• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Demirtaş’ın yeniden tutuklanması ile ilgili savcı ve hakim hakkında suç duyurusu

Demirtaş’ın yeniden tutuklanması ile ilgili savcı ve hakim hakkında suç duyurusu
0 0

Selahattin Demirtaş’ın avukatları, yeniden tutuklama kararı ve bazı resmi resmi belgeleri paylaşarak “Adı ‘yargı’ denen bir mekanizmanın uyguladığı zorbalıkla karşı karşıyayız” diyerek tutuklamaya tepki gösterdi.

23 Eylül 2019 Pazartesi 12:49

HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın avukatları, yeniden tutuklanma kararı ile Diyarbakır Barosu’nda basın toplantısı düzenledi. Toplantıya, Av. Aygül Demirtaş Gökalp, Av. Mehmet Emin Aktar, Av. Mesut Beştaş ve Av. Mahsuni Karaman katıldı. Açıklama öncesi konuşan Av. Mehmet Emin Aktar, Demirtaş ile Yüksekdağ ile ilgili yeniden tutuklama kararının ‘yargı skandalı’ olduğunu söyledi.

 

‘ADI ‘YARGI’ DENEN MEKANİZMANIN UYGULADIĞI ZORBALIKLA KARŞI KARŞIYAYIZ’

 

“Hukuk içinde bir şey yürütüyorsanız, kılıfına, kitabına uydurursanız usule aykırı diyebiliriz” diyen Aktar şöyle devam etti: “Ama yaptığınız uygulama tamamen hukuk dışıysa ve orada hukuk yoksa bunun adı zorbalıktır artık. Biz bir zorbalıkla adı ‘yargı’ denen bir mekanizmanın uyguladığı zorbalıkla karşı karşıyayız. Bir saf kötülük hali var hepimize karşı. Cumhuriyet savcıları, suç soruşturması yapmakla yetkilidirler. Soruşturmayı yaptıktan sonra birkaç karar verebilir, yetkisiz olduğunu söyleyebilir, görevsizlik kararı verebilir yada suç görmez dosya kapanır. Cumhuriyet savcısı bu konuda herhangi bir karar verdikten sonra aynı dosya üzerinden hiçbir yetkisi yoktur. Cuma günü yaşanan hukuk skandalında bu yaşandı. Daha önce Diyarbakır’a gönderdiği, Diyarbakır savcılığının birleştirdiği, Yüksekdağ hakkında da aynı şey geçerli, kapanmış bir soruşturma dosyasından hiçbir şüpheli olmadığı başka dosya üzerinden tutuklama istedi. Bunun tarifi yok. Bunca yıllık bir avukat olarak bunu tarif edemiyorum. Süleyman Demirel ‘biz çadır devleti değiliz biz hukuk devletiyiz’ derdi. Bugün keşke çadır devleti olsaydı çünkü çadır devletinin töresi vardı töreye uygun davranır.”

 

‘NÖBETÇİ 6. SULH CEZA HAKİMLİĞİ OLMASINA RAĞMEN, 1 SULH CEZA HAKİMLİĞİ SORGULAMAYI YAPIP TUTUKLADI’

 

Ardından Av. Mahsuni Karaman elindeki belgelerle açıklama yaptı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20 Eylül 2019 tarihinde telefon ile Edirne Cezaevi Müdürlüğünü arayarak Demirtaş’ı SEGBİS odasında hazır edilmesini istediğini belirten Karaman “Hangi amaçla şifaen çağrıldığını öğrenmek üzere SEGBİS odasına çıktıktan sonra savcının 6-8 ekim olayları ve suç isnatları nedeniyle şüpheli olarak ifadesini almak istediğini öğrenmiştir. Sayın Demirtaş, suçlamaların kapsamı, Cezaevinde oluşu, telefon ile çağrılmış olması ve Avukatlarının hazır olmaması gerekçesi ile daha sonra ve bizzat Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nda beyanda bulunacağını belirtmiştir. Bunun üzerine ifade alma işlemine son verilmiştir. Aynı gün öğleden sonra ve yine telefonla Sayın Demirtaş’ın tutuklamaya sevk edildiği, Edirne Cezaevine ve biz Avukatlarına bildirilmiştir. Tutuklamaya sevk edilen ve Edirne Cezaevinde SEGBİS odasında tek başına hazır edilen müvekkil, burada beklediği sırada, Ankara Adliyesi koridorlarında Sayın Demirtaş’ı sorgulayacak ve tutuklayacak hakim arayışına girilmiştir. Öyle ki, günün Nöbetçi Hakimliği, 6. Sulh Ceza Hakimliği olmasına rağmen, ne hikmetse 1. Sulh Ceza Hakimliğine sorgu yaptırılarak müvekkil tutuklattırılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcısının ve Başsavcı Vekillerinin de, adeta hükümet komiseri gibi, müvekkilin tutuklanmasına karar verildiği ana kadar Adliyede nöbet tuttuğunu da not etmek isteriz” dedi.

 

‘TUTUKLAMA KARARI VERİLEN CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI SORUŞTURMASINDA ŞÜPHELİ BİLE DEĞİLLER’

 

Demirtaş’ın, 4 Kasım 2016 tarihinde tutuklandığı, 2 Eylül 2019 tarihinde tahliye edildiği ve halen Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılaması süren bir suçtan dolayı yeniden tutuklandığını hatırlatan Karaman, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tutuklama kararı ile ilgili yaptığı iki ayrı açıklamaya dikkat çekti. Karaman “Basın aracılığı ile kamuoyuna sunulan bu beyanı gerçek dışı olarak nitelemenin hafif kalacağını, bilerek ve isteyerek yapılan yalan bir beyan olduğunu; görevi kötüye kullanma, suç uydurma, evrakta sahtecilik, adil yargılanmayı etkilemeye teşebbüs ve hürriyeti tahdit suçlarına vücut verdiğini önemle belirtmek isteriz. Çünkü Sayın Demirtaş ve Sayın Yüksekdağ, haklarında halen devam eden davalardaki aynı suçlamalarla tutuklandıkları gerçeği bir tarafa, her ikisi de, haklarında tutuklama kararı verilen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2014/146757 soruşturma sayılı dosyasının şüphelisi bile değildirler. Sayın Demirtaş ve Sayın Yüksekdağ, haklarında olmayan bir soruşturma üzerine tutuklanmışlardır. Peki, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Sayın Demirtaş ve Sayın Yüksekdağ’ın şüphelileri olduğunu iddia ettiği 2014/146757 Soruşturma sayılı dosyası nedir? Şüphelileri kimlerdir?” diye sordu.

 

‘2 AYRI SORUŞTURMA BAŞLATILMIŞTI’

 

6-8 Ekim olayları ile ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca HDP Genel Merkezi Twitter hesabından atılan bir tweet üzerine HDP MYK üyeleri hakkında 2 adet soruşturma başlatıldığını hatırlatan Karaman şöyle devam etti: “Birinci Soruşturma, aralarında Demirtaş ve Yüksekdağ’ın da olduğu, o tarihte milletvekili olan MYK üyelerine açılmış olup Parlamenter Suçları Soruşturma Bürosunda kayıtlı olan 2014/5717 Soruşturma sayılı dosyadır.  İkinci Soruşturma ise milletvekili olmayan MYK üyeleri hakkında açılmış olup Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunda kayıtlı olan 2014/146757 Soruşturma sayılı dosyadır. Her iki soruşturmanın konusu ve suç nitelemesi aynı olmasına rağmen, farklı birimlerce takip edilmesinin nedeni, bir kısım MYK üyelerinin o tarihte milletvekili olması, diğerlerinin ise milletvekili olmamasıdır.”

 

‘DEMİRTAŞ, HİÇBİR ZAMAN BU DOSYANIN ŞÜPHELİSİ OLMAMIŞTIR’

 

Söz konusu soruşturma ve akıbeti ile ilgili bilgi veren Karaman “Demirtaş’ın Şüpheli Olmadığı Halde Tutuklandığı Soruşturma Dosyası (2014/146757)

 

Sayın Demirtaş, Sayın Yüksekdağ ve diğer milletvekilleri dışında kalan MYK üyeleri hakkında açılan ve Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunca takip edilen bu dosyada ise 20 Eylül 2019 tarihine kadar hiçbir gelişme yaşanmamıştır. Sayın Demirtaş, hiçbir zaman bu dosyanın şüphelisi olmamıştır. Olamaz da. Çünkü yukarıda da belirttiğimiz üzere Sayın Demirtaş, aynı konu ve suçlama ile milletvekili olduğu için Parlamenter Suçları Soruşturma Bürosunca soruşturulmuş ve hakkında dava açılmıştır. Dava da halen Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesinde sürmektedir. Sayın Demirtaş hakkında tek soruşturma bulunduğu, bu tek soruşturmanın da Parlamenter Suçları Soruşturma Bürosundaki 2014/5717 sayılı soruşturma dosyası olduğu sadece bizim iddiamız değil; aksini iddia eden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının da yazılı olarak ikrar ettiği bir gerçektir.”

 

AVUKATLAR RESMİ BELGELERİ PAYLAŞTI

 

Karaman, elindeki resmi belgeleri de paylaştı. Belgeler ve içeriği şöyle:

 

- Belgelerde, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 7 Ekim 2015 tarihli yazısı ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının buna verdiği aynı tarihli cevabi yazısı, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı 7 Ekim 2015 tarihli bu yazı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosundan ‘Halen HDP İstanbul Milletvekili olan Selahattin Demirtaş hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı hususlarında bilgi verilmesi, soruşturma var ise soruşturma numarasının bildirilmesini’ talebi içeren yazısı yer alıyor. Belgeler arasında, Ankara CBS Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu, 7 Ekim 2015 tarih ve 2014/146757 soruşturma sayılı cevabi yazı ile “HDP Merkez Yürütme Kurulu Üyeleri MİLLETVEKİLİ OLMAYANLAR hakkında soruşturmanın Cumhuriyet Başsavcılığımızca 2014/146757 sayılı soruşturma dosyası üzerinden yürütüldüğü; HDP Merkez Yürütme Kurulu Üyeleri MİLLETVEKİLİ OLAN Selahattin DEMİRTAŞ hakkında soruşturmanın ise 2014/5717 sayılı soruşturma dosyası üzerinden Ankara CBS Parlamenter Suçları Soruşturma Bürosunca yürütüldüğünü” şeklinde yanıtlamıştır. Cevabi yazıda Demirtaş’ın şüpheli olmadığı belirtilen dosya, Demirtaş’ın 3 gün evvel tutuklandığı dosyadır.

 

- İkinci bir belgede, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Parlamenter Suçları Soruşturma Bürosu arasındaki yazışmanın yer aldığı belge. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 7 Ekim 2015 tarihli bu yazı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Parlamenter Suçları Soruşturma Bürosundan “Halen HDP İstanbul Milletvekili olan Selahattin Demirtaş hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı hususlarında bilgi verilmesi, soruşturma var ise soruşturma numarasının bildirilmesini” talep etmiş. Ankara CBS Parlamenter Suçları Soruşturma Bürosu, 12 Kasım 2015 tarih ve 2014/5717 soruşturma sayılı cevabi yazı ile “ Selahattin Demirtaş hakkında Büromuzca 2014/5717 Basın Soruşturma numaralı dosyanın bulunduğu ve halen derdest olduğu” bilgisini vermiş. Demirtaş’ın bugün itibariyle tutuklu olduğu dosyada şüpheli olmadığı, sadece Parlamenter Suçları Soruşturma Bürosunda kayıtlı olan dosyada şüpheli olduğu, bizzat soruşturma dosyası savcısınca ikrar edildiği belirtiliyor.

 

- Üçüncü belge, avukatların 7 Ağustos 2019 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan aldığı ve Demirtaş ile ilgili kayıtlı bütün Soruşturma dosyalarının dökümünü gösteren belge. Bu belgede, Demirtaş ile ilgili Ankara CBS’de bulunan tüm Soruşturma dosyaları bulunduğu halde, Demirtaş’ın 3 gün evvel tutuklandığı 2014/146757 Soruşturma sayılı dosyanın ise yer almadığı görülüyor.

 

‘SİYASİ BİR MÜDAHALE, HAMLE OLDUĞUNU CUMHURBAŞKANI’NIN BEYANINDAN ANLAŞILMIŞTIR’

 

Karaman belgeleri paylaştıktan sonra “Bugün sizlerle paylaştığımız bu hukuk dışı uygulama ile Sayın Demirtaş’ın tutuklanmasının da yine aynı kaynaktan gelen ‘siyasi bir müdahale, hamle olduğu’, Cumhurbaşkanının karardan bir gün sonra Demirtaş ve Yüksekdağ’ı kastederek ‘bunları bırakamayız, şehitlerimiz bize hesap sorar’ beyanından anlaşılmıştır. Bu hukuk dışı yol yöntemlere başvurularak Demirtaş’ın rehineliğini daimi kılma hamlesi, Sayın Demirtaş’ın tahliye edilmesinin önlenmesini amaçlamaktadır. Ankara Cumhuriyet Başsavcısı, Soruşturma Savcısı ve tutuklama kararını veren Ankara 1. Sulh Ceza Hakimi hakkında derhal ve resen soruşturma başlatın. Yok hükmündeki bu kararı telafi edici çareler bulun. Aksi halde, sorumluluk makamında olanlar olarak, olmayan soruşturma dosyası üzerinden verilen bu tutuklama kararına karşı tutumsuzluğunuz Türkiye Yargısının tamamen yok olduğunun tescili olacaktır” açıklamasında bulundu.

 

Açıklamanın ardından Demirtaş’ın avukatları, yeniden tutuklama talep eden Ankara Cumhuriyet Başsavcısı ve tutuklama kararı veren hakim ile ilgili suç duyurusunda bulundu.

 

KAYNAK: INDEPENDENT TÜRKÇE - SERTAÇ KAYAR

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha