• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

"Sahte MİT" kimliğiyle iş adamlarını dolandıran ve 115 yıl ceza alan sanık tahliye edildi

0 0

Diyarbakır'da 'Gülen Cemaati'nden işlem gören kişilerin soruşturma dosyalarında yetkili olduğunu iddia ederek onlarca kişiyi dolandırdığı belirtilen ve bu nedenle 115 yıl hapis cezasına çarptırılan Abdurrahman Türk'ün tahliye edildiği öğrenildi.

18 Eylül 2020 Cuma 14:16

Diyarbakır'da 'Gülen Cemaati'nden işlem gören kişilerin soruşturma dosyalarından yetkili olduğunu iddia ederek onlarca kişiyi dolandırdığı gerekçesiyle 115 yıl hapis cezasına çarptırılan Abdurrahman Türk'ün tahliye edildiği ortaya çıktı.

 

Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi, "sahte MİT'çi" Abdurrahman Türk için tutuklama kararı çıkarttı.

 

Diyarbakır Ergani İlçe nüfusuna kayıtıl olan Abdurrahman Türk, 8 yıl bir hastanede güvenlik görevlisi olarak çalıştı.  

 

Mahkeme dosyasından edinilen bilgiye göre araba, iş takipçiliği, sahte rapor düzenleme gibi 28 ayrı suçtan sabıkası bulunan Türk, kendisine "sahte MİT kimliği" çıkartarak 8 kişiden oluşan bir çete kurdu.

 

Çete üyeleri, 2018 Mayıs ayında "sahte MİT kimliğiyle" mahkemelerde sanık olarak yargılanan kişilere, "Hakim ve savcıları tanıyoruz. Sizi kurtarabiliriz" dedi.

 

"Sahte MİT kimliğiyle" onlarca kişiyi dolandıran kişilerin kurbanların arasında kentte tanınmış iş adamlarını oldu.

 

Tanınmış iş adamlarının yanına giden çete üyelerinin, "FETÖ soruşturmasında adın var, 200 bin TL verirsen ismini sildiririm" talebinde bulunduğu, para vermeyen kişileri itirafçı sıfatı ile terör olaylarını soruşturan savcıya giderek şikayet ettikleri tespit edildi.

 

Savcılık, itirafçı kimliği ile ifade veren çete üyesinin ihbarı ile iş adamını gözaltına alarak haklarında işlem yaptı.

 

Çete üyeleri, gözaltı işlemlerinin ardından serbest bırakılan iş adamının yanına giderek, 'Bak inanmadınız bunun devamı gelecek. Parayı verin isminizi çıkartalım' talebinde bulundukları öğrenildi.

 

Bu durumdan rahatsız olan Diyarbakır'daki bazı iş adamları Ankara'da birtakım görüşmeler yaptı. Üst düzey görüşmelerin ardından düğmeye basıldı.  

 

Polis operasyon düzenleyerek 8 kişiyi gözaltına alındı. İfade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 8 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. 

 

MİT kimliği taşıyarak güven tesis etmiş

 

Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamenin kabul edilmesi ile sanıklar, 16 Nisan 2019 tarihinde Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. 

 

Cumhuriyet Savcısı Ahmet Baba hazırladığı mütalaasında, sanık Abdurrahman Türk ile Fetullah Tan'ın kendilerini MİT elemanı olarak tanıttığını, sanık Mustafa Çakan ve Leyla Aslan'ın ise dolandırıcılık tuzağına düşenleri bu kişilere yönlendirdiklerini belirtti. 

 

Savcı Ahmet Baba, mütalaasında "Diyarbakır ilinde faaliyet gösteren organize suç örgütlerinin eylemleri ve faaliyet alanlarının belirlenmesine yönelik olarak gerçekleştirilen çalışmalar sırasında liderliğini Abdurrahman Türk'ün, yöneticiliğini Mehmet Fettullah Tan isimli şahsın yapmış olduğu ve haksız kazanç sağlamak amacıyla kurulmuş suç örgütü olduğunun anlaşıldığı ve genel olarak da örgüt 'Nitelikli Dolandırıcılık ile Kişisel Verileri' hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarında faaliyet gösterdiği anlaşıldı" ifadelerine yer verdi. 

 

"Cumhurbaşkanının temsilcisiyim"

 

Savcı mütalaasında şu ifadeler yer aldı:

 

"Yapılan soruşturma kapsamında örgüt mensupları eylemlerini gerçekleştirirken daha çok kullanmış olduğu yöntemler arasında; gerek adli mercilerce gerekse kolluk kuvvetlerince haklarında işlem yapılan şahısları tespit ettikleri, bu şahıslarla ya da yakınları ile iletişime geçerek adliyede ve emniyet içerisinde tanıdıkları bulunduğunu, kendilerinin İstihbarat ve MİT görevlisi olarak tanıttıkları bu vesileyle şahısların güvenlerini kazandıkları;

 

Bu şahısları ikna edip dosyalarını kapatma vaadi ile şahıslardan para aldıkları, dolandırdıkları şahısların belli bir zaman geçtikten sonra dosyaları hakkında bir gelişme olmadığında, mağdur şahıslar paralarını isteyince sürekli şüpheliler tarafından oyalandırıldıkları, örgüt mensuplarının tehdit unsuru olarak ve kamu görevlisi süsü vermek amacı ile çevresinde sürekli kamu çalışanlarının olmasına özelliklede kamu görevlisi Uzman Jandarma olan örgüt üyesi Durdu Karaca'yı bulundurarak bu durumu karşı tarafta hem güven hem de tehdit unsuru olarak kullandıkları;

 

Bu şekilde kişilerden yüklü miktarda haksız kazanç elde edip, bunu meslek haline getirmeleri kullandıkları yöntemlerden ilki olduğu, ikinci olarak ise alınan müşteki bilgi sahibi ifadelerinden örgüt lideri Abdurrahman TÜRK'ün kendisini  MİT görevlisi gibi tanıttığı, ilimizde FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne yönelik yürütülen soruşturmalarda yetkili olarak gösterdiği hatta dolandırmak istediği şahıslara kendisinin Cumhurbaşkanının Diyarbakır FETÖ/PDY soruşturmalarının temsilcisi olduğu yönünde beyanlarda bulunarak eylemleri gerçekleştirdikleri belirlenmiştir."

 

Aralarında anlaşmazlık çıktı

 

Savcı mütalaasında, sanık Abdurrahman Türk'ün "Şahin Kara" kod adını kullandığını, sanık Türk'ün menfaat temin edemediği kişiler hakkında ise BİMER ve CİMER'e iftira dolu ihbar mektupları yolladığını, dolandırıcılıktan elde edilen paraların paylaşımı konusunda diğer sanıklar Mehmet Benzigül ile Leyla Aslan'la anlaşmazlık çıkınca sanık Abdurrahman Türk'ün bu kişileri de 'Alo 140 terör ihbar hattına' bildirdiği ve 14 ayrı dolandırıcılıktan 500 bin TL haksız kazanç sağladıkları ifade edildi.

 

"Benim yargılanmam Başbakanın izni ile olur"

 

Savcı mütalaasında, parasını kaptıran İ.A adlı kişi ile Abdurrahman Türk arasında yapılan telefon görüşmelerine de yer verdi.

 

Telefon görüşmesinde Türk'ün şunları söylediği Savcı tarafından aktarıldı:

 

"Sıkıntı yok dostum biz her şeyi biliyoruz bak sen onu hiç kafandan çıkart ha şimdi sen yargılanırsın. Dostum bizi kimse yargılayamaz. Ben çok şey yaptım beni kimse yargılayamadı. Benim yargılanmam ancak Başbakanın izni ile olur. Ben terörcüyüm. Ben direk Hakan Fidan7a bağlıyım. Yani ben burada kendimi sana anlatmıyorum, 11 yıldır güneydoğudayım. Beni kimse yargılayamaz benim imza attığım, benim müdürümün imza attığını kimsenin haddine düşmemiş şimdi bu savcı ve hakimi teknik takipte dinleyen benim, biziz bizim ekiptir, bizim guruptur, bizim şubedir anlatabiliyor muyum. Onun için sıkıntı yok yani siz kendi işinizi bozdunuz ha İHSAN sana açık söyleyeyim ikinizden anlaşmamazlığından yani senin söylediğin onun farklı algılaması bana farklı yansıtılmasından senin işin bozuldu. Parayı hâkim, savcılara dağıttım. Ben MİT'çiyim, istediğin yere şikâyet et. Size para cezası verdiririz, memuriyetinizi engellemez. O savcı, hâkim dediklerinizin telefonlarını dinleyen benim. Ben terörcüyüm, işim bu. Ben direkt Hakan Fidan'a bağlıyım."

 

Mahkeme ceza verdi

 

Savcı Baba, 2 Şubat tarihinde verdikleri mütalaa doğrultusunda sanıkların cezalandırılmasını talep etti.

 

Mahkeme heyeti, savcının mütalaasının ardından kararını açıkladı.

 

Mahkeme, sanık Abdurrahman Türk'ü 115 yıl hapis, 571 bin lira para cezasıyla cezalandırdı.

 

Fetullah Tan 82 yıl hapis 453 bin lira para cezası, Abdullah İpek 36 yıl 7 ay, Leyla Aslan 23 yıl 2 ay, Mustafa Çakan 10, Mehmet Benzigül 5, Mesut Altunç 3, Yusuf Kasal 2 yıl 8 ay hapisle ceza verilmesini hükme bağladı.

 

İstinaf mahkemesi dosyayı bozdu

 

Kararın ardından dosya temyiz için Gaziantep Bölge İstinaf Mahkemesine gitti.

 

Dosyayı inceleyen Bölge İstinaf Mahkemesi, eksikliklerin giderilmesi için dosyayı bozarak yerel mahkemeye geri gönderdi.

 

Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 4 Haziran 2020 tarihinde dosyayı yeniden ele alarak kararını verdi.

 

Mahkeme heyeti, salgın nedeniyle sanıkların duruşmaya getirilmediğini, sanıkların SEGBİS sistemi üzerinden duruşmaya katıldıklarını belirtti. 

 

Savcı, tutuklu hallerinin devamını istedi

 

Görülen duruşmada Savcı Mehmet Kıran, "Okunan belge ve beyanlara, bozma ilamına bir diyeceğimiz yoktur. Dosya kapsamında tutuklu bulunan Abdurrahman Türk ile Mehmet Fetullah'ın üzerine atılı suçu işlediklerine dair kuvvetli suç şüphesini gösterir somut deliller mevcut. Söz konusu suç katalog suç içerisinde yer almakta. Bu aşamada adli kontrol hükümleri yetersiz kalacağı için tutukluluk hallerinin devamını talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.

 

Önce tahliye sonra itiraz

 

Duruşmada söz alan tutuklu sanıklar Abdurrahman Türk ile Mehmet Fetullah Tan ise, cezaevinde kaldıkları sürenin göz önünde bulundurulmasını isteyerek tahliyelerini talep etti.

 

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar Türk ile Tan'ın tutuklu bulundukları süre, mevcut delil durumu ve dosya kapsamı gözetilerek tahliyelerine karar verdi.

 

Tahliye kararının ardından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti, Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi, sahte MİT'çi Türk için tutuklama kararı çıkarttı.

 

Ancak tutuklama kararı çıkmasına rağmen Türk, kayıplara karıştı.

 

KAYNAK: INDEPENDENT TÜRKÇE

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha