• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

DİB'ten yargı paketine tepki: Savaşın gölgesinde hukuktan bahsetmek zor

DİB'ten yargı paketine tepki: Savaşın gölgesinde hukuktan bahsetmek zor
0 0

Demokrasi İçin Birlik (DİB), yargı reformuna ilişkin Karaköy’de bulunan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası binasında basın toplantısı gerçekleştirdi.

9 Ekim 2019 Çarşamba 17:35

Yargı reformuna ilişkin basın toplantısı düzenleyen Demokrasi İçin Birlik adına konuşan  AİHM eski yargıcı Rıza Türmen, savaşın gölgesinde hukuktan söz edilemeyeceğini belirterek, "Paketin kabul edilmesi, yargının temel sorunlarının üstünün örtülmesine yol açacaktır" dedi. 

 

Demokrasi İçin Birlik (DİB), yargı reformuna ilişkin Karaköy’de bulunan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası binasında basın toplantısı gerçekleştirdi. Açıklamaya, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) eski yargıcı Rıza Türmen, Halkevleri Eş Genel Başkanı Nuri Günay, DİB Koordinasyon üyeleri Nesteren Davutoğlu, Ayşegül Devecioğlu ve HDK Yürütme Kurulu üyesi Salih Zeki Tombak katıldı. Açıklamanın olduğu salona “Bu yargı reformundan adalet çıkmaz!” pankartı asıldı.

 

‘YARGI TEKLEŞMİŞ VE SİYASALLAŞMIŞ’ 

 

Toplantıda konuşan AİHM eski yargıcı Rıza Türmen, toplantıyı savaşın gölgesinde yaptıklarını söyleyerek, “Savaşın gölgesinde hukuktan bahsetmek daha da zor. Hukuktan bahsederken barışın da konuşulması gerekiyordu. Ama hukuk her zaman çok önemlidir. Onun için böyle savaşın gölgesinde olduğu bir süreçte de hukuk çok önem arz ediyor” dedi. Kuvvetler ayrılığından bahsedildiği zaman yargı bağımsızlığının da öneminin ortaya çıktığını belirten Türmen, “Eğer adil bir mahkeme yoksa yargı bağımsızlığı da kendiliğinden ortadan kalkmış olur. Türkiye’deki sorunların en büyük sebeplerden biri buradan kaynaklanıyor. Türkiye’de yargı tekleşmiş ve siyasallaşmıştır. Türkiye halkının yüzde 50’si yargının bağımsız olmadığını söylüyor. Bu anlamda yargının bağımsızlığını gerçekleştirecek adımlar atılmalıdır” ifadelerini kullandı.

 

‘HSK BAĞIMSIZLIĞI SAĞLANMALI’

 

“HSK yargı bağımsızlığının anahtarıdır” diyen Türmen konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Oysa HSK, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) bu konuda belirttiği gibi Adalet Bakanlığı'nın bir dairesine dönüşmüştür. Adalet Bakanı HSK'nin Başkanı, müsteşarı doğal üyesidir. Böyle bir HSK, bir yandan Adalet Bakanı'nın söz sahibi olduğu disiplin soruşturmaları ve yaptırımları, öbür yandan hiçbir objektif kritere dayanmayan, yargı denetimine tabi olmayan ve zaman zaman yargıçların iradesine aykırı, sürgün niteliği taşıyan nakillerle yargıyı manipüle etme olanağına sahiptir. Mesleğe alınmadaki sözlü sınavların Adalet Bakanlığı'nın etkisi dışında kalan tarafsız bir kurul tarafından yapılmaması ise ayrı bir sorun yaratmaktadır. Bir reform paketinin her şeyden önce bu sorulara çözüm getirmesi beklenirdi. Oysa TBMM'ye sunulan paket bu sorunları görmemezlikten gelmektedir.”

 

‘REFORM PAKETİNDE ELE ALINMAMIŞ’ 

 

Sulh Ceza Hakimlikleri, iktidarın ifade özgürlüğünü ihlal ederek muhalif sesleri bastırdığı hakimlikler olduğunu dile getiren Türmen, iktidara yakın yargıçlardan oluşan bu hakimliklerin verdikleri kararların hukuka aykırılığı, AYM ve AİHM kararlarında açıkça ortaya konulduğunu vurguladı. Sulh Ceza Hakimliklerinin kararlarına itiraz yolu gerçekte tıkalı olduğunu belirten Türmen, “Başka bir deyişle Sulh Ceza Hakimlikleri kapalı devre halinde çalışmaktadır. Sulh Ceza Hakimliklerinin kaldırılması bir eksiklik yaratmayacaktır. Davaya bakan mahkemeye aynı yetkiler verilebilir. Bu yapılmayacaksa, hiç olmazsa Sulh Ceza Hakimliklerinin kararlarına temyiz yolu açılmalıdır. Bu konu reform paketinde ele alınmamıştır” diye belirtti.

 

‘BİR ÇOK YASA MADDESİNDE YETERSİZ’ 

 

Türkiye'de birçok yasa maddesi temel hak ve özgürlükleri koruma bakımından yetersiz kalındığını sözlerine ekleyen Türmen, “TCK 2016 ‘Halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ madde 219 ‘Cumhurbaşkanına hakaret’, madde 301 ‘Türk milletini, devletini aşağılama’, madde 314 ‘Silahlı örgüt kurma ya da üye olma’, madde 314 ile birlikte madde 220 ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek’ maddelerinin, Avrupa standartlarına uygun değildir. Bunlara Terörlerle Mücadele Kanunu'nun terör tanımına ilişkin maddesi ile propagandaya ilişkin 7’nci maddeyi ve Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nu da eklemek gerekir. 7’nci madde için önerilen değişiklik ifade özgürlüğünü genişletici nitelikte olmadığı gibi AİHM içtihadına da uygun değildir” diye konuştu. 

 

‘BÜTÜNÜYLE REDDEDİLMELİ’

 

Demokratik hukuk devletine saygılı bir ülke için asgari koşullar olan konulara değinmeyen bir paketin, "reform" niteliği taşıdığı ileri sürülemeyeceğine dikkat çeken Türmen, “Yargı reformu paketinde yapılan değişiklikler, yargı bağımsızlığı gibi temel sorunları yok sayan bir zihniyetin ürünüdür. Böyle bir paketin kabul edilmesi, yargının temel sorunlarının üstünün örtülmesine yol açacaktır. Paketin tartışmasına girmek, paketle ilgili görüşmelere katılmak, iktidarın amaçlarına hizmet edecektir. Bu nedenle, paket karşısında alınması gereken doğru tavrın, paketin görüşmelerine katılmadan, bütünüyle reddedilmesi gerekir” ifadesinde bulundu. 

 

‘YARGI PAKETİ SORUNLARI ÇÖZMEYECEKTİR’

 

Türmen’den sonra söz alan Halkevleri Eş Genel Başkanı Nuri Günay da, Türkiye’de demokrasi ve barıştan söz edilmeyeceğini söyledi. Günay, “Türkiye’de adaletin olmadığını, derinleşen ekonomik krizden dolayı halkın açlık sınırının altında yaşamasında görebiliriz. Halkın büyük çoğunluğu açlık sınırının altında olmasının sebebi adaletsiz paylaşımından kaynaklanıyor” dedi. Kanun Hükmünden Kararname ile görevinden ihraç edilen kamu emekçileri, kadınlar, gençler, işsizlik, eğitim, sağlık ve birçok sorunun bu çözülmesi gerektiğini dile getiren Günay, “Belediyelerin gasp edildiği ve bunların adalet kurumu yoluyla yaptığı bir ülkede yaşıyoruz. Yargının hükümetin egemenliği altına giren bir ülkedeyiz. Tüm bunlara baktığımızda mevcut hükümetin getirdiği yargı paketinde sorunları çözecek bir adaletin çıkacağını düşünmüyorum” diye belirtti. 

 

‘YARGI PAKETİ HÜKÜMETİN MUHALEFETİN KANCASINA TAKTIĞI YEMDİR’

 

Ardından söz alan DHK yönetim kurulu üyesi Salih Zeki Tomak ise “Bu yargı paketi savaşa giren hükümetin muhalefetin kancasına taktığı bir yemdir. Bu yargı paketine ve savaş tezkerelerine yok demek zorundayız. Bu anlamda barış ve demokrasi isteyen herkesin bu yargı paketine hayır demesi gerekir” diye konuştu.

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha