• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Yerine kayyım atanan Bedia Özgökçe: AKP-MHP'yi gönderme vakti geldi

Yerine kayyım atanan Bedia Özgökçe: AKP-MHP'yi gönderme vakti geldi
0 0

Kayyım uygulamasını "haydutluk" olarak tanımlayan Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Bedia Özgökçe, AKP-MHP bloğunun Kürt halkının mücadelesiyle gideceğini belirterek, "Van halkı parasını çalanlardan hesabını soracaktır" dedi.

25 Ağustos 2019 Pazar 22:05

Kayyım uygulamasını "haydutluk" olarak tanımlayan Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Bedia Özgökçe, AKP-MHP bloğunun Kürt halkının mücadelesiyle gideceğini belirterek, "Van halkı parasını çalanlardan hesabını soracaktır" dedi. 

 

İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden uzaklaştırılarak yerine kayyım atanan Van Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Bedia Özgökçe Ertan, kayyım politikalarını ve günlerdir süren halkın tepkisini Mezopotamya Ajansı'na değerlendirdi.  

 

'KAYYUM UYGULAMASI HAYDUTLUKTUR'

 

Kayyım atanmasını “acizlik” olarak tanımlayan ve iktidarın süreci yönetemediği için kayyım yoluna başvurduğunu belirten Özgökçe, uzun bir zamandır hükümetin meşruiyet krizi yaşadığına dikkat çekti. Kanun, yasa ve dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir uygulama ile karşı karşıya kaldıklarını dile getiren Özgökçe, gece yarısı yapılan bu uygulamayı "haydutluk" olarak yorumladı. Bu haydutluğun 2016 yılında da yapıldığına işaret eden Özgökçe, "2016 yılında sabaha karşı belediyelerimiz teker teker kayyum atanarak, belediye başkanlarımız tutuklandı. O dönem toplumun her kesiminden tepki olmasına rağmen, hükümet tarafından yapılan ciddi saldırılar nedeniyle toplum çok fazla tepkisini ortaya koyamadı. O dönem kayyum atanmasına; 'haksızlık' diyen herkes terörle iltisaklı denilerek işten atıldı, cezaevine atıldı. Bugün halk günlerdir sokakta ve buna tepki her geçen gün artıyor. İnsanlar sokaklarda iradelerine el koyan zihniyete tepki gösteriyor. Halkın doğrudan temsili sayılan ve demokrasinin en güçlü yansıması olan belediyelere kayyum atanarak siyasi bir darbe yapıldı. Bu dönemi dünyaya anlatamayacaklar" diye konuştu.

 

HALK NOTU ALDI

 

31 Mart yerel seçimlerde halkın kayyım politikalarına  sandıkta cevap verdiğini belirten Özgökçe, “Halkın sözü 31 Mart’ta net bir şekilde ortaya çıktı. Halk; ‘atanmışlar gidecek, halk iradesi gelecek. Halkın evi halka açılacak’ mesajı verdi. Halk tam da bu mesajının gereğini yerine getirdi. Ancak AKP OHAL dönemindeki KHK'leri devreye alarak kayyum politikasını tekrarlattı. Seçimlerin hemen ardından kayyum hazırlığı olduğunu ve ona dönük çalışmalar yapıldığını öğrendik. Aslında son 25 yıldır bizim belediyelerimiz görevde ancak her dönem hükümetler tarafından kesintiye uğratılmıştır. Başkanlarımız ya faili meçhulle öldürülmüş ya da en iyi ihtimalle hapse atıldı. Belediyelerimizle ilgili kesintisiz bir yönetim dönemine hiçbir zaman rastlayamayız. Bu ülkede sürekli halkın iradesi yok sayılıyor. Kürt halkının seçme ve seçilme hakkı sürekli ortadan kaldırılıyor. Bu yaşanılanlar sıkıyönetim zamanını bile aşan bir durum. Biz darbe üzerine darbe yaşıyoruz ve emin olun ki halk bu yaşananların hepsini not alıyor. Halktaki bu kararlığı ve iradeli duruşu çok iyi biliyor ve görüyoruz. Halk vereceği cevabın zamanını çok iyi bilir ve cevabını da verir. Bugün burada toplumun tüm kesimleri bu yaşanılanlara karşı çok ciddi bir öfkeye sahip ve bu toplumsal öfkenin açığa çıkacağı günü de bekliyoruz. Bu yapılan haksızlıklar karşılıksız kalmayacak ve Van halkı parasını çalan, heba edenlerden bunun hesabını soracaktır” dedi.

 

'BUNLARIN GİTME VAKTİ GELDİ'

 

Mevzuata uygun olmayan kanunlarla istedikleri zaman belediyelere kayyım atanabileceğini ifade eden Özgökçe, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kürt halkı her zaman bu haksızlıklarla karşı karşıya kalıyor. Biz de yıllardır bu haksızlıklara karşı meşru savunmamızı yapıyor ve kazanıyoruz. Onlar yüz defa da ellerini uzatıp bu halka saldırsalar da biz her defasında bu saldırıları boşa çıkarıp kazanmayı ve sürece cevap olmayı çok iyi biliyoruz. Çünkü böyle bir irademiz var. 'Bu yapılanları kabul etmiyor ve istemiyoruz' deyip her seferinde barışa ve adalete çağrı yapmak çok büyük bir erdemliliktir. Türkiye'nin siyasi geçmişine baktığımızda Kürt halkının onay ve destek verdiği partiler hep iktidar olmuştur. AKP, 2002'de siyasi hayatına başlarken aslında siyasi radikal çıkışlar yapmış ve bu nedenle Kürtlerden oy almaştı. Ama bugün Kürt halkı artık bunların gitme vakitlerinin geldiğini söylüyor. Evet bunların gitme vakitleri geldi. AKP-MHP bloğu Kürt halkının iradesi ve mücadelesiyle gidecekler. Bu düzen böyle devam etmez, etmeyecektir de. Verilen siyasi karara karşı halkın verdiği tepkiye karşı fazla bu iktidarın fazla durabileceğini düşünmüyorum. Günlerdir gerçekten büyük bir irade, inanç ve kararlıkla sokaklarda, mahallerde, evlerde kendi iradesine ve oyuna sahip çıkan herkesi selamlıyorum.”

 

'BÜTÇEYİ PEŞKEŞ ÇEKMİŞLER'

 

DBP yönetimde olan belediyelere 2016’da atanan kayyımların belediyenin bütçesini pervasızca kullandığını hatırlatan Özgökçe, “O dönem kayyumlar emirle her şeyi yaptırıyordu. Kimsenin onlara karşı duracağı bir ortam yoktu. KHK’lerle iş güvencesinin ortadan kaldırıldığı bir süreci kendileri için bir fırsata çevirmişlerdi. O dönem talan ve yolsuzluk düzeni başladı. Belediyedeki amansız fakatsız bütün ihaleler Kayserili, Trabzonlu, Elazığlı firmalara verilmişti. Kayyumların yaptığı bütün işlemlerde yolsuzluklar tespit ettik ve soruşturmalarını başlattık. O dönemle ilgili bulduğumuz tüm usulsüzlükleri bir bir savcılığa iletiyorduk. Belediyede 2-3 milyonluk alımlar bile doğrudan alım yöntemi ile yapılmış. Belediyenin bütçesini kendi çevrelerine açıkça peşkeş çekmişler. Örnek olarak Kocaeli Parkı'nın tadilatı kayyum atanmadan önce yapılmıştı. Fakat kayyum gelir gelmez yeniden bir tadilat çalışması başlatmıştı. Hatta oranın nasıl yapılması gerektiğine ilişkin danışmanlık hizmetine başvurmuş ve 500 bin TL para ödemişti. Yani parkın nasıl olması gerektiği üzerine düşünmeye 500 bin TL aktarılmış. Parkın içerisinde kayyum ve eşi için özel mescit yapılmış ve onlara 48 bin TL'ye özel tabak ve çanak alınmıştı. Parkın içerisindeki restoran sürekli kayyum ve çevresini ağırlayan bir hale getirilmiş ve sürekli zarar eden bir duruma sokulmuştu. Oranın gelirleri öylesine hoyratça kullanılmış ki göl kenarında öyle güzel bir işletme zarar etmiş. Biz geldiğim dönem ilk iki ayda o işletme aylık 240 bin TL kara geçti” dedi.

 

KAYYIMIN EŞİ İÇİN TEKNE 

 

Van'da kayyımın kendisine özel olarak yaptırdığı bir protokol teknesinin daha önce basına yansıdığını söyleyen Özgökçe devamla, "Belediyeye ait 600 bin TL değerinde bir tekne vardı. Kayyum 648 bin TL harcayarak tekneyi yeniden dizayn etmiş. Hatta teknenin üzerine bir kat daha çıkılmış. Bu tasarım tamamen kayyumun eşi ve arkadaşları için yapılmış. Önceki kayyumun eşi orada arkadaşları 'gün yapmak' için orayı kullanıyormuş. Bunun gibi saray özentisi bir yaşam sürmüşler. Bu halkın parasını çarçur etmek ve heba etmek üzerine bir yaşam inşa etmişler. O yüzden kayyumlar buraları çok sevdiler. Ama bu kayyumlar başında bulundukları valiliklerde asla böyle harcama yapamazlar. Bunlar valilik parasıyla bir kalem dahi alamazlar" diye belirtti. 

 

700 BİN TL'YE TAKIM ELBİSE

 

Kayyımın yaptığı yolsuzluk ve usulsüzlükleri sıralayan Özgökçe son olarak, "Yine belediye özel kalem ve şirketi olan BELVAN bütçesinden 700 bin TL'lik takım elbiseler alınmış. Kime alındığı belli değil ama alındığı belgeleriyle ortada. Tüm bunların hesabının verilmesi gerekiyor. 1.2 milyar TL borç işte böyle oluştu. Belediye kayyum tarafından tamamen gaspçı bir anlayışla yönetildiğine şahitlik ettik. Kayyumlar talancı ve gaspçı anlayışla bu kentlere çok büyük zarar verdi" diye konuştu.

 

KAYNAK: MEZOPOTAMYA AJANSI - ADNAN BİLEN / CEMİL UĞUR

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha