• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Japonya’daki üniversitelerde Kürtçe artık seçmeli ders

Japonya’daki üniversitelerde Kürtçe artık seçmeli ders
0 0

Yaşadığımız coğrafyadan 12 bin kilometre uzaklıktaki Japonya’da, son yıllarda Kürtçeye yoğun ilgi var

20 Nisan 2019 Cumartesi 21:48

. Öyle ki ülkedeki üniversitelerde Kürtçe seçmeli ders olarak verilmeye başlandı. Ayrıca Japonca-Kürtçe gramer kitabı ve sözlüğü Nûbihar Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Tokyo Yabancı Araştırmaları Üniversitesi Kürt Dili Öğretim Görevlisi Vakkas Çolak da Yeni Yaşam’dan Neğşirvan Güner’e Japonların Kürtçeye olan ilgisini anlattı.

 

Söyleşinin tamamını paylaşıyoruz.

 

 

Japonya’da ilk Kürtçe sözlük ve ilk Kürtçe gramer kitabı yayımlandı. Sizin de büyük katkınızın olduğu bu çalışma hangi ihtiyacın ürünü?

 

Kolektif bir çalışmanın ürünü olarak Japonya’da ilk Kürtçe sözlük ve gramer yayınlandı. Kendi alanlarında bir ilk. Beş altı yıllık süreç içerisinde Orta Doğu’da devam eden savaşın merkezinde Kürtler vardı. IŞİD’e karşı verilen bu kahramanca mücadele Kürtlerin adını bütün dünyada görünür kıldı. Hayranlıkla izlendi. Japon halkı da buna kayıtsız kalamazdı. Japon halkı, medyası ve hükümetinin genel görüsü Kürdistan’ı işgal eden, parçalayan, sömüren ülkelerin bakış açısıyla aynıydı. Bunun temel iki sebebi var. Birincisi Japonya’da tarihsel süreç içerisinde Kürtlerle gelişen bir diyaloğun yokluğu, Kürtler üzerine çalışma yürüten insanların, diplomatik bağ ve akademik anlamda herhangi bir ilişkisinin olmamasıydı.

 

İkinci olarak ise Japonya’da Türkiye, Irak, Iran, Suriye ve Arap ülkelerinin büyük lobilerinin olması ve bu alanda çalışma yürütmeleri. Akademide onların söz sahibi olması ya da onlar gibi düşünen insanların söz sahibi olması. Tabi bunların etkileri sonucu bu bakış açısı hükümet ve devlete de cereyan etmişti. Tarihsel bağları da yok sayamayız tabi. Biz de Japonya’da yasayan Kürtler olarak bu alanda yeni şeyler yapmak istedik. Özellikle Japonların Kürtleri, Kürtlerden ve Kürtçeden tanımalarını sağlamak istedik. Bir halkı anlamanın en iyi yolu onların duygu dünyasına girmektir. Bunu da dil ile başarabilirdik. Bundan dolayı da böyle bir çalışma ile başladık, bu bir giriştir, devamı gelecektir. Akademik alanda Japonların Kürtçeyi öğrenebileceği herhangi kurumun, kitabın olmayışı bunun temel etkenlerinden.

 

 

Japon halkının Kürtçeye olan ilgisi nasıl?

 

Daha önceden sadece Orta Doğu ile ilgilenen insanların merakı vardı. Ama Kuzey Doğu Suriye’de IŞID’in yenilgiye uğratılması, kadınların savaşması, böyle bir mücadelenin aktörü olması elbette Japon halkının da dikkatini çekti. Bundan sonra temel sorularla, Kürtler kimdir, Kürt edebiyatı nedir gibi sorular etrafında bir arayışa girdiler diyebiliriz. Şu anda ders verdiğim Tokyo Yabancı Araştırmaları Üniversitesi’nde en yoğun ilgi ve tercihin olduğu seçmeli ders Kürtçe. Bu da bize Japonya’daki diğer üniversitelerin de programına Kürtçe dersini almaya başlayacağını gösteriyor.

 

Aynı zamanda Tokyo Yabancı Araştırmaları Üniversitesi Kürt Dili öğretim görevlisisiniz. Bulunduğunuz ülkede Kürt diline ve edebiyatına nasıl bir yaklaşım var?

 

Üniversitede bu bir ilk. Henüz ikinci haftayı geride bıraktık. Özellikle Orta Doğu temelinde akademide çalışan insanların çok büyük ilgisi var. Akademisyenlerle yaptığımız sohbetlerde temel sorun şuydu; bugüne kadarki yaptığımız çalışmalarda kendilerinin de Kürtlere bakış açısı Türkiye, İran ve Suriye devlet bakış açısıyla aynıydı. Çünkü onların kaynaklarından okumuşlardı. Ama saha araştırmaları yaptıklarında durumun bildikleri gibi olmadığını, Kürtlerin dilinin, edebiyatının çok zengin olduğunu gördüklerini dile getirdiler. Bundan sonra da Japonya’da bunun asılması ve Kürt dilinin ve kültürünün tanıtılması ve geliştirilmesi için katkı sunacaklarını söylediler. Edebiyat anlamında pek bir şey yok, sadece çeviriler var. Ama önümüzdeki planlarımızda Kürt edebiyatının başat kısmını Japoncaya çevirmeyi düşünüyoruz. Edebiyat alanında benim yazdığım tanıtım amaçlı yazı var. Onun dışında daha çok siyaset üzerine yazılar ve çeviriler mevcut.

 

 

Görünen o ki Kürtçenin öğretilmesi konusunda Türkiye’den daha rahat bir ortam var. Bunun için ne demek istersiniz?

 

Kürtçe nezdinde yapılacak çalışmaların artarak devam edeceğini ifade etmek istiyorum. Japonya’da Kürtçenin bir devlet üniversitesinde resmi olarak okutulmasını, Japonya açısından gurur verici Türkiye açısından ise utanç verici bir durum olarak görüyorum.

 

Japonya edebiyatında, sanatında, müziğinde ve sinemasında Kürtlerle ilgili neler var, bu alanlarda çalışmalarınız var mı?

 

Bunlardan ilki 1975 yılında yazar araştırmacı ve iş insanı kimliği ile Japonya’nın en büyük inşaat firması olan Taisei’de üst düzey yöneticilik yapmış yazar Suguru Igarashi’nin yazdığı “Kürt Çiçeği” isimli romandır. Yazar kelebekler üzerine araştırma yapan bir akademisyen. Roman tema olarak bir Japon araştırmacı akademisyen ile Asuri bir kızın aşk hikayesi üzerine kurulmuştur. Japon edebiyatında Kürtleri ve Kürdistan coğrafyasını konu edinen ilk roman olması münasebetiyle çok önemli bir eserdir ve ayrıca yazarın da ilk romanıdır. Kürtler üzerine yazılan ikinci çalışma ise Japon edebiyatının meşhur macera romanı yazarı Funado Yoichi tarafından 1991 yılında yazılan Kum Kronolojisi (The Sand Chronicle) isimli romandır. Yazar bu romanı yazmak için İran ve Kürdistan’a seyahat etmiştir.

Roman konu olarak Orta Doğu’da bağımsız bir devlet kurmaya çalışan Kürtleri ve mücadelesini konu alıyor. Bu roman Japon tiyatro yönetmeni Matsumi Mori tarafından Samir şahsında halk tiyatrosunda sahnelenmiştir. Japonlar tarafından yazılan üçüncü roman ise son yıllarda medyada da epey konu edilen iltica sorunu ile ilgili Shimomura Atsushi tarafından 2016 yılında yazılmış sosyo-politik bir roman olan “Mülteci Müfettişi” isimli romandır. “Kürt Yıldızı” adıyla (Kurdo no Hoshi) Yasuko Yoshikazu tarafından 1986 yılında yazılıp Kürtleri konu edinen ilk çizgi roman var. Altı cilt olarak yazılmıştır. Saito Takawo tarafından yazılan çizgi roman “Golgo13” serisinin dört farklı hikayeden oluşan 118. cildinde son hikaye “Yaslı Aslan”da Kürtler ve ulusal kurtuluş mücadelesinin sembollerinden Molla Mustafa Barzani’yi ve mücadelesini anlatmaktadır.

 

“Mobile Suit Gundam 00” Japonya’nın meşhur çizgi film yönetmeni Seiji Mizushima tarafından yönetilen ve Yosuke Kuroda tarafından yazılan dünyaca meşhur Japon çizgi filmidir. Türkçeye de çevrilip televizyonda yayınlanmıştır.

Filmin ilk bölümü 24. yüzyılda Kürdistan (Krugis) Cumhuriyeti’nde bir savaş ile baslar ve elli bölümlük dizi halinde devam eder. Filmin kahramanı Setsuna 2008 yılında en iyi ikinci anime kahramanı seçilmiştir. “Kawa ve 7 oğlu, Kürtlerin hikayesi” 2015 yılında Etsuko Nosaka ve Armanc Shakuli tarafından yazılan çizgi roman Newroz destanını konu alan ilkokul çocukları için yazılmış resimli hikayedir. “İpek Yolu, Kürt Sorunu” ve “Tokyo Kürtleri” isimli çekilmiş iki belgesel var. Bir de sinema filmi çekilecek onun da senaryosu yazım aşamasında. Genç bir Japon yönetmenle ortak çalışıyoruz üzerine. “Kürt Çiçeği” romanını da Kürtçeye çevirmeyi düşünüyoruz ileri ki zamanlarda. Benim Kürtçeye çevirdiğim Japon Masalları var, eğer yayınlayabilirsek devamı da gelecektir.

 


Kaynak: Yeni Yaşam / Söyleşi: Neğşirvan Güner

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha