• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Fransız mevkidaşı Macron'u karşı karşıya getiren 6 olay

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Fransız mevkidaşı Macron'u karşı karşıya getiren 6 olay
0 0

Türkiye ile Fransa arasında tansiyon giderek yükselirken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Fransız markaları satın almayın; Fransız ürünlerine itibar etmeyin" diyerek boykot çağrısında bulundu.

27 Ekim 2020 Salı 14:30

Libya, Doğu Akdeniz ve Dağlık Karabağ konularında bir süredir karşı karşıya gelen iki lider arasında gerilim, Fransız Cumhurbaşkanı'nın 'karikatürler ve İslamcı ayrılıkçılıkla mücadele' açıklamasının ardından zirve noktasına ulaştı.

 

Son zamanlarda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Fransız lider Emmanuel Macron 6 konuda karşı karşıya geldi.

 

1. Hz Muhammed karikatürleri

 

Fransa’da lise öğretmeni Samuel Paty cinayetinin ardından, Macron, Fransa'da dinlerin eleştirilmesi ve karikatürlerin bir hak olduğunu savunarak, bunları yayınlamaktan vazgeçmeyeceklerini söyledi.

 

Macron bu açıklamasına tepki gösteren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, "Ülkesindeki milyonlarca farklı inanç mensubuna böyle davranan bir devlet başkanına ne denilebilir, öncelikle akli noktada kontrol" ifadelerini kullandı.

 

Bunun üzerine Elysee Sarayı'ndan yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Fransız Cumhurbaşkanı Macron hakkında yaptığı açıklamanın kabul edilemez olduğu belirtilerek, Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Herve Magro'yu istişarelerde bulunmak üzere ülkesine çağrıldı.

 

Fransa cumhurbaşkanlığı ofisinden yapılan açıklamada, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözleri kabul edilemez. Asabiyet ve hakaret bir yöntem değildir" ifadesi kullanıldı.

 

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, Türkiye'yi "Fransa'ya karşı nefreti kışkırtmaya çalışmakla" suçladı.

 

2. Dağlık Karabağ çatışması

 

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Türkiye'nin Dağlık Karabağ çatışmasında Azerbaycan'a sağladığı desteği eleştirdi.

 

Ankara'nın açıklamalarını "düşüncesiz ve tehlikeli" olarak niteleyen Macron, Ermenistan için endişeli olduklarını söyledi. Macron, "Türkiye'nin açıklamaları Dağlık Karabağ'ın alınmasını meşru gösterir nitelikte" dedi.

 

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise, Macron'un "Azerbaycan toprakları için endişe duymazken, Ermenistan'a dayanışma göstermesi işgali desteklemesi anlamına gelir" diye konuştu.

 

Bakan Çavuşoğlu, Azerbaycan'ın mücadeleyi kendi topraklarında verdiğini belirterek, "Dünyanın neresinde işgalciyle toprakları işgal edilen aynı muameleyi görüyor" diye sordu.

 

3. 'İslam, dünyanın her yerinde kriz yaşıyor' tartışması

 

Macron, 2 Ekim Cuma günü düzenlediği basın toplantısında, "İslamcı ayrılıkçı" fikirlerle mücadeleye ilişkin hazırlanan yasa tasarısının 9 Aralık'ta Bakanlar Kuruluna sunulacağını belirterek, "Fransa'da, cumhuriyetin ortağı olması için İslam'ın yapılandırılması gerekiyor." demişti.

 

"Fransa'daki Müslümanlar'ın ayrılıkçı" fikirleri savunan bir ideolojilerinin olduğunu, bu kişilerin kendi yasalarını Fransa'nın yasalarından üstün gördüğünü savunan Macron, "İslam, dünyanın her yerinde kriz yaşıyor" yorumunu yapmıştı.

 

Fransız liderin açıklamalarına tepki gösteren Erdoğan, "Macron'un Müslümanların yoğunlukta olduğu bir şehirde yaptığı 'İslam krizde' açıklaması, saygısızlıktan öte açık bir provokasyondur. Kendisinden artık sömürge valisi gibi davranmak yerine, sorumlu bir devlet adamı gibi hareket etmesini bekliyoruz. Fransız Devlet Başkanı olarak 'İslam'ın yapılandırılması'ndan bahsetmesi hadsizliktir, edepsizliktir." demişti.

 

4. Doğu Akdeniz gerilimi

 

Türkiye ile Yunanistan arasında bir süredir gerginliğe neden olan Doğu Akdeniz'da yaşanan gelişmelere Macron da dahil olmuştu.

 

'Doğu Akdeniz'deki durum endişe verici' diyen Macron, "Türkiye'nin tek taraflı petrol arama kararı tansiyona neden oluyor. Komşu ülkeler arasında barışçıl diyolağa izin verilmesi için bu durumun sonlanması gerekiyor" diyerek Doğu Akdeniz'deki Fransız askeri varlığını güçlendirmeye karar verdiğini duyurmuştu.

 

Tansiyon daha da artmasıyla Emmanuel Macron'un, "Türkiye bölgede artık bir ortak değil, sorunumuz Türk halkı ile değil Erdoğan hükümetiyle" sözlerini kullanmıştı.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan da, Macron’un sözlerine cevaben, "Sayın Macron, senin şahsımla daha çok sıkıntın olacak" ifadelerini kullandı. Sen tarih de bilmiyorsun. Fransa tarihini bilmiyorsun. Afrika'nın tarihi adeta Fransa'nın tarihidir. Cezayir'de bir milyon insanı öldüren sizsiniz, Ruanda'da 800 bin insanı öldüren sizsiniz" diyen Erdoğan, Fransa'nın Türkiye'ye insanlık dersi veremeyeceğini" ifade etmişti.

 

Eylül ayında Türkiye ile Yunanistan yeniden diyaloğa hazır olduklarını açıkladıklarından sonra, Macron Twitter hesabından Türkçe yazdığı mesajında, "Ajaccio'da, Türkiye'ye net bir mesaj gönderdik: iyi niyetli, naiflik olmaksızın sorumlu bir diyaloğu yeniden açalım. Bu çağrı bundan böyle Avrupa Parlamentosu’nun da çağrısı. Görünüşe göre de işitilmiş. İlerleyelim." ifadelerini kullanmıştı.

 

5. Türkiye ve Fransa'nın Libya çıkmazı

 

Haziran ayında, Fransa Dişişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, Türkiye'nin BM'nin silah ambargosunu delerek, Trablus'taki Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne silah desteğinde bulunduğunu ileri sürdü.

 

Macron konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Bugün Türkiye'nin Libya'da tehlikeli bir oyun oynuyor ve bunun Berlin Konferansı'nda verilen bütün taahhütlere aykırı" ifadesini kullandı.

 

Macron, Türkiye'nin Libya'daki askeri varlığını artırdığını savunarak, Suriye'den cihatçı savaşçıları bölgeye "ithal ettiğini" öne sürdü. Macron, "Bence bu durum NATO üyesi olduğunu söyleyen biri için tarihi ve cezai sorumluluktur" dedi.

 

Haziran ayında da, Libya kıyılarından iki ülke arasında tansiyon iyice yükselmişti.

 

Fransa, Türkiye'nin Akdeniz'deki bir Fransız fırkateynine yönelik 'aşırı agresif' yaklaşımını kınadığını, NATO üyesi Ankara'nın davranışlarının Libya'daki ateşkes çabalarına zarar verdiğini açıklamıştı.

 

Savunma Bakanı Hulusi Akar, Fransa'nın Akdeniz'de NATO misyonu çerçevesinde görev yapan fırkateyninin Türk gemileri tarafından taciz edildiği açıklamalarının "gerçek dışı olduğunu" söylemişti.

 

Merkezi Trablus'ta bulunan Ulusal Mutabakat Hükümeti, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere Türkiye, Avrupa Birliği ve uluslararası kurumlarca meşru kabul ediliyor ve destekleniyor.

 

Tobruk merkezli Hafter güçlerinin kontrolünde olan Temsilciler Meclisi'ni ise Mısır, ABD, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Fransa ve Rusya'dan destek buluyor.

 

6. NATO'nun 'beyin ölümü' tartışması

 

Macron, The Economist dergisinde kasım'da yayımlanan söyleşide "ABD ile NATO müttefikleri arasında stratejik karar alma süreçlerinde hiçbir şekilde koordinasyon yok. Aynı zamanda bir diğer NATO üyesi Türkiye'nin, Fransa'nın çıkarlarının söz konusu olduğu bir bölgede, koordinasyonsuz agresif eylemleri var" demiş ve "Benim için şu anda tanık olduğumuz, NATO'nun beyin ölümüdür" ifadesini kullanmıştı.

 

Suriye'de Türkiye ve Fransa Esad rejimi karşıtı bir politika izlese de, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki askeri harekatı, iki ülke arasında gerilimin artmasına neden oldu.

 

Erdoğan, "Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Macron bak Türkiye'den sesleniyorum, NATO'da da söyleyeceğim, önce sen kendi beyin ölümünü bir kontrol ettir." ifadesinde bulundu.

 

"Türkiye'yi NATO'dan çıkarmak - çıkarmamak... Bu senin haddine mi? Böyle bir şeyin kararını senin verme yetkin var mı?" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa güçlerinin Suriye topraklarında bulunma hakkının olmadığını savundu.

 

Erdoğan'ın Fransız ürünleri boykot etme çağrısı iki arasındaki tansiyonu daha da artıracak. Paris'ten henüz resmi bir açıklama gelmedi.

 

KAYNAK: EURONEWS TÜRKÇE - HÜSEYİN KOYUNCU

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha