• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Metin Münir: Yandaş medya, Erdoğan’ı melek ve Süpermen karışımı bir kişi olarak sunuyor Türk halkına; hep birlikte bir yalan imparatorluğu kurdular

Metin Münir: Yandaş medya, Erdoğan’ı melek ve Süpermen karışımı bir kişi olarak sunuyor Türk halkına; hep birlikte bir yalan imparatorluğu kurdular
0 0

"Ülkenin aleyhine olan sayısız hatasını gizliyor veya başarı olarak sunuyor."

21 Haziran 2018 Perşembe 13:23

Türkiye medyasının yüzde 90'ının elinde bulunduran AKP iktidarı, muhalif medyayı safdışı bırakma ve kendi kurguladığı siyasi bir projeyi topluma dayatma projesini adım adım uygularken, yandaş medyanın 'gazetecilik' mesleğinin tüm ilkelerini ayaklar altına alan tutumu da eleştirilmeye devam ediyor.

 

Hem yerli okur hem de uluslararası medya gözlemcileri tarafından, 'yandaş, havuz, iktidar medyası' olarak tanımlanan, sayıca ve sermayece muhalif medya ile kıyaslanamayacak büyüklükte olan AKP medyasının güvenirlik ve saygınlığı ise neredeyse sıfırlanmış vaziyette.

 

T24 yazarı Metin Münir de tam olarak bu noktaya işaret ediyor. Sürekli manipülasyon yapan, gerçekleri çarpıtan, karalama kampanyaları ile hedef alınan kişi ve kurumları itibarsızlaştırmaya çalışan yandaş medyanın bir 'yalan imparatorluğu' inşa ettiğini belirten Münir, tartışmanın kapsamını daha da genişletiyor ve ekliyor:

 

"Sadece gazeteciler değil bunu yapan, tabii.

 

Televizyon kanallarını çekilmez yapan meddahlar, AKP ve MHP milletvekilleri, danışman orduları, dinci ve sağcı sendikalar ve ticaret odaları ve sivil toplum kuruluşları ve sakallarını ve başörtülerini üniforma gibi kuşanan amigolar, insanı dininden tiksindiren cahil hacı hoca takımı…

 

Hep birlikte bir yalan imparatorluğu kurdular.

 

“Enabler” diyorlar bu tiplere İngilizcede:

 

Bir başkasının olumsuz hareketlerini ve kendine yönelik yıkıcı davranışlarını teşvik eden kişi."

 

Münir, AKP ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yanlısı bu medya çalışanlarının Erdoğan'ı, 'yağ ve övgü denizinde' yüzdürdüğü tespitinin ardından, "..şeflerine iyilik yaptıklarını sanıyorlar, ama yaptıkları tam tersidir" yorumunu yapıyor.

 

'Enabler' kavramını açıklamaya girişen Münir, "Enabler iki şey yapar: Olumsuz davranışları destekler. Bunu yaparak o olumsuz davranış içinde bulunanın kendi kendini yıkmasını kolaylaştırır. Diğerleri bir derece, ama bu güruh içinde en günahkâr olanlar gazetecilerdir" sözleriyle mekanizmanın nasıl işlediğine dikkat çekiyor. 

 

Gazeteci kimliği altında bu kişilerin, yalan ve yolsuzluğu, haksızlık ve zulmü perçinlediğine değinen Münir, gözlemlerini şöyle sürdürüyor:

 

"Ne söyler, ne yaparsa alkışlıyorlar. Hatalarını yüzüne vurmayarak onda yaptığı her şeyin doğru olduğu izlenimini yaratıyorlar. Ve daha fazla, daha büyük hatalar yapmasına yardımcı oluyorlar.

 

Bir gün, yönetiminin kaçınılmaz sonu geldiğinde, Erdoğan kabahatli ararken ilk bunlara bakacak mı bakmayacak mı bilmiyorum, ama umarım bakar. 

 

İşlenen hataları, yapılan kötülükleri, zulmü, yolsuzluğu ve haksızlığı yermeyerek, üstünü örterek çoğalmalarına neden oluyorlar.

 

Yapmaları gerekenlerin ne olduğunu pekâlâ biliyorlar, ama yapmak için kıllarını bile kıpırdatmıyorlar.

 

İnsanı gazeteciliğinden tiksindiriyorlar."

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha