• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Tüketiciyi Koruma Derneği, Mahmutbey gişelerinin kaldırılması talebiyle Ulaştırma Bakanlığı'na dava açtı

Tüketiciyi Koruma Derneği, Mahmutbey gişelerinin kaldırılması talebiyle Ulaştırma Bakanlığı'na dava açtı
0 0

Tüketiciyi Koruma Derneği, (TÜKODER) Mahmutbey gişelerinin kaldırılması talebiyle Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Müdürlüğü'ne dava açtı.

23 Ocak 2021 Cumartesi 16:45

TÜKODER, İstanbul-Edirne istikametinde, TEM Otoyolu üzerinde bulunan Mahmutbey ve Ispartakule gişelerinin özellikle Küçükçekmece, Esenyurt, Başakşehir gibi kalabalık nüfuslu ilçelerde yaşayan vatandaşları mağdur duruma düşürdüğünü belirtti. Davaya ilişkin konuşan TÜKODER Başakşehir Şube Başkanı Aydan Kara, söz konusu gişelerin bulunduğu yerin şehir merkezinin göbeğinde kaldığını ve şehir içi ulaşımda para ödemek zorunda kalarak, diğer yerleşim yerlerindeki kişilerle aralarında bir eşitsizlik olduğunu, bu eşitsizliğin hukuka da aykırı olduğunu belirtti.

 

"Şehrin merkezinde gişe olmamalıdır"

 

TÜKODER, dava dosyasında "Adı geçen gişelerin olduğu yer, yolun yapıldığı 1988 yıllarında TEM otoyolunun İstanbul yönünden başlangıcı sayılabilirse de; bugün için bunu kabul etmek mümkün değildir. Gişelerin bulunduğu noktalar bugün için şehir merkezinin göbeği haline gelmiştir. Yukarıda da belirttiğimiz adı geçen noktalar şehir içi ulaşımın sağlandığı noktalardır. Şehirlerarası noktalarla hiçbir ilgisi yoktur. Paralı olmamalıdır" diyerek gişelerden alınan ücretin kaldırılmasını talep etti.

 

İzmir Narlıdere gişeleri emsal gösterildi

 

TÜKODER, açtıkları davada, Eski Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanı Binali Yıldırım'ın İzmir Narlıdere gişelerini kaldırdığını hatırlatarak; "Aynı durumda İzmir –Çeşme ulaşımını sağlayan otoyol da yapıldığı ve hizmete girdiği zamanlarda, İzmir il merkezinin başlangıcı olarak Narlıdere ilçesi belirlenmiş olup, gişeler o noktaya kurulmuştu. Ancak daha sonra şehrin gelişmesi, genişlemesi ve yeni oluşumlar karşısında Narlıdere ilçesi ve Çeşme’ye doğru ondan sonraki Güzelbahçe ilçesi merkez haline gelip, adı geçen Narlıdere gişesinden sonraki yollar şehir içi yollar haline dönüşmüştür.

 

"2014 yılı yerel seçimlerinde önceki dönemlerde uzun yıllar Ulaştırma Bakanlığı ve daha sonra da Başbakanlık yapmış olan Binali Yıldırım; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olmuştu. O tarihlerde Narlıdere ,Güzelbahçe ve ayrıca Seferihisar’da oturan kent sakinlerinin ve bu ilçelerin belediye başkan ve adaylarının yukarıda belirttiğimiz gerekçelerdeki gibi gişelerin bulunduğu yerin şehir merkezinin göbeğinde kaldığı ve şehir içi ulaşımda mağdur oldukları, para ödemek zorunda kaldıkları, diğer yerleşim yerlerindeki kişilerle aralarında bir eşitsizlik olduğu, bu eşitsizliğin hukuka da aykırı olduğu düşüncesiyle adı geçen gişelerin kaldırılmasını talep etmişlerdir. Bu talep karşısında davalı kurum yargıya dahi başvurmaya fırsat vermeden talepleri kabul edip, gişeleri kaldırmıştır" ifadelerini kullandı.

 

TÜKODER Başakşehir Şube Başkanı Aydan Kara: Ulaşım, "temel hak"tır 

 

Konuyla ilgili görüşlerini aktaran TÜKODER Başakşehir Şube Başkanı Aydan Kara, "Tüketiciyi Koruma Derneği tüzüğünde de derneğin amacı, tüketici haklarının korunması ve geliştirilmesi için örgütlenerek tüketici bilincini oluşturup, yerleştirmek, tüketicileri haklarını koruması ve geliştirmesi konusunda bilgilendirip, bilinçlendirmek ve bu konuda eğitmek, Evrensel Tüketici Hakları paralelinde tüketicinin kendisini koruyabilecek aşamaya gelmesi için gerekli çalışmaları yapmak, bu hakları kullanabileceği ortamı hazırlamak ve sürdürülebilir kılmaktır." dedi. 

 

Kara, "Anayasanın Tüketicilerin korunması başlıklı 172. maddesi: “Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder.” demektedir. Ulaşım, evrensel tüketici haklarından 'temel gereksinimlerin giderilmesi' hakkı içerisinde yer alır." şeklinde konuştu.

 

"Diğer yerleşim yerlerindeki vatandaşlarla aramızda yaşanan eşitsizlik, hukuka aykırı"

 

Aydan Kara, Anayasa'nın "eşitlik" ilkesini hatırlatarak; "Dava konusu olan İstanbul-Edirne istikametinde yer alan TEM Otoyolu üzerinde Mahmutbey gişeleri 1988 yılında bulunduğu bölge mücavir alan sayılmış iken bu gün Mahmutbey gişeler bölgesi ile Ispartakule, Avcılar, Esenyurt , Büyükçekmece , Hadımköy ve Çatalca çıkışlarının olduğu ilçeler ,bunların yanında Küçükçekmece, Bahçeşehir, Boğazköy , Başakşehir , Esenkent, Beylikdüzü yerleşim bölgeleri yoğun nüfusun olduğu yerleşim bölgeleri olmuştur ve yoğun nüfusun da olduğu metropol ilçelerine dönüşmüştür."

"Yine Anayasamızın 10. maddesi “eşitlik” ilkesini düzenlemiştir. Buna göre Türkiye Cumhuriyeti’nin her bir vatandaşı kanunlar önünde eşittir ve Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorundadır.  Bizim talebimiz şehirlerarası değil, şehir içi ulaşım ile ilgilidir. Gişelerin bulunduğu yerin şehir merkezinin göbeğinde kaldığı ve şehir içi ulaşımda mağdur olduğumuzdur , para ödemek zorunda kalarak , diğer yerleşim yerlerindeki kişilerle aramızda bir eşitsizlik olduğu, bu eşitsizliğin hukuka da aykırı olduğudur." ifadelerini kullandı. 

 

"Gişeler; zaman kaybı, trafik yoğunluğu, hava kirliliği, psikolojik olarak gerginliğe de neden oluyor"

 

Gişeleri sıklıkla kullanan Mevlüt Şengür, konuya ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı: 

 

"Anayasamız "her Türk vatandaşının bu Anayasa'daki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahiptir" der. Şehir içi yolculuklar da vatandaştan otoyol ücreti alınması Anayasa’ya, sosyal devlet anlayışına ve de eşitlik ilkelerine aykırı olduğu açıktır. Sosyal ve ekonomik eşitsizlik dışında yol da bulunan hız limit uyarısı ve kameralar yoğun yerleşimin verdiği araç sayısı fazlalığı sonucu trafik sıkışıklığına sebep olmakta, bölge şehir içinden daha kötü trafik yoğunluğu yaşamakta . Zaman kaybı, iş üretim kaybı, kişisel ekonomik kayıp (yakıt tüketim fazlalığı, araçların yıpranması ) , hava kirliliği ve trafik sıkışıklığı nedeniyle insana vermiş olduğu psikolojik gerginlik dikkate alındığında Mahmutbey gişelerine hayır diyorum. Devletimizin Anayasa’nın 5. Md. de belirlenmiş olan koşullara sahip çıkarak Mahmutbey gişelerini şehir dışına çıkartarak, güncellemesini ve vatandaşına sahip çıkılmasını istiyorum."

 

"Evimize giderken üstüne para veriyoruz"

 

Gişelerden dolayı mağdur olduğunu belirten Süleyman Yardımcı isimli vatandaş, mağduriyetini şöyle aktardı: 

 

"Bahçeşehir'de yaklaşık sekiz yıldan beri ikamet etmekteyim. Mahmutbey gişeleri ile ilgi bugüne kadar yapılan düzenlemeler burada oluşan trafik sorununa çözüm olmamıştır. Aynı zaman da bu çileye tabi olan bizler bir de evimize giderken üstüne para verir halde başka bir çileye daha tabi tutulmaktayız. Trafik de durarak kaybedilen zaman , fuzuli harcanan akaryakıt ve sinir stres ile geçen yolculuk sonrası psikolojik olarak olumsuz etkilenmekle ilgili hep ama hep zarar görmekteyim. Bu konulara dikkat çekiyor bu durumun yani Mahmutbey gişelerinin kaldırılmasını ivedilikle istiyorum."

 

"Yıllık 3.060 TL gişe kullanım ücreti ödüyorum"

 

Bahçeşehir'de yaşayan Belkız Eryüksel ise, ödedikleri ücretlerin bütçelerini sarstığını belirterek şöyle konuştu:

 

"2001 yılında İstanbul, Bahçeşehir,1. Kısım Mahallesi’nde ikamet etmeye başladım. O günden bugüne her gün Yenibosna semtinde bulunan iş yerime kendi aracımla gitmekteyim. Yaklaşık 20 yıldır işime gidip gelirken her gün Bahçeşehir - Mahmutbey gişelerini kullanıyor ve bunun karşılığında ücret ödüyorum. Bunun yanı sıra hafta sonları da doğal olarak bu yolu kullanmak zorunda kaldığımda, günlük toplam geçiş ücreti 8,50 TL üzerinden aylık 255 TL, yıllık 3.060 TL gişe kullanım ücreti ödüyorum.  Asıl çarpıcı olan ise bugüne kadar evime gidip gelmek için ödediğim toplam ücret 61.200 TL tutmaktadır.  Ben çalışan, üreten, ailesine ve ülkesine katkı sunan bir kadın olarak, İstanbul’un bir ilçesinde, İstanbul ile bütünleşmiş ve şehir içinde yer alan evime gidip gelmek için yol ücreti ödemek istemiyorum. Kazandığı her kuruşun vergisini devletine zamanında ödeyen bir yurttaş olarak, ücretli gişelerin şehir içinden kaldırılmasını talep ediyorum. Zira gişelere ödediğimiz bu fahiş ücretler aile bütçemizi ciddi anlamda sarsmaktadır. Bu bölgede yaşayan vatandaşların cezalandırılırcasına evlerine ulaşmak için bedel ödemelerinin haksızlık ve adaletsizlik olduğunu düşünüyorum. Anayasa madde 23 uyarınca yerleşme ve seyahat özgürlüğü hakkı Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan tüm vatandaşlara eşit olarak tanınmış olmasına rağmen ben her gün bu hakkımı ne yazık ki ancak para ödeyerek kullanabiliyorum. Artık kangren haline gelen bu konunun çok acil çözüme kavuşması için tarafların gerekli çalışmaları yapması şart olmuştur."

 

"Anayasa'nın "eşitlik" ilkesine ters"

 

Başakşehir'de ikamet eden Taner Göçmen ise gişelerin dışında alternatif bir yol olmadığını belirtti ve şu ifadeleri kullandı: 

 

Mahmutbey gişeleri 89 yılında oluşturulduğunda Bahçeşehir, Avcılar, Esenyurt ve Büyükçekmece ilçeleri mücavir alan içindeydi. Yapılaşma ve insan popülasyonunun artmasıyla bu ilçeler, şimdi “mücavir alan” sınırları dışındadır. 30 yıl önce Mahmutbey gişelerinin konulma amacı, bu yolun yapım maliyetini çıkarmaktı. TEM otoyolunun Mahmutbey-Edirne istikametinin yapım maliyetinin tamamı çıkmıştır. Bahçeşehir’de yaşayıp İstanbul’da çalışan her gün kullanmak zorunda olduğu tek yolda trafik çilesi çeken üstüne bir de para ödemek zorunda olan Bahçeşehirlileriz. Bu yolu kullananlar 11.- TL bir bedel ödemek zorundadır. Bu ilçelerin alternatif yolu da bulunmamaktadır. Anayasamızın ön gördüğü eşitlik ilkesine de ters bir uygulamadır. Bu bedel ödenmesine rağmen, otoyol özelliği kalmayan Bahçeşehir-Mahmutbey yolunda trafik sıkışıklığı hat safhadadır. Çaresiz kalan bu ilçeler bu yolu kullanmak zorunda bırakılmışlardır.

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha