• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Çorlu tren kazası duruşmasından: 4 evladımı yitirdim, yandık, kavrulduk, gittik

Çorlu tren kazası duruşmasından: 4 evladımı yitirdim, yandık, kavrulduk, gittik
0 0

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde, yedisi çocuk 25 kişinin öldüğü, 328 kişinin yaralandığı tren faciasıyla ilgili davanın üçüncü duruşması görüldü.

10 Aralık 2019 Salı 18:59

Çorlu'daki kazayla ilgili asıl kusurlu bulunan Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD)  personelleri Turgut Kurt, Özkan Polat, Celaleddin Çabuk ve Çetin Yıldırım'ın 'taksirli ölüme ve yaralanmaya neden olmak’ suçundan 2'şer yıldan 15'şer yıla kadar hapsi isteniyor.

 

"Hak Hukuk Adalet Kaza Değil Cinayet"

 

Duruşma öncesi Çorlu Santral meydanında buluşan aileler, avukatlar ve çok sayıda kişi, "Hak Hukuk Adalet Kaza Değil Cinayet" sloganları atarak Halk Eğitim Merkezi'ne yürüdü.

 

Uzunköprü-İstanbul seferini yapan yolcu treninin 8 Temmuz 2018'de Çorlu yakınlarında vagonlarından bazılarının devrilmesi sonucu 7’si çocuk 25 kişi yaşamını yitirmiş, 340 kişi de yaralanmıştı. 

 

Avukat Can Atalay’ın gazetecilerin salona bilgisayarlarıyla girmesi talebi mahkeme heyeti tarafından reddedildi.

 

Avukat Atalay’dan üniversitelere ‘bilirkişi’ tepkisi

 

Yıldız Teknik Üniversitesi’nin müzekkereye yanıt vermememesi, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin (İTÜ) ise ulaştırma alanında bilirkişi olarak görevlendirecek kimsenin bulunmadığı yönündeki yanıtına tepki gösteren Atalay, “Bu şekilde kamu görevinden kaçınılması kabul edilemez" dedi.

 

Kurt: Mühendislerimiz menfezi yazmayı gerekli görmemiş

 

Sanık Turgut Kurt ise ifadesinde kazanın meydana geldiği menfez dışındaki menfezlerin tamamının tespit edilip 2018 mahal listesine alınıp tadilat için işlem başlatıldığını ancak kazanın gerçekleştiği menfezin listeye alınmadığını söyledi.

 

Kurt, Mahkeme Başkanı'nın “Kazanın olduğu menfez neden yok?" sorusuna, "Mühendislerimiz yazmayı gerekli görmemiş" yanıtını verdi.

 

Ektaş: TCDD bünyesindeki menfez ve tünellerin yüzde 90’ı yönetmeliğe aykırı

 

Sanık Turgut Kurt’un avukatı Mehmet Ektaş ise, "TCDD bünyesindeki menfez ve tünellerin yüzde 90'ı yönetmeliğe aykırı" ifadesini kullandı.

 

Sanık Özkan Polat ise savunmasında, "Mahal listeleri hazırlanırken menfez ve köprülerin kontrolüne katıldığını kabul etti. 

 

Polat'ın ardından söz alan avukat Can Atalay, "İTÜ bilirkişi gönderme konusunda heyetinize gerçek dışı beyanda bulunmuştur. YTÜ'den yanıt bile gelmemiştir. Her iki üniversiteye de tenkit yazılmalıdır" dedi. Mahkeme Başkanı ise "İTÜ'ye yazdık, daha kapsamlı bir cevap aldık" şeklinde cevap verdi.

 

Sanıkların ifadelerinin ardından mağdur ve müştekilerin beyanlarına geçildi.

 

Müşteki beyanları: Dört evladımı kaybettim, basketbol topu gibi tavana çarptım

 

Olayda kaburgalarının ezilip burnunun kırıldığını anlatan Ceyhan Kahveci, “Yoğun bir yağmur yoktu. Hafif çiseliyordu. Kaza anında basketbol topunun sektiği gibi tavana çarptığımı hatırlıyorum” dedi.

 

Kazada iki kızını, iki de torununu kaybeden Remzi Güvenç ise şu ifadeleri kullandı:

 

"Sayın hakim ben dört evladımı kaybettim, iki kızımı, iki torunumu. Dört tane... Ne anlatayım ben. Yandık işte, kavrulduk gittik. Hepsini toprağın altına bıraktık geldik."

 

Uzunköprü-İstanbul seferini yapan yolcu treninin 8 Temmuz 2018'de Çorlu yakınlarında vagonlarından bazılarının devrilmesi sonucu 7’si çocuk 25 kişi yaşamını yitirmiş, 340 kişi de yaralanmıştı. 

 

Müşteki Ercan Cesur ise “Kardeşimi vagonun altından çıkardık. Belden aşağısı olmayanlar, kolu bacağı kopmuş olanlar vardı” ifadelerini kullandı.

 

“Bu ihmaller zincirinde Bakan'ın, genel müdürün de suçu varsa onların da ceza almasını istiyoruz”

 

Ailelerinden dört kişinin kazada yaşamını yitirdiğini belirten Zeliha Bilgin de “Biz bu ülkede adalete güvenmek istiyoruz. Bu ihmaller zincirinde Bakan'ın, genel müdürün de suçu varsa onların da ceza almasını istiyoruz. Yüce adaletinize güveniyorum” dedi.

 

“Kaza günü menfezden hiç yavaşlamadan geçildi”

 

Aysun Köse ise “Kazada kızımı ve iki yeğenimi kaybettim. Yasalar, teferruatlar beni ilgilendirmiyor” dedi. Önceki gün ablasının aynı trenle aynı yolu gittiğini ancak trenin söz konusu menfezden yavaşlayarak geçtiğini söyleyen Köse, “Kaza günüyse hiç yavaşlamadan geçildi” ifadelerini kullandı.

 

“Menfezlerin yenilenmesi için neden bu zamana kadar beklendi”

 

Ekrem Tuna ise “Bunca insan öldükten sonra kaza olan yolda menfezler yenileniyor. Neden bu zamana kadar beklendi?” diye sordu.

 

“25 insanı kim öldürdü?”

 

Kazada babasını kaybeden Gürsün Erbil, “25 insanı kim öldürdü? Sizin bu yaşta babanız öldü mü? Ölmedi. Benim babamı kim öldürdü?” diye sordu.

 

“Bu olayın sebebi yağmur değil”

 

Kazada babasını kaybeden Hatice Karatay, “Babam ihmaller zincirine kurban gitti. Bu olayın sebebi yağmur değil, bunu hiçbirimiz kabul etmiyoruz” dedi.

 

Yeşil: Tanığın soruları önceden bilerek geldiğini ve cevapları okuduğunu tespit ettik

 

Duruşmada müşteki beyanlarının ardından avukat beyanlarına geçildi.

 

Avukat Gökmen Yeşil, “Tanıkların talimatla dinlenmesi için ara karar oluşturulmuştu. İki makinist ve tren şefinin daha önce verdikleri ifade, birer paragraftan ibaret. Dosyayı aydınlatıcı nitelikte değil. Tanıkların talimatla dinlenmesi, soru sorma hakkımızı da elimizden alıyor” ifadelerini kullandı.

 

Yeşil, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“Talimat mahkemesine giden arkadaşlarımız akşama kadar orada bekletildiler. Saat 17.00 gibi arkadaşlarımız tanıklardan birinin gizli bir şekilde mahkeme kaleminde hâkim yokluğunda beyanının alındığını tespit etti. Bunun üzerine talimat mahkemesi sanki ifade alınmamış gibi tutanak tutmuş ve duruşmayı 6 Aralık’a bırakmıştı. Bu duruşmada da tanığın soruları önceden bilerek geldiğini ve cevapları okuduğunu tespit ettik” dedi.

 

Avukat Yeşil’in, duruşmayı izleyen stajyer avukatı tanık olarak dinletme talebinin ise reddine karar verildi.

 

“Tanıkların sorulara hazırlanıp gelmesinin sağlanması, ‘özensizliği’ aşan bir tutum”

 

Avukat Gökmen Yeşil, “Dosyamız 25 kişinin hayatını kaybettiği, yüzlerce yaralının olduğu bir dosya. Tanıkların sorulara hazırlanıp gelmesinin sağlanması, ‘özensizliği’ aşan bir tutum olduğunu gösteriyor. Tüm tanıkların beyanlarının huzurunuzda buraya getirilerek alınması gerekir” dedi.

 

Ektaş: Gerçek sorumlular yargılanmıyor

 

Sanık müdafi Av. Mehmet Ektaş: “Biz demiryolu kazalarında en alt düzeydekileri yargılarken gerçek sorumlular yargılanmıyor. Aynı sorumsuzlukla görevlerine devam ediyorlar.”

 

Sanık müdafileri, onlarca tren kazasına rağmen üst düzey yöneticilerin hiç yargılanmayıp, “sorumsuzca” hareket etmeye devam ettiklerine ilişkin beyanda bulundu.

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha