• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Davutoğlu'ndan Erdoğan'a: AK Parti bir faniyle ömrünü sınırlayan çizgiye geldi

Davutoğlu'ndan Erdoğan'a: AK Parti bir faniyle ömrünü sınırlayan çizgiye geldi
0 0

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin yakın dönemde "ana ırmak" olacağını, mevcut siyasetten rahatsız olan herkesin partisi çatısı altında buluşacağını söyledi.

3 Haziran 2020 Çarşamba 23:53

Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gönderme yaparak, "AK Parti bir faniyle ömrünü sınırlayan çizgiye geldi" dedi.

 

Partilerinin asıl amacının 1. Meclis'te olduğu gibi; bütün renkleri, bütün yaklaşımlarıyla milletin temsilcisi olan bir yapı haline getirmek olduğunu söyleyen Davutoğlu özetle şunları söyledi:

 

"Başarılı olduğumuz kanaatindeyim, zaten 6 aylık süreç bunu açık bir şekilde gösterdi. Siyasi yelpazeler yeniden tanımlanıyor, eski klasik sağ-sol, muhafazakar-seküler, milliyetçi-liberal yelpazelerini aşan bir dil geliştirmek lazım. Bu dili yakaladığımızı düşünüyorum. Zaten programımıza bu yansımıştır.

 

Maalesef Sayın Cumhurbaşkanı yola çıkarken doğru ilkelerle çıkmıştı. Mesela üç dönem ilkesi. Bu ilke önce kim için konur; lider için. Genel Başkan kendisi için koyar üç dönemi. Yukarıda uygulamadıktan sonra aşağıda il başkanı için uygulamanızın anlamı yok. Aslında ilahi bir takdir ile Sayın Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı olarak bir üst makama geçerken üç dönemi de bitmişti. Dolayısıyla o ilkeyi uygulayabilecek şarlar vardı.

 

Şimdi geri dönüp bir yargılama yapmak için söylemiyorum ama olması gereken şuydu; bana Genel Kongre'de ifade ettiği ‘Sizi emanetçi bir Başbakan, Genel Başkan olarak görmüyorum, istemiyorum' sözüne sadık kalmış ve bizim elimizde AK Parti kurumsallaşarak yoluna devam etmiş olsaydı ve Sayın Cumhurbaşkanı ülkenin yöneticisi olarak yukarıda kalarak parti işlerine müdahil olmamış olsaydı, ben de iki dönem sonra bu görevi başka bir arkadaşıma devretmiş olsaydım ve bu ilişkilerin hiçbirinde nepotizm, kayırmacılık olmasaydı AK Parti asırlarla yarışacak bir gelenek oluşturabilirdi. 

 

Benim görevi devrettiğim genel kongrede çok üzen bir manzaraydı. Görevi devrettim, baktım ki artık olmuyor. Emanetçinin de ötesinde başka şey bekleniyor. O manzarada Sayın Cumhurbaşkanı'nın mesajının kendisi yokken ayakta dinlenmiş olması ve "Bu parti Tayyip'in partisi" diye ilan edilmesi. Divan Başkanı orada öyle dediği için böyle söylüyorum yoksa hiçbir zaman Sayın Cumhurbaşkanı'na ismen hitap etmedim. O anda aslında AK Parti bir faniyle ömrünü sınırlayan bir çizgi ortaya koydu. Şimdi bu benim için de geçerli bir tehlikedir. İlk Genel Başkan olarak ben Gelecek Partisi'ne böyle yaklaşırsam ve gücü elimde tutarak paylaşmadan, arkadaşlarıma dağıtmadan, ortak bir akılla yürütmezsek aynı akıbet bizi de vurur.

 

AK Partide ciddi bir iç gerilim yaşanıyor. Yükselen bir tansiyon var. AK Parti'nin samimi kadrolarının kendi içinde de bir gerilim yaşanıyor. O samimi insanlar, demokrat nitelikli AK Partililer, hangi düzeyde olursa olsun bir sorgulama içindeler. "Biz bunun için mi bu kadar mücadeleyi verdik" sorgulaması." 

 

Davutoğlu erken seçim bekleyip beklemediği yönündeki soruya ise şöyle yanıt verdi: 

 

Bir siyaset bilimci olarak baktığımda "Olmaması gerekir" diyorum. Mantığı yok yani. Sayın Cumhurbaşkanını biliyorum, "3 sene varken şu anki ekonomik şartlarda mantıklı bir siyasetçinin seçime gitmemesi gerekir" diyorum. Ama Türkiye'de bu kadar tecrübe yaşamış bir siyasetçi olarak hiçbir zaman "Erken seçim olmaz" dememeyi öğrendim. 

 

1 Kasım'da, o muhteşem zaferi kazandığımızda o kadar rahat uyumuştum ki… Önümüzde 4 yıl vardı. Temiz 4 yıl… "Kaç yıldır Türkiye temiz 4 dört yıl görmedi" dedim. Büyük bir mutlulukla daha o geceden plan yapmaya başladım. Ve 4 yıl sonra Türkiye'nin aydınlık bir geleceğe yürüyeceğine inancım tamdı. Ama ne oldu. Vaatlerin ve reformların bir kısmını yapabildik, asgari ücreti yüzde 30 artırdık, tarihte görülmüş olan en yüksek artıştır. Ama Türkiye'de başarı cezasız kalmaz. 6 ay sonra bir parti içi darbeyle yerimden edildim Peki kim kazandı bundan? AK Parti kazandı mı? Hayır. Bir fitne AK Parti'nin içini o günden itibaren yakıyor. Bana karşı kullanılan yöntemlerin hepsi birbirlerine karşı kullandı.

 

Herkes Anayasa'ya bakıp diyor ki "Bu Sayın Cumhurbaşkanı karar vereceği bir husus". Ben ise psikolojiye bakıyorum "Sayın Bahçeli'nin karar vereceği bir husus" diyorum. Anayasal olarak Sayın Cumhurbaşkanı'nda görünüyor ama psikolojik olarak ipler Sayın Bahçeli'nin elinde."

 

Haberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha