• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Çocuk Hakları Günü: Avrupa'da en yoğun çocuk yoksunluğu Türkiye'de

Çocuk Hakları Günü: Avrupa'da en yoğun çocuk yoksunluğu Türkiye'de
0 0

Toplumda özellikle kent yoksulluğuna en çok maruz kalan kesim olan çocukların durumu, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları günü vesilesiyle bir kez daha mercek altında.

20 Kasım 2019 Çarşamba 13:49

Son dönemde yaşanan intihar dalgaları ışığında çocukları muhtaç durumdaki ailelerin sayısı artarken, çalışma hayatındaki veya uyuşturucu sarmalına kapılan çocukların “iyi olma hâli” göstergelerinde gözle görünür bir gerilemeden bahsediliyor.

 

Euronews Türkçe'den Menekşe Toksay'ın haberine göre, Avrupa'da en yoğun çocuk yoksunluğu Türkiye'de yaşanıyor.

 

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi Betam’ın TÜİK rakamlarını temel aldığı nisan ayı verilerine göre; Türkiye’de üç çocuktan biri maddi yoksunluk içerisinde büyüyor. 7 milyon bin 6 çocuk, şiddetli maddi yoksunluk çeken hanelerde yaşıyor.

 

Haberde aktarılana göre, ısınma ve beslenme ihtiyaçlarının karşılanmasında sorunlar yaşanan, gün aşırı et, balık veya protein eşdeğer gıdalar tüketemeyen, evde bir çamaşır makinesi, bir renkli televizyona ve telefona sahip olmayan bu çocuklar ise, ağırlıklı olarak Güneydoğu Anadolu ve Batı Anadolu bölgesinde yaşıyorlar.

 

Betam Direktör Yardımcısı ve İstanbul Politikalar Merkezi / Mercator araştırmacısı Doç. Dr. Gökçe Uysal, çocuk yoksulluğunun yetişkinliğe ve ardından da sonraki nesillere aktarabilen bir sorun olması sebebiyle mikro ölçekte sorun giderici politikalar gerektirdiğine dikkat çekiyor.

 

Son açıklanan işsizlik rakamlarının son 15 yılın zirvesinde olduğu ve işsiz sayısının 4 milyon 650 bine yükseldiğine vurgu yapılan haberde, bu yoksullaşmanın öncelikli mağdurları da maddi yoksunluk çeken hanelerde yaşayan ve büyüyen çocuklar olduğu ifade ediliyor.

 

Uysal, “İstatistiklerde çocuk okula kayıtlı mı değil mi diye bakılıyor. Ne kadar devamsızlık yapıldığı da ayrıca takip edilmeli. Yoksulluk göstergeleriyle birlikte takip edildiğinde hangi çocuğun sistem içerisinde daha çok zorlandığı kolay bulunup kendilerine yardım edilebilir” önerisi getiriyor ve ekliyor:

 

“Maddi yoksunluk çeken çocukların durumu ileride iş gücü piyasasındaki çıktıları belirliyor, eğitimi düşük olanlar daha zor iş buluyorlar, daha düşük maaş alıyorlar, kayıtdışı piyasada çalışma ihtimalleri de artıyor.”

 

Öte yandan Uysal’a göre, bu süreç kız çocukların da eğitimden ayrılıp erken evlilik ve erken doğurganlıklarına yol açıyor ve bu da özgürleşmelerini önlüyor.

 

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Sosyal Pediatri bilim dalından Prof. Betül Ulukol ise, maddi yoksunluk içindeki ebeveynlerin yoksulluğu bahane ederek çocuğu ihmal ettiklerini, maddi olanaklardan mahrumiyetin yanı sıra sağlık, eğitim, psikososyal destek boyutlarını da eksik bıraktıklarını belirtiyor.

 

Son dönemde artan intihar vakalarına ilişkin olarak ise medyanın daha temkinli bir dil kullanması gerektiği yönünde uzmanlar çağrıda bulunuyorlar. 

 

Prof. Ulukol, "Benzer tartışmaların yaşandığı, kira, aidat, kredi borçlarının nasıl ödeneceğine dair konuşmaların geçtiği hanelerde intihar eden ailelerdeki çocukların durumu, diğer akranlarını etkileyebilir, başlarına benzer bir durum gelebileceğine dair korkuyu körükleyebilir" görüşünü dile getiriyor.

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha