• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Kayyım atanan Van Belediye Başkanı Ertan, BM’de konuştu: İnsan hakları ihlali var

Kayyım atanan Van Belediye Başkanı Ertan, BM’de konuştu: İnsan hakları ihlali var
0 0

Yerine kayyım atanan üç büyükşehir belediye başkanından biri olan Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Bedia Özgökçe Ertan, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi’nin 42’nci oturumuna video konferans ile katıldı.

21 Eylül 2019 Cumartesi 20:39

Ertan, yaptığı konuşmada, Türkiye’nin BM’nin özünü oluşturan evrensel değerlere aykırı hareket ettiğini ve 1948 tarihli İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne ilişkin sözleşmeyi ihlal ettiğini söyledi.

 

“BM kendiliğinden bir araya gelmiş bir örgüt değil aksine milyonlarca insanın yaşamına mal olan, sayısız savaş suçunun işlendiği; yirminci yüzyılın en büyük suçlarından olan İkinci Dünya Savaşı’nın ardından devletlerin ve toplumların ‘bir daha asla’ şiarıyla bir araya gelerek kurduğu bir yapıdır” diyen Ertan, BM’nin kabul ettiği 10 Aralık 1948 tarihli Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’ne Türkiye’nin de taraf olduğunu hatırlattı. Ertan, “Türkiye bu yapı ve bildiri ile güvence altına alınan temel, medeni ve siyasi haklar ile ekonomik, toplumsal, kültürel hakların kullanımını engellemekte ve sözleşmeyi ihlal etmektedir” dedi.

 

Ertan, yurtdışına çıkışı yasaklandığı için telekonferans yöntemiyle konuşmak zorunda olduğunu belirtti.

 

Kent yönetimlerine ‘halk meclisleri’ adı altında halkın doğrudan katılımını sağlayan bir yaklaşımı esas aldıklarını ifade eden Ertan, 2014’ten beri yerel yönetimlerde uyguladıkları eş başkanlık sistemi ile kadın özgürlük ve eşitlik mücadelesini derinleştiren ve yayan bir sistem olarak benimsediklerini anlattı.

 

Ertan, şöyle dedi: “Ancak, Türkiye’de iktidarı elinde tutan ve bugün ırkçı parti MHP ile yan yana duran AKP’nin başını çektiği iktidar, halkın seçimle kazandığı ve benim de Belediye Eş Başkanı olduğum Van, Diyarbakır ve Mardin dahil 96 belediyeye taraf olduğu uluslararası sözleşmeleri yok sayan biçimde kararnamelerle el koydu. Belediyelerde çalışan binlerce işçi ve memur ihraç edildi. 93 belediye eş başkanı, yüzlerce belediye meclis üyesi ve il genel meclis üyesi tutuklandı. Kayyımların ilk işi binbir emek ve mücadeleyle elde edilen kadın kazanımlarını ve kadın iradesini gasp etmek oldu. kayyumlar, eş başkanlık sistemini hedef alarak eş başkanlarımızı tutukladı; kadın merkezlerini, kadın sığınma evlerini, kadın yaşam alanlarını, kadın emeği pazarlarını, kadın politikaları daire başkanlıklarını ve müdürlüklerini kapattı. Bu merkezlerde çalışan kadınlar işlerinden çıkarıldı, kadın merkezi çalışanlarına davalar açıldı. Yerel demokrasi anlayışıyla örtüşmeyen, merkezden ve AKP’nin talimatlarıyla hareket eden kayyumlar, kadınlar için hayati önem taşıyan kadına yönelik şiddet merkezlerini ya kapattı ya da bu merkezlerin adlarındaki ‘kadın’ ifadesini çıkarıp bu merkezlere ‘aile merkezi’ adını verdi. Bu merkezler sözde ‘aile birliğini korumak’ adına, kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran kurumlara dönüştürüldü.”

 

Ertan, bölgede Temmuz 2015’ten Aralık 2016’ya kadar yaşanan ihlallerin yer aldığı ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği tarafından ‘Güneydoğu Türkiye’de İnsan Hakları Durumu’ başlıklı rapora da atıfta bulunarak, Türkiye’nin demokratik bir ülke olma çabasının aksine giderek totaliter ve evrensel değerleri hiçe sayan bir rejimle yönetilmeye devam ettiğini ifade etti.

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha