• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

HDP, HDK, DTK ve DBP'den ortak açıklama: Savaşı dayatan iktidara 'dur' demek, bütün Türkiye halklarının sorumluluğudur

HDP, HDK, DTK ve DBP'den ortak açıklama: Savaşı dayatan iktidara 'dur' demek, bütün Türkiye halklarının sorumluluğudur
0 0

"Suriye halkına saldıracak olan iktidar bloğu DAİŞ’in başaramadığını başarmaya çalışıyor"

9 Ekim 2019 Çarşamba 19:03

Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırı tehditleri gündemiyle bir araya gelen HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, HDK Eş Sözcüleri Gülistan Kılıç Koçyiğit, Sedat Şenoğlu, DTK Eş Başkanı Berdan Öztürk, DBP Eş Genel Başkanı Mehmet Aslan parti genel merkezinde basın açıklaması düzenledi. Yapılan ortak açıklamada, "Savaşı dayatan iktidara 'dur' demek bütün Türkiye halklarının sorumluluğudur" denildi.

 

Açıklamada, "Meşruluğunu yitiren, aciz duruma düşen, kendi içinde çatırdayan iktidar, geçmişteki savaş hükûmetleri döneminde olduğu gibi savaştan beslenen, Kürt karşıtlığını kendine bayrak edinen bütün güçleri etrafına toplayarak içinde olduğu krizi aşmak için bölgesel bir savaşı gündeme getirmiştir" ifadelerine yer verildi.

 

Gülistan Kılıç Koçyiğit 'in okuduğu ortak basın bildirisi şöyle:

 

Biliyorsunuz ülkenin şu an yakıcı bir gündemi var. Rojava'ya yönelik dün bir askeri tezkere Meclis'ten geçti. Biz de 4 kurum olarak tezkereye ve Türkiye'nin gündemine ilişkin görüşlerimizi sizlerle paylaşacağız.

 

Uluslararası komplonun 21’inci yılında savaş dayatılıyor

 

Bundan tam 21 yıl önce bugün, Sayın Abdullah Öcalan şahsında çözüm iradesine karşı yine Suriye’de başlatılan uluslararası plan ve komplonun yıl dönümünde tekrar bir savaş planının devreye sokulmuş olması tesadüf değildir. Sayın Öcalan, son avukat görüşmelerinde “bir Türk – Kürt savaşı çıkarılmaya çalışılıyor” tespitinde bulunmuş buna karşı “rasyonel devlet aklının devreye girmesi ile çatışmanın zeminini bir haftada ortadan kaldırabileceğini” söylemiştir. Geldiğimiz tarihsel aşamada işgal ve savaş siyasetini dayatan, Kürt halkının ve kazanımlarının inkârını ve imhasını sürdürmeye çalışan bir iktidar aklı ile karşı karşıyayız.

 

Meşruiyetini yitiren iktidar krizi aşmak için bölgesel bir savaşı gündeme almıştır

 

Meşruluğunu yitiren, aciz duruma düşen, kendi içinde çatırdayan iktidar, geçmişteki savaş hükümetleri döneminde olduğu gibi savaştan beslenen, Kürt karşıtlığını kendine bayrak edinen bütün güçleri etrafına toplayarak içinde olduğu krizi aşmak için bölgesel bir savaşı gündeme getirmiştir. Herhangi bir meşruiyeti olmayan bu işgal girişimine ülke içinde meşruiyet sağlamak için Meclis'e savaş tezkeresi getirilmiştir. Bu tezkereye evet diyen bütün partiler bilmelidir ki Türkiye halkları bu savaşa rıza göstermiyor, bu savaş ve işgal girişimini onaylamıyor. Bir kez daha Türkiye halklarının çıkarları bu partiler tarafından iktidar bloğunun ve müesses nizamın çıkarlarına tercih edilmiştir.

 

Suriye halkına saldıracak olan iktidar bloğu DAİŞ’in başaramadığını başarmaya çalışıyor

 

Ayrıca iktidarın tüm bu meşrulaştırma çabalarına rağmen, böylesi bir girişimin uluslararası toplum nazarında da kabul görmediği bütün açıklığıyla ortadadır. Selefi, cihadçı çeteleri kullanarak bugüne kadar barış içinde yaşayan kadın, çocuk bütün Suriye halklarına saldıracak olan iktidar bloğu, DAİŞ barbarlığının başaramadığını başarmaya soyunmaktadır. Kürt inkârı ve soykırımının 21’inci yüzyılda sürdürülmesi manasına gelen bu yaklaşım halkların direnişi ve barış içinde yaşama iradesi karşısında dün olduğu gibi bugün de kaybedecektir. 

 

İktidara “dur” demek bütün Türkiye halklarının sorumluluğudur

 

Bütün Kuzey ve Doğu Suriye ile Rojava’dan, bugüne kadar Türkiye’ye tehdit değil barış ve kardeşlik mesajları gelmiştir. Kuzey ve Doğu Suriye ile Rojava halkları Türkiye’de yaşayan halkların akrabası, dostu, kardeşidir. Yapılması düşünülen, vicdani ve ahlaki olarak kabul edilemez olan bu saldırı bölgesel istikrarsızlığı tetikleyecek, DAİŞ, El Kaide gibi barbar çetelere alan açacak ve halklar arasında sonu gelmeyen nefret bariyerleri örecektir. Kendi bekası ve kini uğruna savaş kışkırtıcılığı yapan ve ülkeyi bölgesel bir savaşın içine sürükleyen iktidara “dur” demek bütün Türkiye halklarının sorumluluğudur. 

 

Bu savaşı durduralım, ölüm iradesine karşı yaşamı savunalım

 

Bu anlamda Türkiye’deki bütün yaşam savunucularına, Demokratik Kitle Örgütlerine, Sendikalara, Emekçilere, Kadın Örgütlerine, Sivil Topluma çağrımızdır; “Bu savaşı durduralım, ölüm iradesine karşı yaşamı savunalım.” Uluslararası kurum ve kuruluşları, insan hakları ve barış savunucularını, insanlık düşmanı barbar DAİŞ’i yenen Rojava halklarına ve kazanımlarına sahip çıkmaya, halklar arasındaki dostluk ve dayanışmayı güçlendirmeye davet ediyoruz. 

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha