• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Hukukçular, İpek Koza Grubu'na yönelik kayyum kararını değerlendirdi

Hukukçular, İpek Koza Grubu'na yönelik kayyum kararını değerlendirdi
0 0

İpek Koza Holding ve bünyesindeki şirketlere kayyum atanması kararını hukukçular, 'ekonomik risk' olarak yorumladılar.

26 Ekim 2015 Pazartesi 16:37

Hukukçular, İpek Koza Holding ve bünyesindeki şirketlere kayyum atanmasını değerlendirdiler.

 

İşte hukukçulardan İpek Koza Holding'e verilen kayyum kararı değerlendirmeleri:

 

"KAYYUM BAĞIMSIZ OLMAK ZORUNDA"

Av. Hüseyin Uğur Poyraz, Türkiye'de, siyasetin hoşuna gitmeyen tüm gruplara karşı, kimi zaman vergi denetimi, kimi zaman TMSF eli ile kimi zaman da ticaret hukukunun bazı hükümlerin etkin bir biçimde işletildiğini söyledi. Av. Poyraz, konu ile ilgili değerlendirmesinde şunları kaydetti: "Bir şirketin yönetiminin acze düşmesi veya başka bir gerekçe ile şirketi yönetmesi için mahkeme kararı ile kayyuma devredilir. Kayyum, şirketin hak ve alacaklarını iyi yönetmekle mesuldür. Burada kayyumun çok önemli bir görevi var. Hem şirket ortaklarına karşı hem de devlete karşı bağımsız olmak zorunda. Siyasi otoritenin isteği doğrultusunda hareket ederse, kayyum suç işlemiş olur. O nedenle, kayyum atandığı görevi tam bir tarafsızlık ve basiretli bir tacir sıfatı ile yapmak zorunda."

 

"BUNLAR SORUNLU KARARLAR"

 

Av. Poyraz, bu türden kararların, ekonomi için de risk oluşturacağını, başta yabancılar olmak üzere yatırımcıları ürkütebileceğini ifade ederek, "Bunlar sorunlu kararlar. Türkiye'de, siyasetin hoşuna gitmeyen gruplara yönelik, kimi zaman vergi denetimleri, kimi zaman TMSF eli ile, kimi zaman da ticaret kanunun bazı hükümleri uygulanarak el konuluyor. Ancak bunlar son derece riskli durumlar" dedi.

 

"EKONOMİ İÇİN RİSK OLUR"

 

Bu türden kararların, ekonomi için de risk oluşturacağını, başta yabancılar olmak üzere yatırımcıları ürkütebileceğini ifade eden Av. Çağrı Çetin "Ergenekon soruşturması başladığından beri hukuk herkese lazım diyordum. Devam eden soruşturmalara dair yargısız infazlar yapıldı.Yargısız infaz yapmak bir hukukçuya yakışmaz lakin kayyumun atanması haberi karşısında aklıma ilk gelen orda çalışan basın emekçileri oldu.Siyasi bir intikam operasyonu değil, maddi gerçeğin ortaya çıkmasını dilerim" şeklinde konuştu.

 

"DELİLLER SOMUT OLMALI"

 

Av. Yasemin Bal ise konu ile ilgili yaptığı değerlendirmede "Savcılığın bu yönde bir karar verebilmesi için 'aciliyet' koşulunun gerçekleşmesi gerekmektedir. Soruşturma sırasında tedbir mahiyetinde olabileceğinden Sulh Ceza Hakimlikleri Kanunu kapsamında ve Ceza Muhakemesi Kanunu 133'ncü maddesine istinaden Sulh Ceza Hakimliğince de bu karar verilebilir. Ancak kanun, kayyım atanması kararı verilebilecek suçları teker teker (9 adet) saymıştır" dedi.

 

"BU FİRMALARIN YÜZLERCE TEDARİKÇİLERİ VAR"

 

Av. Bal açıklamasının devamında "Bu tip kararların çok ciddi bir biçimde incelenerek ve somut delillere dayanarak verilmesi gerekir. Türkiye ticaret yapan çok uluslu şirketleri dahi ürkütür. Bu firmaların binlerce çalışanı yüzlerce tedarikçileri var. Ekonomi için çok ciddi riskler bunlar. Bu durum, hem yerli yatırımcının hem yabancı yatırımcının, Türkiye'ye yatırım yapma konusundaki planlarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca bu türden kararların, bir süre sonra yargıdan, Türkiye'ye yüklü faturalar çıkararak dönebileceğini de görmek gerekir" dedi.

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha