• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Kılıçdaroğlu: TBMM'nin yetkileri kısıtlanmış, denetimsiz bir yürütme organı yaratılmıştır

Kılıçdaroğlu: TBMM'nin yetkileri kısıtlanmış, denetimsiz bir yürütme organı yaratılmıştır
0 0

TBMM Genel Kurulu, Meclisin açılışının 99. yıl dönümü ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla özel gündemle toplandı.

23 Nisan 2019 Salı 15:32

Genel Kurul, TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un başkanlığında açıldı. İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Şentop konuşmasına başladı.

 

'TÜRKİYE'YE YÖNELİK DAYATMACI POLİTİKALAR BÜYÜK HATADIR'

 

TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un açıklamalarından satır başları:

 

- Sayın Cumhurbaşkanım siyasi partilerimizin genel başkanları milletvekilleri TBMM'nin kuruluşunun 99. yıl dönümünü anmak üzere bu özel oturumda bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu Meclis temeli milli irade olan bir yüce abidedir. Batı'da İslama karşı hastalıklı bir düşmanlık yükselmektedir. Türkiye'ye yönelik dayatmacı politikalar büyük bir hatadır. Çocuklarımızı ve gençlerimizi kendi ayakları üzerinde duran istiklal aşığı fertler olarak yetiştirmeliyiz. Çocukları hedef alan suçlarda bir artış gözükmektedir. Çocuklara yönelik suçlarla tavizsiz mücadele edilmelidir.

 

- CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na ve bazı milletvekili arkadaşlarımıza yönelik saldırı gerçekleşmiştir bu müessif saldırıyı kınıyorum. Bir daha bu tür hadiselerin yaşanmaması en büyük temennimizdir.''

 

BOSTANCI: TARİHİ OLAYLARI SADECE ANMAK YETMEZ

 

AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı’nın açıklamalarından satır başları:

 

- Zorlu şartlarda Meclis açılmadan bir yıl önce Mustafa Kemal Samsun'a çıkmış; Erzurum ve Sivas kongreleriyle ortak bir saf oluşturmaya başlamıştır. Hedef milli mücadeleyi yürütecek Meclis'tir. O yüzden TBMM merkezli Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Kuvayi Milliye hareketini, Mustafa Kemal'in tarihi rolünü hepimiz tekraren takdir, minnet ve hürmet ile anıyoruz.

 

Tarihi olayları sadece anmak yetmez. Bizlere gösterdiği yolu her zaman hatırlatmak gerek. Tarihi mirasın en başında şüphesiz milletin istiklalini, milletin azim ve kararlılığı kurtaracak ilkesi vardır. Bu mandacılığı, acaba bu tür hamiliklerden siyasi fayda sağlar mıyım diye düşünmeksizin reddetmek anlamına gelir.

 

- Ortak kaderimiz ve geleceğimiz için takip edilen milli politikaların sonu mutlaka selamete erişecektir. Çeşitli meydan okumalar karşısında, toplumsal hayata karşılık gelen hassasiyetleri iç siyasetin konusu yapmamak, kuvayi milliye ruhunun ve bu Meclis'in onurudur görevidir.

 

- Bu millet imkansızı mümküne çeviren bir ruha, vefakarlığa ve dayanışma bilincine sahiptir. Bunu dün göstermiştir. Bugün o insanların torunları aynı düşüncededir. Bu millet bir imparatorluğun çocuklarıdır. O tarihi çizgiyi muhakkak en gerçekçi şekilde kararlılıkla geleceğe uzatacaklardır.

 

- 99 yıl önce Meclisimizde kalpaklılar, fesliler ve sarıklılar vardır. Onlar ortak bir dayanışma ruhunda bir araya gelmiş, her türlü müzakereyi milletin kurtuluşu istikameti yapmışlardır. Bize bırakılan miras, siyasi rekabeti aynı şekilde yapmak, ancak Türkiye'nin geleceğini bir üst değer olarak tutmaktır.

 

- Unutulmasın ki Meclis’in sözü, milletin nihai sözüdür. Bugün bizi burada özel oturumla bir araya getiren Meclis’e karşı duyduğumuz ortak saygı değil midir? Bu saygı, milletin kader birlikteliğinin neticesi olarak görmemiz değil midir? Öte yandan Cumhuriyet ve demokrasilerde kurallar bellidir. Yöneticileri halk seçer ve geri çağırır. Makamlar kimseye mülk değildir. Seçim sonuçlarına hukukun imkanları yönünde itiraz yolları elbette vardır. Şüphesiz ki altın oy yoktur. Kural her bir oyun hakkını korumak ahlakında kayıtlıdır. Siyasi rekabet tartışmalarını, diktatörlük kavramlarında yürütmek kendi içinde çelişkilidir.

 

‘DİKTATÖRLÜKTE MAKAMLAR EL DEĞİŞTİREMEZ, BİZDE DEĞİŞİR…’

 

- Diktatörlükte makamlar el değiştiremez, bizde değişir. Diktatörlükte göstermelik seçimde hukuka ihtiyaç yoktur, bizde her türlü ihtiyaçtır. Diktatörlükte muhalefetin iktidar tasavvuru olmaz. Bizde her zaman böyle bir yol haritası olmuştur. Türkiye 16 Nisan referandumu ile sistemi değiştirmiştir. Artık Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi vardır. Bu sistem toplumsal açıdan bütünleştiricidir.-

 

- Bugün sayın Erdoğan Cumhurbaşkanıdır. Yarın bu ülkenin başka evlatları göreve gelecektir. Berat gecesi 4 evladımızın teröristler tarafından şehit edilmesi bizi milletçe üzmüştür. Çubuk’ta şehidimizin cenazesinde gelen olay kabul edilemez. Sayın genel başkana ve CHP temsilcilerine bir kez daha geçmiş olsun diliyorum.

 

‘DİKKATE DEĞERDİR…’

 

- Cumhurbaşkanımızın ‘kızgın demiri soğutmak gerek’ dediği bir siyasi atmosferde bu olayın yaşanması dikkate değerdir. Toplumsal kutuplaşmanın yerine kucaklaşmanın yolu, siyasal dilin kollarını uzatmaktan geçer. Biz bu ülkenin ortak aklından faydalandık.

 

- Bizim iddiamız, siyasetimiz, temel meselemiz, toplumumuzun vicdanıyla çağa tanıklık etmektir. Haksızlıklar adaletsizlikler karşısında Türkiye’nin sesi hepimizin onur kaynağıdır.  Yüzümüz herkese dönüktür ama sırtımız kimseye dönük değildir.

 

-  Dünyadaki egemen merkez siyasetlerin, husumetin doğurduğu popülerlikten pay kapmaya çalışmaları endişemizi artırıyor. Yerimiz küresel ölçekte insanlığın, adaletin ve hakkaniyetin safıdır. Buradan aziz milletimize, sayın Cumhurbaşkanımıza, tüm partilerin genel başkanlarına, milletvekillerine hürmetlerimi sunarken, bu ülkenin siyasi yolculuğunun hayırlara vesile olmasını diliyorum.

 

KILIÇDAROĞLU: DENETİMSİZ BİR İKTİDAR YARATILMIŞTIR

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları:

 

 - CHP adına Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı kutluyorum. Sevgili çocuklar ve değerli milletvekilleri Gazi Mustafa Kemal'in başlattığı kurtuluş mücadelesinin 99. yılı.

 

- 2023 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 100. yılıdır. Önümüzdeki 4 yıl hepimiz için yeni bir arınma dönemidir. Hak, hukuk ve adalet felsefesi ile günümüz sorunları çözülmelidir. Kuruluş da kurtuluş da hukuka dayandırılmıştır. Mustafa Kemal, Meclis'in açılışından bir gün sonra müdafai hukuku anlatır.

 

- Her bir vatandaşın hakkının ve hukukunun korunduğu anlamına gelir. 1924 Anayasası görüşülürken başkanlığa bir öneri verilir.

 

‘SON DEĞİŞİKLİK İLE KUVVETLER AYRILIĞI İLKESİ KALDIRILMIŞTIR’

 

- Mustafa Kemal Atatürk'e Meclis'i fesih yetkisi verilmek istenir. Hakimiyet kayıtsız şartsız milletin diyoruz ama fesih yetkisini Cumhurbaşkanı'na veriyoruz. Bunu doğru bulmuyorum der mebus Mahmut Esad Bozkurt. Bütün demokrasilerin omursagasını kuvvetler ayrılığı oluşturur. Askeri darbelerle egemenlik milletten alınmak istense de millet özüne dönmüştür. Son değişiklik ile kuvvetler ayrılığı ilkesi kaldırılmıştır. TBMM'nin yetkileri kısıtlanmış, denetimsiz bir yürütme organı yaratılmıştır. Cumhurbaşkanı yürütmeye fiilen başlamıştır. Meclis'in bütçe hakkı elinden alınmıştır.

 

- Bugün ortaya çıkan tablo şudur, son anayasa değişikliği ile şeffaf bir devlet yoktur. Demokrasilerde halka hesap vermek gerekir. Darbe hukukunda arınmış bu benim anayasamdır diyeceği bir anayasayı uzlaşma kültürü içinde kabul etmemizdir. Bunu yaptığımızda çocuklarımıza yaşanabilir bir Türkiye bırakacağız. TBMM'nin bu tarihi görevini yerine getirmesi dileği ile tümünüzü saygıyla selamlıyorum.

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha