• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

PYD: ABD, Fransa ve Rusya Kürtleri masada istiyor

PYD: ABD, Fransa ve Rusya Kürtleri masada istiyor
0 0

IŞİD'nin askeri olarak hakim olduğu son bölge olan Doğu Suriye'nin SDG tarafından geçtiğimiz aylarda kontrol edilmesinin ardından bölgeye ilişkin diplomasi trafiği hız kazandı.

20 Temmuz 2019 Cumartesi 14:16

Rojava ve Kuzey Suriye'nin en büyük siyasi partisi olan Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eş Genel Başkanı Şahoz Hesen, "ABD ve Fransa başta olmak üzere uluslararası koalisyon ülkeleri arasındaki periyodik toplantılar aracılığıyla herkes, Kürtlerin müzakerelere katılımlarını gerekli görüyor. Ruslar, ilgili görüşmelerde Kürt temsilinin olmayışından ve onları dâhil etme gerekliliğinden bahsediyor" dedi.

 

Şahoz Hesen, Cenevre görüşmelerine katılımı, Paris çalıştayında anayasa, yönetim ve  yeni rejimin nasıl bir şekil alması gerektiği üzerine tartışmaları, tutuklu bulunan IŞİD militanlarının  ve onların kamplarda yaşayan ailelerinin akıbeti ve Türkiye’nin Rojava’ya yönelik tehditleri hakkında Artı Gerçek’ten Yavuz Özcan'ın sorularını yanıtladı:

 

PYD Eş Genel Başkanı'na öncelikli olarak Türkiye’nin son bir haftadır sınıra yaptığı yığınak ve Rusya’dan alınan S-400 füzelerinin alımı soruldu.

 

"Türkiye'nin sınırlarımıza yönelik tehditleri hep olmuştur ve hala devam etmektedir" diyen Hesen, devam etti: 

 

"ABD ile Türkiye arasında yaşanan S-400 problemi de bu tehditlere eklenmiş ve ortamı daha da germektedir. Bir diğer mesele de güvenli bölge meselesidir. Türkiye kendi politikalarında ısrarcıdır. Kendi istekleri doğrultusunda şekillenmesini istemektedirler. Bu konuda Türkiye lehine ciddi bir gelişme görülmemektedir. Ve bu durum yerel seçimler nedeniyle ertelenmişti. Şimdi yeniden gündeme alınması için bazı girişimler mevcuttur. Tabii kendi istedikleri gibi yürümediği için hesaplarına gelmiyor. Bu sebeple dikta bir üsluba ve tehdide yönelmişlerdir. İşin gerçeği de bu tehditlerini hayata geçirme tehlikesi de vardır. Ellerinden gelse hayata geçirecekler. Eğer uluslararası güçler müdahale etmezse bu tehditlerini pratiğe dökeceklerdir. Böyle tehlikeli bir durum söz konusudur. Tabii biliyoruz ki bu durum Türkiye'nin iç işleriyle de ilgilidir. AKP-MHP hükümeti seçimlerden sonra içeride sıkışmış durumdadır. Yine AKP'nin kendi içinde de sorunlar baş göstermiştir. Ekonomik durumları pek parlak değil. Tabii daha iç içe bir çok sebep sayılabilir."

 

Türkiye’nin Rusya ile geliştirdiği ilişkilerine, aldığı silahlar ve girdiği pazarlıklara bakıldığına Ankara'nın iki süper güç arasındaki çelişkilerden yararlanmaya çalıştığını dile getiren Hesen, "Uçak düşürmek, Rus diplomatın öldürülmesi sonrası, Rusya Türkiye'den ticari ve siyasi olarak epeyce tavizler kopardı ki zaten bu en son S-400'ler de bunlardan biridir. S-400'ler alındı ve parası da ödenecek. Kullanır mı kullanmaz mı bu onların bileceği bir iş, izleyip göreceğiz. S-400’lerin alınmasında Türkiye ABD ve NATO ile ciddi sorunlar yaşamakta ve F-35 programından da çıkartıldı. Bunun daha da etkileri önümüzdeki süreçte olacaktır. Ekonomik ve siyasi olarak da etkilerini göreceğiz. Bu konuda şunu söyleyebiliriz, Türkiye'nin bu konuda girdiği ilişkiler sebebiyle geri adım atma şansı yoktur. Bu şansı olmadığı için de ABD ve NATO'yu nasıl ikna edecektir? Yani çıkmaz bir yola girmiştir ki geri dönmesi de başka sorunlar doğuracaktır. Yani ABD de Rusya da artık Türkiye'de nasıl yararlanacağına bakmaktadır ki, bu da sorunları daha derinleştirecektir. Türkiye girdiği yolda zarar görüyor ve bu zarar gittikçe daha da ağırlaşacaktır" ifadelerini kullandı. 

 

PYD ile Türkiye arasında görüşmeler olduğuna dair iddialar da sorulunca şu yanıtı verdi:

 

"Türkiye ile doğrudan bir görüşmemiz söz konusu değildir. Türkiye, Fırat’ın doğusuna girme tehdidinde bulunuyor. Bu sorunu çözüme kavuşturmak için, uluslararası koalisyon özellikle de ABD’nin taraflar ile görüşmeleri var... Türkiye’ye yönelik şu ana kadar bizim herhangi bir saldırımız olmadı, aksine Türkiye her zaman bize saldırdı, sivil insanların ölümüne sebep oldu ve Afrin’i işgal etti. Yapılacak her görüşme, Rojava’nın tümünün, özellikle de Afrin sorunun ele alınacağı şekilde yapılmalı. Afrin gündeme alınmaz ve çözüm geliştirilmesi için gerekli adımlar atılmazsa görüşmelerde çözüme ulaşabileceğimizi söyleyemeyiz. Afrin’in Fırat’ın doğusundan ayrılmasını doğru bulmuyoruz. Afrin’de artık hayat normale dönmeli, işgal kalkmalıdır. O zaman diyalog zemini oluşabilir."

 

Son dönemde ABD’li yetkililer ve James Jeffrey ile görüşmelerinin olduğunu hatırlatan Hesen " Yerel güçler,  bölge güvenliği sağlasın deniyorsa, YPG zaten QSD bünyesinde savaşan bir güç. Başka bir bölgenin gücü değil. Bölge halkı kendi kendini yönetmek istiyor. Zaten bizim siyasi ve askeri projemiz de aynı şeyi söylüyor; biz halkın kendi yerel güçleri ile kendisini yönetmesini istiyoruz. Ancak sorun bu değil, sorun şurada ki, Türkiye bölgeye işgalci olarak girmek istiyor. Bu kabul edilemez bir durum" dedi. 

 

PYD Eş Genel Başkanı "Hem rejimle hem de istisnasız tüm muhalif taraflar ile müzakere ve diyaloğa açığız. Şam ile aramızda gerçek bir müzakere veya görüşme yok" ifadelerini de kullandı. 

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha