• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Komisyondaki TBB yetkilisi: ‘Çoklu baro’dan vazgeçilmeli

Komisyondaki TBB yetkilisi: ‘Çoklu baro’dan vazgeçilmeli
0 0

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Hukuk Müşavirliği’nden avukat Seray Şenfer, anayasal ve yasal dayanak uyarınca ‘çoklu baro’ sisteminden vazgeçilmesini istediklerini belirtti.

4 Temmuz 2020 Cumartesi 10:11

TBMM Adalet Komisyonu’nda, Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin maddeleri üzerindeki görüşmelerde söz alan Türkiye Barolar Birliği (TBB) Hukuk Müşavirliği’nden Seray Şenfer, kurum olarak kanun teklifinde olumlu ve olumsuz buldukları düzenlemelerin yer aldığını belirtti.

 

Çoklu baro sistemine tamamen karşı olduklarını söyleyen Şenfer, delege sisteminin de Anayasa’da hüküm altına alınan temsilde adalet ilkesine uygun olarak düzenlenmesini istediklerini aktardı. 

 

Avukatların kılık kıyafetlerine ilişkin mevcut düzenlemeye dokunulmamasını istediklerini söyleyen Şenfer şöyle konuştu: “TBB meslek kurallarında bu var. Kılık kıyafetle ilgili sorunlar zaten yine uygulamada çözülmekte. Ama madde bu şekilde gelirse şortla ya da parmak arası terlikle de mahkeme huzuruna çıkma ya da adliyede görülme olasılığı olacak meslektaşlarımızın, bunun da itibarımızı düşüreceğini düşünüyoruz.”

 

Şenfer, baroların her zaman oda, alan sorunu bulunduğunu, yeni kurulan barolara yeni oda ayrılmasının nasıl mümkün olacağını da sordu.

 

Teklifte olumlu buldukları düzenlemeleri de aktaran Şenfer, “En sevindirici bulduğumuz, temyiz olanağının getirilmesi. Biz diğer mesleklerden farklı olarak görevimizi ifa ederken bir sürü suçlamayla karşılaşıyoruz. Şu anda temyiz yolunun açılması bizi mutlu etti” diye konuştu. 

 

Şenfer, mesleğe yeni başlayan avukatlardan baro keseneğinin yarı oranında alınmasının uygulamada birliği sağlayacağını vurguladı.

 

‘Çoklu baro’

 

‘Çoklu baro’ sisteminde her baro kendi üyesinin ihtiyacını gözeteceğinden ve aralarında üye sayısı anlamında ister istemez rekabet olacağından mesleğin menfaatlerini koruma, eylem ve işlemlerinin ihmal edilebileceğini söyleyen Şenfer, baroların üyelerini elinde tutmak için esnek davranma eğilimlerine de girilebileceğini savundu.

 

Meslek itibarına zarar verir

 

Farklı barolara mensup avukatların aynı büroda çalışabileceğine ilişkin düzenlemenin de bulunduğunu anımsatan Şenfer, çoklu baronun mesleki itibarlarına zarar vereceğini, meslek kurallarını işlevsiz hale getireceğini ve savunma hakkı zarar göreceğinden vatandaşa da zarar vereceğini öne sürdü.

 

Şenfer, disiplin cezalarının infazı aşamasında, infazı geciktirmek ya da aksilik yaratmak için başka baroya nakil kaydının söz konusu olabileceğini dile getirerek, “Gerçekten zor ve tehlikeli bir sistem” dedi.

 

Şenfer, çoklu baro sistemine karşı olduklarını tekrarlayarak, “Anayasal ve yasal dayanak uyarınca çoklu baro sisteminden vazgeçilmesini takdirlerinize sunuyorum” diye konuştu.

 

‘Meclis’in saygınlığı korunmalı’

 

CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre, barolar birliğini temsilen ya kurum başkanı ya da başkan yardımcılarının teklifin tümü üzerinde konuşma yapması gerektiğini belirterek, “Meclis’in saygınlığını korumak bakımından bunun önemli olduğunu düşünüyorum. ‘Ciddiye almıyorum, hukuk müşavirliğinden bir arkadaşımı gönderiyorum’ tavrını da kınıyorum” diye konuştu. 

 

Emre, Türkiye’nin çok önemli sorunları bulunduğunu ve bunların ele alınması gerektiğini belirterek, parti programlarına, seçim beyannamelerine, hiçbir belgeye koyulmayan bir konunun Meclis’e getirildiğini söyledi.

 

‘Zülfüyare dokundu sanırım‘

 

Emre, dünyada, demokrasi tarihinde önemli dönüşümlerin olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

 

“Günümüzde demokrasiyi ortadan kaldıranlar bunu geçmişte olduğu gibi artık diktatörlükler kurarak, askeri darbeler yaparak yapmıyorlar. Özellikle soğuk savaş bittikten sonra demokrasi dışı yönetimlerin itibarı kalmadı, bütün yönetimler kendilerine ‘Demokratik’ deme ihtiyacı hissediyorlar. Ancak otoriter zihniyetli bazı liderler, partiler, demokrasiyi çok incelikli taktiklerle yozlaştırıyor, sandıkla geldiği iktidarı, sandığı dejenere ederek, sandıkta seçim sonucunun değişmesinin önüne geçmeye çalışarak aslında sandığa darbe vuruyor.”

 

Demokrasiyi dejenere etmek isteyen, demokratik yolla iktidar değişmesinin önüne geçmek isteyenlerin kurumların içini boşalttığını söyleyen Emre, TBB’ye düşmanlığın arkasında da bunun olduğunu iddia etti.

 

Komisyon başkanvekili Yılmaz Tunç’un, “Sizden sonra söz alacak çok arkadaşımız var. Konuşmanızı toparlar mısınız” demesi üzerine Emre, “Zülfüyare dokundu sanırım” ifadesini kullandı.

 

Tunç’un, makul sürenin değerlendirilmesini istemesi üzerine Emre, “İsmet Paşa’nın bu mecliste bir sözü vardır: ‘Suçlularının telaşı içerisindesiniz’ diye. Bu telaşınızda onu görüyorum” dedi. 

 

Başkanvekili Tunç’un, “İsmet Paşa ile Führer arasındaki irtibatı da biliyoruz” demesi üzerine CHP ve AKP milletvekilleri arasında tartışma çıktı.

 

Başkanvekili Tunç, tartışmanın bitmesinin ardından yaptığı açıklamada, Emre’nin konuşması sırasında, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a ‘diktatör’ ve ‘Hitler’ benzetmesi yaptığını belirterek, şunları kaydetti:

 

“Toparlayın dediğim zaman başkanlık divanına söylediği bir söz var. Sayın Emre’ye söz verdik. Konuşmasını geniş açıdan aldı, değerlendirmelerine de saygı duyuyoruz. Toparlayın diye kendisini uyardığımda, başkana karşı zülfüyare mi dokundu diye söz kullandı. Yine bir şey söylemedim. Yine diktatör imalarıyla konuşmalarını sürdürdü. Benim ona müdahale etme şansım yok tabii ki. Hitlerden bahsetti, ben de gayri ihtiyarı Führer ile İnönü arasında mektuplaşma var dedim. Ben diktatör demedim. Ama siz, bugünkü cumhurbaşkanı diktatördür dediniz.” 

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha