• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Kaçırılan KHK’li Yusuf Bilge Tunç’un babası: 90’lardaki olayların bir benzerini yaşıyoruz

Kaçırılan KHK’li Yusuf Bilge Tunç’un babası: 90’lardaki olayların bir benzerini yaşıyoruz
0 0

Türkiye, “15 Temmuz darbe girişimi”nin ardından 1990’lı yıllarda yaşanan kaçırılma vakalarının bir benzerini yaşıyor.

16 Ağustos 2019 Cuma 00:47

Arka planda MİT’in olduğu belirtilen ve siyah Transporterların devrede olduğu kaçırılma vakalarına ilişkin şubat ayından beri kayıp olan altı KHK’liden dördü geçtiğimiz günlerde bir anda bulunmuş, gözaltına alındıkları duyurulmuştu. Dört kişi 12 gün süren gözaltı sürecinin ardından tutuklanırken, aynı gün bir başka kaçırılma vakası daha yaşanmıştı. Sanayi Bakanlığı’nda uzman olarak çalışırken KHK ile görevden alınan Yusuf Bilge Tunç’un da kaçırıldığı duyurulmuştu.

 

Dokuz gündür kayıp olan Yusuf Bilge Tunç’un babası Mustafa Tunç, kaçırılma vakalarını başından beri takip eden HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun sosyal medyaya yayınlanan canlı programında konuştu. Oğlunun kaçırıldığını ifade eden baba Tunç, “Bir zamanlar yine böyle oluyordu, insanlar ortadan kayboluyordu. 90’lardaki olayların bir benzeri yaşanmaya başladı Türkiye’de” dedi.

 

Tunç, Oğlunun Sanayi Bakanlığı Müsteşarlığı’nda uzman olarak çalışırken 15 Temmuz’un ardından önce açığa alındığını daha sonra da görevine son verildiğini belirtti. 

 

6 Ağustos’tan beri oğlu Yusuf Bilge Tunç’tan haber alamadıklarını belirten Tunç, “Gözaltına alındığını zannetik. Polise başvurduk. Emniyet bize böyle bir gözaltı yok dedi. Jandarmaya, savcılığa başvurduk ama bir netice alamadık” dedi.

 

Yusuf Bilge Tunç’un görevden alındıktan sonra geçimini ambalaj ürünü dağıtarak sağladığını ifade eden Tunç, küçük oğlunun ağabeyinin iş yaptığı yerleri araştırırken bir AVM önünde arabasını bulduğunu söyledi.

 

Durumu polise haber verdiklerini belirten Tunç, polisin kendilerine arabanın Yusuf Bilge Tunç tarafından terk edildiğini söylediğini ifade etti. 

 

Tunç, şunları ifade etti:

 

“Polis bu arabanın terk edildiğini söyledi. Biz olay yeri incelemesi yapılmasını istedik. Parmak izi var mı diye. Ancak polis oğlumun eşine sizin kocanız arabayı buraya kilitlemiş ve bırakmış, şuraya pusu kurun bir süre sonra çıkar gelir demiş. Oğlum bana ya da eşine haber vermeden hiçbir yere gitmez. Yedek anahtarla arabayı açtık, şahsi eşyaları arabanın içerisindeydi. Benim tahminime göre araba oraya başka birileri tarafından park edilmiş. Ben oğlumun birileri tarafından kaçırıldığı kanaatindeyim.”

“Bu memlekete hiçbir zarar vermedik, veremeyiz” diyen Tunç, “Yetkililerden bir an önce oğlumun bulunmasını istiyorum. Suçu varsa yargı verir cezasını. Bu memlekete zarar verenlerle birlikte olamayız. Hiçbir zaman bu memleketin vatandaşı olmaktan şikâyetçi olmadım. Bu olay hayatı bize zindan etti” dedi.

1990’lı yıllarda kayıp insan vakalarının yaşandığını hatırlatan bana Tunç, şöyle devam etti:

“Bir zamanlar yine böyle oluyordu, insanlar ortadan kayboluyordu. Hâlâ çocuklarını bulamayan Cumartesi Anneleri’ni televizyonda izliyoruz. Yine 90’lardaki olayların bir benzeri olmaya başladı Türkiye’de. Suçlu aranıyorsa yakalansın, yargı cezasını versin. Böyle bir şey yok. İnsanlar bir anda ortadan kayboluyor. Herkes perişan.”

Yayını buradan izleyebilirsiniz 

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha