğlu ve Eren Erdem’e özgürlük talebimizi yineleyerek açıklamama başlamak istiyorum. Sizler de biliyorsunuz ki ülkemizde basın özgürlüğü ile ilgili sorunlar artarak devam etmekte. Gazeteciler tutuklu, gazete ve dergiler kapatılmakta, medya büyük bir baskı, sansür ve işsizlik dalgası ile karşı karşıya.

 

2017 yılında; 111 gazeteci gözaltına alındı, 62 gazeteci tutuklandı. Yaklaşık 209 gazeteci işten atıldı. 2018 yılının ilk 6 ayında; 27 gazeteci gözaltına alındı, 32 gazeteci tutuklandı. Yaklaşık 55 gazeteci işten atıldı.

 

Dünya basın özgürlüğü endeksi sıralamasında her geçen yıl geriye düşen ülkemiz, basın özgürlüğü konusunda 180 ülke içerisinde 157'inci sırada…

 

Türkiye’de basın özgürlüğünün değerlendirildiği raporlarda siyasi liderlerce medyaya düşmanlık duyulduğu, medya fobisi nedeniyle gazetecilerin rutin biçimde terör ile suçlandığı ve sadakat göstermeyenlerin ise keyfi olarak hapse atıldığı belirtiliyor.

 

İfade özgürlüğü ve basın özgürlüğü Anayasamızın 25, 26 ve 28 inci maddelerinde güvence altına alınmıştır.

 

Binali Yıldırım, Başbakanlık muhabirleri ile biraraya geldiği Çankaya Köşkü’nde kapatılan Habertürk gazetesi için “birini kapattık, biri kaldı. Onlar da bizim gibi işsiz kaldı” ifadelerini kullandı.

 

Panama belgeleriyle ilgili haber yapan Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Pelin Ünker hakkında Berat Albayrak dava açmıştı. 21 Haziran 2018 tarihinde görülecek davanın duruşmasına destek için twit atan Türkiye Gazeteciler Sendikası ve Sınır Tanımayan Gazeteciler’in ilgili twiti için mahkeme kararıyla erişim engeli getirildi.

 

Tutuklu Gazeteciler

 

Bugün gazetecileri cezaevine almak bir baskı yöntemi olarak benimsenmekte.

 

Şu anda aralarında milletvekillerimiz Enis Berberoğlu ve eski milletvekilimiz Eren Erdem’in de yer aldığı Mesleğini yaptığı için özgürlüğünden mahrum bırakılmış 144 gazeteci bulunmakta.

 

Bu rakamlar Türkiye için utanç vericiyken, uluslararası alanda ülkemizin ifade ve basın özgürlüğü alınandaki yerlerinin daha da zedelenmesine neden olmaktadır.

 

İfade özgürlüğü ve basın özgürlüğünün sağlanması demokrasinin sağlanması için olmazsa olmaz koşullar arasındadır. Sadece içeride olan meslektaşlarımız için değil dışarıda olan meslektaşlarımızın da yazabilmeleri için basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğünün sağlanması son derece elzemdir.

 

Ekonomik sorunlar

 

Medya sektöründeki ekonomik sorunlar her geçen gün daha da artmakta.

 

Dolardaki hızlı yükseliş nedeniyle kağıt fiyatları da artmış, bu nedenle birçok gazete basılı yayınını durdurmak ya da miktarını azaltmak zorunda kalmıştır.

 

Habertürk gazetesinin dijital yayına geçme kararını vermesinin arkasında yatan en önemli nedenlerden birisi de artan kağıt fiyatlarıdır. Maliyetleri arttıran kağıt fiyatları karşısında gazeteler baskılarını durdurmak mecburiyetinde kalmıştır.

 

7 yıldır yayın yapan KRT TV bir süredir reklam alamadığı için zor durumdaydı. Geçtiğimiz günlerde kanal yönetimi önemli bir kaynak bulamazsa yayınlarını sonlandıracağını açıkladı.

 

Medya organlarının kapatılması yüksek olan işsizlik oranlarını daha da arttırmaktadır. TÜİK verilerine göre işsizliğin %19,1 ile en yüksek olduğu meslek alanlarından birisi gazeteciliktir. İşsiz gazeteci sayısı da her geçen gün daha da artmaktadır. Sektörde işsizlik oranı yüzde 30’lara varmış, bugün 12 bin civarında meslektaşımız işsiz.

 

Medya kuruluşlarının kapatılmasıyla bu oran daha da artmaktadır.

 

Habertürk Gazetesinin baskı yapmayarak dijitale geçmesi bugün orada çalışan yaklaşık 400 gazeteciyi etkilemiş, sadece 100 civarında gazeteci dijital yayında devam edebilme şansını yakalamıştır. Geriye kalan 300 işçi işsiz kalmıştır. Devam eden gazetecilerin çalışma koşullarının nasıl olacağı, özlük haklarında bir değişme olup olmayacağı da belirsizdir.

 

KRT TV’nin önümüzdeki ay kapatılması durumunda ise 40 gazeteci işsiz kalacaktır.

 

OHAL kapsamında da toplam 167 basın, yayın, radyo, televizyon ve haber ajansı kapatılmış, bu kapsamda birçok medya çalışanı işsiz kalmıştır. Son olarak 3 gazete kapatıldı.

 

Dijital yayıncılık alanında çalışan gazetecilerin sorunları

 

Dijital yayıncılığın giderek yaygınlaşması sonucunda birçok gazeteci bu alanda çalışmaya başlamıştır. Sayıları 100 bini bulan ve bu alanda çalışan gazeteciler gazetecilik haklarından yararlanamamaktadır. Gazeteci olmalarına rağmen basın iş kolu değil büro iş kolunda görünen gazeteciler için yasal düzenleme yapılması ve haklarının iade edilmesi şart.

 

Yerel Medyanın Sorunları

 

Kurulması, yayına başlaması için işletme sermayesi de dahil ortalama 3 milyon TL’lik bir bedel ödemek durumunda kalan yerel radyo ve televizyonların karşılaştıkları zorluklar şu şekildedir:

 

* Cirosu milyar dolarları bulan holding televizyonları ile aynı uydu kira bedeli ödemek zorunda kalmaktadırlar.

 

* Meslek birlikleri tarafından ödenmesi mümkün olmayan fahiş telif ücretleri istenmektedir.

 

* Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından sürekli ölçüsüz cezalar kesilmekte (aylık beyannamenin 1 gün gecikmesi dahi cezalara konu olmaktadır. Bazı yerel radyo ve televizyona 50-60 bin lirayı bulan cezalardan bahsedilmektedir.

 

* Reyting ölçümlerinin 81 ile yaygın bir şekilde uygulanmaması, yerel radyo ve televizyonların mağdur olmasına yol açmaktadır.

 

* Hükümetin çıkardığı teşviklerden yararlanamamaktadırlar.

 

Kurumsal yapı

 

Basın İlan Kurumu’nun yapısı son yıllarda ciddi değişikliğe uğramıştır. Reklam gelirleri konusunda düzenleme yapmayan Basın İlan Kurumu, eşitsizliği daha da derinleştirerek, özellikle muhalif medyanın az ücret vererek kısıtlamakta.

 

Basın yayın enformasyon genel müdürlüğü, 9 temmuz tarihinde yayımlanan 703 sayılı KHK ile Cumhurbaşkanı İletişim Başkanlığına bağlandı. Bağımsızlığı tartışmalı olan ve cumhuriyet kurumu olarak kurulan BYEGM, hem geçmişi yok edilmiş hem de bir saldırı aracına dönüştürülmüştür.

 

Öneriler

 

* Mesleğini yaptığı için cezaevinde olan tüm gazeteciler özgürlüklerine kavuşmalı, tutuksuz yargılanmalarının önü açılmalıdır.

 

* Gazetecilerin ifade özgürlüğü kapsamında haber yazma ve halkın haber alma hakkını sağlamak için basın özgürlüğü güvence altına alınmalıdır.

 

* Avrupa ülkelerinde olduğu gibi sarı basın kartı ve akreditasyon verilmesi konusunda yeni bir düzenleme yapılmalı ve sarı basın kartı verilmesi Başbakan ve Cumhurbaşkanı’nın onayından çıkarılmalıdır. Bu doğrultuda sendikalar ve meslek örgütlerinden oluşan bağımsız bir kurum aracılığıyla, gazetecilerin bu kuruma üyelikleri düzenlenmeli, kurum üyeliği doğrultusunda sarı basın kartı verilmelidir.

 

* Yerel radyo, televizyon, yazılı ve dijital basının desteklenmesi için önlemler alınmalıdır. Yerel yazılı medyanın özel şirket reklamlarından yararlanması için gerekli yapı oluşturulmalı, alınan reklamların eşit dağıtılması sağlanmalıdır. Bu konuda Basın İlan Kurumu’nun keyfi davranmasının önüne geçilmeli ve reklam gelirlerini eşit ve adil bir şekilde dağıtım yapılması sağlanmalıdır.

 

* Gazetelerin sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından gazetelerin maliyetlerini arttıran en önemli etkenlerden birisi olan kağıt fiyatları konusunda kur sabitlemesi yapılması ya da kağıt masraflarının devlet tarafından sağlanması yönünde düzenleme yapılmalıdır.

 

* Meslektaşlarıyla aynı sorumluluklara sahip dijital yayın çalışanlarının başta sarı basın kartı olmak üzere mesleki haklardan yararlanabilmeleri için Basın İş Kanunu kapsamına alınmaları yönünde düzenleme yapılmalıdır

 

KAYNAK: T24 - HÜLYA KARABAĞLI

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha