• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Davutoğlu’nun işaret ettiği, 7 Haziran -1 Kasım seçimleri arasındaki 146 günlük karanlık dönemde tam 862 kişi hayatını kaybetti

 Davutoğlu’nun  işaret ettiği, 7 Haziran -1 Kasım seçimleri arasındaki 146 günlük karanlık dönemde tam 862 kişi hayatını kaybetti
0 0

Ahmet Davutoğlu’nun, “Terörle mücadele defterleri açılırsa birçok insan, insan yüzüne çıkamaz” diyerek işaret ettiği, 7 Haziran -1 Kasım seçimleri arasındaki 146 günlük karanlık dönemde tam 862 kişi hayatını kaybetti.

25 Ağustos 2019 Pazar 01:01

Ahmet Davutoğlu’nun, “Terörle mücadele defterleri açılırsa birçok insan, insan yüzüne çıkamaz” diyerek işaret ettiği, 7 Haziran -1 Kasım seçimleri arasındaki 146 günlük karanlık dönemde 862 kişi hayatını kaybetti.

 

AKP’nin tek başına iktidarı kaybettiği bu dönemde, terörün bir yerlerden düğmeye basılmış gibi tırmanmaya başlaması kafalarda soru işareti oluşturmuştu. Dönemin başbakanı Davutoğlu’nun bu zaman dilimine işaret ederek söyledikleri terörün bilerek tırmandırıldığı ve 862 kişinin iktidar uğruna öldürüldüğü şüphelerini güçlendirdi.

 

ÇÖZÜM SÜRECİ ERDOĞAN TARAFINDAN SONLANDIRILDI

 

Davutoğlu’nun işaret ettiği 146 günlük dönemde yaşanan siyasi çalkantılar bir yana, çözüm süreci sonlandı, cumhuriyet tarihinin en büyük terör saldırıları gerçekleşti. Sadece Suruç ve Ankara’daki IŞİD saldırılarında 136 kişi katledildi, aynı süreçte 167 güvenlik görevlisi hayatını kaybetti.

 

453 PKK’LI 242 SİVİL YAŞAMINI YİTİRDİ

 

T24’ün haberine göre, Davutoğlu’nun işaret ettiği süreçteki operasyonlarda resmi açıklamalara göre 453 PKK’lı öldürüldü, çatışmalarda 106 sivil can verdi. Bir başka deyişle; Davutoğlu’nun tekrar tartışmaya açtığı bu dönemde iki bombalı saldırıda ölenlerle birlikte 242 sivil yaşamını yitirdi. İki seçim arasındaki dönemde hayatını kaybedenlerin sayısı 862’ye ulaştı.

 

İŞ GÜN GÜN ‘EN KARANLIK’ DÖNEMDE YAŞANANLAR

 

Bu süreç aslında, 7 Haziran’dan hemen önce, 5 Haziran’da Diyarbakır’da gerçekleştirilen HDP mitingine yönelik bombalı saldırı ile başladı. IŞİD’in gerçekleştirdiği saldırıda 5 kişi yaşamını yitirdi.7 Haziran seçiminde, birinci parti çıksa da AKP kurulduğu günden bu yana ilk kez parlamentoda azınlığa düştü. AKP’nin ısrarla seçime parti olarak girmemesi mesajını verdiği HDP’nin yüzde 13 oy oranına ulaşmasının etkisiyle hiçbir siyasi parti tek başına iktidar olabilmek için gerekli olan 276 milletvekili sayısına ulaşamadı.

 

AKP İLK DEFA MECLİS ÇOĞUNLUĞUNU KAYBETTİ

 

AKP 3 Kasım 2002 seçimlerinden beri ilk kez Meclis çoğunluğunu kaybetti ve yüzde 40,8 oy oranı ve 258 milletvekili çıkartabildi. CHP oyların yüzde 24,9’u ile 132 milletvekili, MHP oyların yüzde 16,2’si ile 80 milletvekili, HDP de yüzde 13,1 oy oranı ile 80 milletvekili ile parlamentoya girdi. CHP ve MHP’nin HDP destekli koalisyon kurması, AKP’nin iktidardan düşmesi anlamına gelecekti.

 

BAHÇELİ İKTİDAR FORMÜLLERİNE KAPIYI KAPATTI

 

Ancak MHP lideri Devlet Bahçeli, daha 7 Haziran akşamı, koalisyon için düşünülebilecek tüm formüllere “hayır” diyeceklerini açıkça beyan etti.11 Haziran’da sürpriz bir davet sonucunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eski CHP Genel Başkanı ve milletvekili Deniz Baykal görüşme yaptı. Baykal, görüşmeyi, “en yaşlı üye” sıfatıyla TBMM Başkanlığı’nı geçici olarak üstlenecek olmasına dayandırdı. Ancak çok tartışılan bu görüşmeden sonra AKP’nin yol haritası konusunda tartışmalar başladı.

 

KILÇDAROĞLU BAHÇELİ’YE “GEL BAŞABAKAN OL” DEDİ

 

Bahçeli’den, “AKP, HDP ile koalisyon kursun” açıklaması geldi. CHP ise Bahçeli’yi ikna turlarına başladı. Alt düzeyde sürdürülen görüşmelerden sonuç çıkmadı. 18 Haziran’da CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Bahçeli’ye, “Gel sen başbakan ol” çağrısı yaptı. Bahçeli ise Kılıçdaroğlu’na sert tepki gösterdi, koalisyon ortaklığına tüm kapıları kapattı. TBMM’nin 1 Temmuz’da açılmasıyla Bahçeli’nin stratejisi yine tartışma konusu oldu. Deniz Baykal, CHP’nin TBMM Başkan adayı oldu ve AKP’nin adayı İsmet Yılmaz ile yarıştı. Bahçeli, son turda “geçersiz oy verecekleri” açıklamasını yapınca, seçimi AKP’lilerin oylarıyla Yılmaz kazandı.

 

 

ERDOĞAN HÜKÜMETİ KURMA GÖREVİNİ DAVUTOĞLU’NA VERDİ

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükumeti kurma görevini halen başbakanlık görevini sürüdüren Davutoğlu’na verdi. Davutoğlu, daha çok uluslararası müzakerelerde kullanılan “istikşafi görüşme” (keşif amaçlı görüşme) iç siyaset literatürüne sokarak CHP ile görüşmek üzere bir komisyon oluşturdu. “Koalisyon görüşmesi” adı verilmeyen bu görüşmeler günlerce devam etti. CHP, sürecin sonunda AKP’den hiçbir aşamada “birlikte hükumet kuralım” teklifi gelmediğini açıkladı.

 

2 POLİSİN ŞAHİBELİ ÖLÜMÜ İLE ÇÖZÜM SÜRECİ BİTTİ

 

15 Temmuz’da, KCK, kalekol ve baraj inşaatlarını gerekçe göstererek, çözüm sürecini bitirdikleri açıklaması yaptı. 20 Temmuz’da, Suruç’ta, Kobani’deki çocuklara oyuncak taşıyan gençlere yönelik IŞİD tarafından canlı bomba saldırısı düzenlendi. 34 kişi yaşamını yitirdi. 22 Temmuz’da Ceylanpınar’da görevli iki polis, yaşadıkları evde, başlarından vurularak öldürüldü. PKK, eylemi önce üstlendi, daha sonra ilgisi olmadığını açıkladı. Ancak hala tam olarak aydınlatılamayan, o dönem yakalanan tüm isimlerin yargılanıp beraat ettiği bu olay çözüm sürecinin sonu oldu.

 

 

ERDOĞAN RESMEN SÜRECİN BİTTİĞİNİ AÇIKLADI

 

Başbakan Davutoğlu’nun imzasıyla 24 Temmuz’da PKK ve IŞİD’e yönelik operasyonlar başlatıldı. Operasyonlar, çözüm sürecinin resmen bittiği anlamına geliyordu. 26 Temmuz’da da PKK’dan “Ateşkes fiilen bitmiştir” açıklaması geldi. PKK’nın eyleminde bir binbaşı şehit oldu, ertesi gün, 29 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Erdoğan, çözüm sürecinin artık yürütülemeyeceğini açıkladı. PKK saldırılarının başlamasıyla dört bir yandan şehit haberleri gelmeye başladı.

 

DEMİRTAŞ SİLAH BIRAKMA ÇAĞRISI YAPTI

 

4 Ağustos’ta HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, “PKK silah bırakmalı, hükumet operasyonlara son vermeli” açıklaması yaptı, ama çağrıları sonuç vermedi. Demirtaş ve HDP, PKK’ya açıkça tavır almamakla suçlandı.12 Ağustos’ta KCK’dan “Demokratik özerklik ilan ettik” açıklaması geldi. Bölgedeki birçok ilçede bu açıklamadan sonra “demokratik özerklik başladı” açıklamaları yapıldı.

 

KOALİSYON GÖRÜŞMELERİNDEN SONUÇ ÇIKMADI

 

Koalisyon görüşmelerinden sonuç çıkmayınca, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Davutoğlu dışında ikinci kez hükumeti kurma görevlendirmesi yapmadı ve 26 Ağustos’ta anayasa gereği yenileme seçimi yapılması kararı verdi. Cumhuriyet tarihinde örneği olmayan bu süreçte, 1 Kasım’daki seçime kadar seçim hükumetinin ülkeyi yönetmesi gerekiyordu. Anayasa gereği tüm partilerin hükumette temsil edilmesi zorunluluğu vardı. Davutoğlu, TBMM’de temsil eden partilerden kendi belirledikleri isimlere bakanlık önerisi yaptı. CHP ve MHP, bu süreçte hükumete bakan vermeyeceğini açıkladı. HDP’den iki ismin yer aldığı kabineye girme teklifini partisinin kararına rağmen kabul eden MHP’li Tuğrul Türkeş, Başbakan Yardımcısı oldu. Türkeş, daha sonra MHP’den atıldı, AKP saflarına geçti.

 

DAVUTOĞLU ANKETLERDE YÜKSELİYORUZ DEDİ

 

7 Eylül’de Dağlıca’daki PKK saldırısında 16 asker, bir gün sonra Iğdır’daki PKK saldırısında 13 polis şehit oldu. Aynı gün, 8 Eylül’de ülke genelindeki HDP binalarına yönelik saldırılar gerçekleşti. Bu dönemde Davutoğlu’nun yaptığı, “Anketlerde yükseliyoruz” açıklaması büyük tartışma yarattı. 10 Ekim’de Ankara’daki barış mitingine IŞİD iki canlı bombayla saldırı düzenledi. Ankara Garı önündeki bu saldırıda 102 kişi yaşamını yitirdi.

 

AKP GİDERSE BEYAZ TOROSLAR GELİR TEHDİDİ

 

Cumhuriyet tarihinin en büyük terör saldırısından sonra Davutoğlu’ndan “kokteyl terör” açıklaması geldi. Davutoğlu, katliam için IŞİD ile birlikte PKK’yı da işaret etti. Davutoğlu’nun 20 Ekim’deki, 1990’lı yıllardaki faili meçhul cinayetleri sembolize eden “AKP giderse beyaz Toroslar gelir” açıklaması da büyük tartışma yarattı. 1 Kasım’da yenilenen seçimde, AKP yüzde 49 oya çıkarak 317 milletvekili ile tekrar tek başına iktidar oldu. Oy kaybeden HDP, barajı kıl payı aştı ve yüzde 10,7 aldı. MHP de oy kaybederek yüzde 11’e düştü. CHP’nin oyları ise yüzde 25’e çıktı.Kan dökülen süreç seçimin ardından da devam etti.

 

CİZRE, SUR VE YÜKSEKOVA YERLE BİR EDİLDİ

 

1 Kasım seçiminden sonra Ocak 2016’da Sultanahmet’te IŞİD yabancı turistlere yönelik saldırı düzenledi. Şubat ayında Ankara Merasim Sokak’ta, PKK, askerlerin servis araçlarına bombalı saldırı düzenledi. Mart ayında da Kızılay’daki otobüs duraklarına yönelik bombalı saldırı gerçekleştirildi. Yine Mart’ta İstiklal Caddesi’nde IŞİD bombalı saldırı yaptı. Bunu Nisan’da Bursa’daki IŞİD saldırısı izledi. 2016’nın son bölümünde “hendek eylemleri ve karşılığında operasyonlar” başlatıldı. Cizre, Sur, Yüksekova başta olmak üzere yerleşim yerlerindeki operasyonlar bir yıla yakın süre devam etti.

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha