• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Kalın: Yeni normallere ayak uydurmalıyız; turizm haziran ortasında başlayabilir

Kalın: Yeni normallere ayak uydurmalıyız; turizm haziran ortasında başlayabilir
0 0

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “Yeni dönemin yeni normal şartlarına uyum sağlamamız gerekiyor” diyerek, turzim sektörünün de haziran ayı ortasında faaliyete geçebileceğini belirtti.

24 Mayıs 2020 Pazar 00:08

AA’nın haberine göre, NTV’de internet üzerinden canlı yayına katılan Kalın, Covid-19 salgınında normalleşme süreci için şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu normalleşme süreci asla bir gevşeme, tedbirleri elden bırakma süreci değil. Sadece bu yeni dönemin yeni normal şartlarına uyum sağlamamız gerekiyor. Yani maskeyle sosyal mesafeyle temizlik kurallarına uyarak yaşamayı bir şekilde öğreneceğiz. Bu kurallar, bu alışkanlıklar ve pratiklerle bir müddet daha bu süreci birlikte yönetmek durumundayız ama ortada hakikaten güzel de bir tablo var bizim açımızdan.”

 

‘Tedbirler devam edecek’

 

Salgında vaka ve can kaybının giderek azaldığını ifade eden Kalın, şöyle devam etti: “Özellikle vefat ve entübe olan hasta sayısını sıfıra doğru çekersek, sıfır civarlarında tutarsak bu mücadelede çok önemli bir aşamayı geride bırakmış sayılırız ama yeni normalin ne olduğunu da artık görmemiz gerekiyor. Yani özellikle üç nokta; maske, mesafe ve temizlik konusunda gereken tedbirleri bundan sonra da almaya devam edeceğiz.”

 

’10-15 günlük süreçte belli olabilir’

 

Kalın, “Olumsuz bir tabloyla karşılaşılmazsa restoran, kafeler, sahiller, parklar, ormanlar ne zaman açılır?” sorusu üzerine bu konuda Ramazan Bayramı’ndan sonra bir değerlendirme yapılacağını söyledi.

Cumhurbaşkanlığı sözcüsü, diğer iş yerlerinin açılmasının da önümüzdeki 10-15 günlük süreçte belli olabileceğine dikkati çekti.

 

‘Turizm haziran ortası gibi başlayabilir’

 

Turizmle ilgili alınan tedbirlere de değinen Kalın, işletmelerin Sağlık Bakanlığı’nın turizm faaliyetleriyle ilgili yayınladığı yönerge ve kurallara harfiyen uyması gerektiğini ifade ederek, şöyle devam etti: “Turizm sektörünün de yavaş yavaş haziran ortaları gibi inşallah açılmasını, kısmen normale dönmesini bekliyoruz. Ama bunu bu tedbirlerle birlikte düşünmek durumundayız. Yerli-yabancı turistlerimizle haziran ortası, üçüncü haftası, haziran ayı sonuna doğru bu hareketliliği görebiliriz ama bunun mutlaka bu hijyen kuralları, virüsle mücadele çerçevesinde olması gerekiyor.”

 

Kalın, ayrıca yurtdışından gelen bütün turistlerin ‘corona’ testine tabi tutulacağını, turizm bölgelerinde test merkezleri kurulacağını ve gerekli tüm tedbirlerin alınacağını da sözlerine ekledi.

 

‘Tüm ekonomiler için kayıp yılı’

 

Kalın, salgının yarattığı ekonomik krizden ötürü bu yılın 2020’nin ‘bütün dünya ekonomileri için bir kayıp yılı olacağını’ belirterek, şu ifadeleri kullandı: 

 

“Bir eksiye gidiş, eksi büyümenin olduğu bir yıl olacak. Bu herkesin maruz kaldığı bir durum olduğu için hepimiz bundan üç aşağı beş yukarı benzer oranlarda etkileneceğiz ama buradan hep birlikte toparlanarak çıkacağız. Dünya ekonomisi, küresel ticaret ve finans piyasaları toparlamaya başladığında biz de izafi olarak onunla eş zamanlı toparlamaya başlayacağız. Özellikle gıda sektöründe üretim ve turizm alanında hareketlilik başladığında bazı verilerin, değerlerin normale doğru ilerlediğini göreceğiz.”

 

‘Maske dağıtımında gecikmeler oldu’

 

Türkiye’de maske üretimi noktasında bir sıkıntı olmadığını ifade eden Kalın, dağıtım noktasında zaman zaman gecikmeler yaşandığını, devlet kurumları, özel sektör ve okullarda her gün milyonlarca maske üretildiğini, vatandaşların ister ücretsiz ister de kendi imkanlarıyla maske temin etmesi noktasında sıkıntı yaşanmadığını kaydetti. 

 

‘Sivil siyasette kabul edilemez’

 

Milletvekili transferi tartışmalarına ve erken seçimi söylentilerine de değinen Cumhurbaşkanlığı sözcüsü, şu değerlendirmelerde bulundu: “Milletvekili transferi, milletvekili pazarlıkları, piyasası maalesef bu ülkenin siyasetinde kuruldu. Bunlar sivil siyaset adına kabul edilebilir şeyler değil. Çünkü bir vatandaş bir milletvekilini seçerken onu şu partiden, şu bölgeden kendisini temsil etmek üzere ya da bağımsız seçer. O kişi kalkıp bu yetkiyi başka bir siyasi pazarlık için al ver için başka bir hesap için kullanamaz. Bu demokrasinin temel ilkelerine aykırıdır. Vatandaşın bir milletvekiline verdiği temsil yetkisinin anlamına aykırıdır. Sayın Kılıçdaroğlu’nun böyle bir açıklama yapması bence kendilerinin ne kadar çaresizlik ve panik içerisinde olduklarını gösteriyor. Türkiye’de şu anda böyle bir seçim ortamı yok. Tam tersine bir kriz döneminden geçiyoruz. “

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha