• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Uluslararası örgütlerden sosyal medya yasasına eleştiri: Susturmak için yeni araç

Uluslararası örgütlerden sosyal medya yasasına eleştiri: Susturmak için yeni araç
0 0

Bu yılki rapor, ülkenin pandemi yönetimi hakkında haber yapan gazetecilerin tutuklanmalarını ve cezai soruşturmalarını da içeriyor.

20 Ekim 2020 Salı 17:14

İçinde İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün de bulunduğu, 11 kuruluştan oluşan koalisyon, Türkiye’de bağımsız gazeteciliğe yönelik en yeni tehditleri değerlendirmek için geçen hafta İstanbul ve Ankara’da gazeteciler, sivil toplum örgütleri, milletvekilleri, yargı ve diğer yetkililerle çevrimiçi ve yüz yüze toplantılar düzenledi. Bu yılki rapor, ülkenin pandemi yönetimi hakkında haber yapan gazetecilerin tutuklanmalarını ve cezai soruşturmalarını da içeriyor.

 

Bildiriye göre, Türkiye’nin basın özgürlüğü krizi, devletin medya kontrolünün artması, düzenleyici kurumların bağımsızlığının olmaması ve kalan ifade özgürlüğü alanlarını daraltmak için tasarlanmış yeni sosyal medya yasası nedeniyle daha da kötüye gidiyor.

 

Türkiye’de çok fazla sayıda gazetecinin parmaklıklar arkasında veya asılsız kovuşturmalarla karşı karşıya olduğunu belirten rapor, temel yasal süreç haklarını garanti etmeyen adalet sisteminin araçsallaştırıldığını söylüyor.

 

Bu bağlamda, bu ay içinde görülen bir duruşmada, Can Dündar’ın kaçak ilan edilmesi ve mal varlığına el koyulması kararını örnek gösteren bildiri, durumu ”eleştirel seslere acımasızca zulmü sembolize ediyor ve gazetecilere yeni bir saldırı biçimi oluşturuyor” diyerek tanımlıyor.

 

Sosyal medya yasasına sert eleştiriler

 

Heyet, Adalet Bakanlığı ile yaptığı görüşmede, 1 Ekim’de yürürlüğe giren ve ‘daha fazla internet sansürünün yolunu açan’ sosyal medya yasasına yönelik sert eleştirilerini yinelemiş.

 

Ana akım medyanın devletin kontrolüne girdiğini ve bu yüzde sosyal medyanın ve çevrimiçi haber sitelerinin eleştirel düşünceler için kalan son yer olduğunu vurgulayan rapor, hükümetin, sosyal medya yasasını Avrupa’dakilere benzer olarak tanımlamasına şöyle karşı çıkıyor:

 

”Türkiye’nin mahkemeleri ve düzenleyici kurumları, yasanın kötüye kullanılmasını önlemek için gerekli bağımsızlıktan yoksunlar. Bu nedenle yasa pratikte, çevrimiçi olarak eleştirmenleri susturmak için yeni bir araç olarak hizmet edebilir.”

 

RTÜK’ün ve Anayasa Mahkemesi’nin de bağımsızlıklarını kaybettiğini ve Türkiye’nin basın özgürlüğü’nde gerilediğini söyleyen rapor, uluslararası toplumun, karşılıklı çalışarak, Türkiye’yi tekrar hukukun üstünlüğüne saygı duyan ülkeler arasına alması gerektiğini söylüyor.

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha