• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Eren Keskin hakkında açılan 143 dava var: "Asla yurtdışına gitmeyeceğim"

Eren Keskin hakkında açılan 143 dava var:
0 0

Eren Keskin. İnsan hakları savunucusu bir avukat. Hakkında açılmış tam 143 dava var. 12.5 yıllık bir ceza ise istinafta bekliyor. Cezanın kesinleşme riski olsa da, Keskin yurtdışına asla gitmeyeceğini belirtiyor.

18 Aralık 2018 Salı 15:49

"Aslında hepimizin gitmesini istiyorlar. Gitmesek yasa değiştirmek zorunda kalacaklar. Ceza kesinleşirse cezaevinde mücadeleme devam edeceğim. Bu benim hayat biçimim" diyen Keskin, pek çok hak ihlali davasına karşı ön saflarda yer alan bir isim. 

 

Gazeteduvar'dan Bircan Değirmenci, Keskin için şu tanımlamayı yapıyor:

 

"...Devlet Güvenlik Mahkemelerinde savunma yaparken, Cumartesi Anneleri eylemlerinde otururken, hak ihlallerinin peşinden giderken, panellerde konuşma yaparken, gözaltında cinsel şiddete uğrayan kadınların hakkını ararken, Fatih Altaylı’yla kavga ederken, Öcalan’ın avukatı olduğu için saldırıya uğrarken, oturma eyleminde panzerden sıkılan suyun altında ıslanırken rastlayacaktım ona. Ve onunla bütünleşen makyajı, özenle taranmış saçları, kendine has giyim tarzıyla, süslü ama konuşurken insanda ‘cesaret hapı mı içmiş’ izlenimi uyandıran bu cesur ve güzel kadın Eren Keskin’di."

 

Babasının Kürt olduğunu 13 yaşında öğrendiğini anlatan Keskin, "O zaman benim için çok büyük bir anlamı yoktu ama solcu olduktan ve Kürtleri öğrenmeye başladıktan sonra çok hoşuma gitmeye başladı, Kürtmüşüz diye. Ondan sonra da zaten Kürt meselesiyle her zaman bir ilgim oldu" diye konuşuyor.

 

1995’te Özgür Gündem’de yazdığı bir yazıda ‘Kürdistan’ kelimesini kullandığı için cezaevine giren Keskin, o günleri şöyle anlatıyor:

 

"Cezaevinde çok iyi anılarım, çok sevdiğim kadınlar da oldu ama alternatif yapıların da aslında bir şekilde devlete benzediklerini gördüm. Bunu tüm örgütsel yapılar için söylüyorum. Bütün karar mekanizmalarında erkekler vardı. Hiç kadın yoktu. Bunlar benim için önemliydi. İnsan haklarının aslında ne kadar herkese lazım olduğunu bir kez daha düşünmeye başladım.

 

Devletin politikalarına karşı mücadele ederken ona da benzeyebiliyorsunuz. Bu tehlike her zaman var. O nedenle ben demokratikleşmenin kendimizden başlaması gerektiğine inanıyorum. Ben ne kadar demokratım, ne kadar erkek egemenliğini kendi içimde aştım? Ne kadar militer yapıdan uzağım? Kendi hemcinsimi ne kadar kıskanıyorum? Bunlar çok önemli. Hayatımızda bizi çok etkileyen şeyler. Cezaevinin en büyük katkısı bu oldu. Bunları kırmaya çalışmak çok önemli bence."

 

1999’da PKK lideri Abdullah Öcalan'ın yakalanmasının ardından, avukatlarından biri olarak görev yapan Keskin, kendilerini hedef alan saldırılar yüzünden altı ay evine gidemediğini belirtiyor. 

 

Umudunu hiç yitirmediğini kaydeden Keskin, "Dünyayı hep direnenler değiştirmiştir. Ben buna inanıyorum. Birtakım şeyler değişmek zorunda. Umutsuz bir mücadele olmaz. Ben cezaevine girsem de cezaevinde de düşünce ve ifade özgürlüğü için mücadele etmiş olmam benim için güzel bir şey" diyor. 

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha