• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Zaman gazetesi davasından: Bir insan ortada tek bir kanıt olmadan suçlanabilir mi?

Zaman gazetesi davasından: Bir insan ortada tek bir kanıt olmadan suçlanabilir mi?
0 0

"Benim hiçbir terör örgütü ile bağlantım yoktur"

7 Haziran 2018 Perşembe 15:29

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki cunta yapılanması tarafından düzenlenen darbe girişimi sonrası Gülen cemaatine yönelik olarak başlatılan soruşturmalar kapsamında tutuklanan eski Zaman yazarları ve editörlerinin de aralarında bulunduğu davanın görülmesine devam ediliyor. 

 

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2 gün sürecek davada, karar çıkması bekleniyor.

 

Duruşmada tutuklu yargılanan Ahmet Turan Alkan halsiz hissettiğini söyleyerek savunmasını yarın yapmak istedi. Talep kabul edildi.

 

Eski Zaman gazetesi çalışanı İbrahim Karayeğen esas hakkında savunmasına, "23 aydır cezaevindeyim. Anayasayı ihlal suçunu işlediğim iddiasıyla hakkımda 3 kez ağırlaştırılmış müebbet isteniyor" diyerek başladı.

 

Karayeğen savunmasında şunları söyledi:

 

Bir iddianame algılar üzerine değil, maddi gerçekler üzerine bina edilmek zorundadır. İddianamede zikredilen sözler herkesin önünde söylendi. İddianame gazetecilik faaliyetlerini suç olarak gösteriyor. Beni darbe ile suçluyorsanız ya bir suçüstü durumu olmalı ya da benim darbecilerle bağlantımı ispat edebiliyor olmalısınız.

 

İddianamede, dershanelerin kaldırılmasıyla ilgili haberlerde ifade özgürlüğü sınırlarının aşılarak hükümetin devrilmesinin amaçlandığı söylenmiş.

 

"Hukuk niyet okumaz"

 

Ancak basın savcısı belli ki sayın savcı ile aynı fikirde değil. Olsaydı haberler yayımlandıktan sonraki 4 aylık süre içerisinde bana dava açardı. Hukuk niyet okumaz. Böyle bir bakış açısıyla hiçbir haber yapılamaz.AYM güncel bir kararında gazetecilerin nasıl haber yapacağına mahkemelerin karar veremeyeceğini belirtti. Bir insan ortada tek bir kanıt olmadan suçlanabilir mi? Benim hiçbir terör örgütü ile bağlantım yoktur. İddianamedeki delillerin hiçbiri hukuki değildir. Dönemin konjonktürel delilleridir. Dönem bitince bunlara dayanarak verilen hükümler de kalkacaktır. Ben Zaman gazetesinde 12 sene boyunca çalıştım. Yönetici değildim. Görev yaptığım süre boyunca gazetenin terörle herhangi bir bağlantısı olmamıştır. AYM ve AİHM'in ŞahinAlpay kararlarında demokrasinin ifade özgürlüğü üzerinden yükseldiği, hükümet eleştirisinin terör faaliyeti olarak nitelenemeyeceği belirtilmiştir.

 

Yurt dışına kaçarken yakalandığım iddiası var. Hakkımda herhangi bir yakalama kararı yokken yasal pasaportumla havaalanına gittim. Seyahat etmekle kaçmak arasındaki fark nedir? Anayasal bir hak olan seyahat özgürlüğümü kullanmak nasıl suç olarak gösterilebilir?

 

Savcı ByLock kullandın diyor, ben ByLock kullanmadım. Ortada ByLock ile ilgili Mor Beyin tuzağı varken nasıl bu kadar emin olunabiliyor?Bir verinin delil olarak kullanılabilmesi için bütün kuşkulardan arındırılmış olması gerekir. OHAL'de bile hukukun evrensel ilkeleri geçerlidir. Tahliyemi ve beraatimi istiyorum.

 

P24'ün mahkeme salonundan aktardıkları şu şekilde;

 

Duruşma bugünlük tamamlandı. Yarın esas hakkında savunmalara devam edilecek.

 

Ali Bulaç beraatini talep ederek esas hakkındaki savunmasını bitirdi.

 

Ali Bulaç: Ne darbecilikten anlarım ne de darbecilere cevaz veririm. Gazetecilik faaliyeti dışında eylemim yoktur. Ben fikir adamı olarak kalmak istiyorum.

 

Ali Bulaç: Halka ateş açan adamlarla aynı suçtan yargılanıyor olmam haksızlık.

 

Ali Bulaç: Ben Sayın Erdoğan ile 38 yıldır tanışıyorum. Her ne kadar onun döneminde hapiste kalsam da ona 4 yıl danışmanlık yaptım. Benim Sayın Erdoğan’a husumetim yoktur.

 

Ali Bulaç: Bizim din anlayışımızda problem var, bunu düzeltmemiz lazım diyorum. Ne AKP adı geçiyor ne de Erdoğan adı geçiyor.

 

Ali Bulaç, suçlama konusu olan “Cinnet Hali” yazısıyla ilgili konuşuyor: Neden Müslümanlar birbirini öldürüyor sorusunu soruyorum bu yazıda. Bu suç olamaz.

 

Ali Bulaç darbe karşıtı yazılarından bölümler okuyor: Ben bir yandan yazılarımla darbe çağrışımı yapıp bir yandan da darbe karşıtı yazılar mı yazmışım?

 

Ali Bulaç: Yazılarımı Fethullah Gülen'in talimatıyla yazdığım iddia ediliyor. Elektronik aletlerimde bu talimata ilişkin bir delil bulunmadı. Telefon mu almışım, Gülen'in sitesine mi girmişim? Cevap hayır.

 

Ali Bulaç: Yazılarımda suç unsuruna rastlanılmadığı mütalaada da açıkça belirtilmiş ancak niyet okumayla suçmuş gibi gösterilmiştir.

 

Ali Bulaç: İddianame ve mütalaada yer alan yazılarımın bütünü değil belirli cümleleri cımbızla seçilip alınmıştır.

 

Ara sona erdi. Ali Bulaç savunmasına kaldığı yerden devam ediyor.

 

Duruşmaya 15 dakika ara verildi.

 

Ali Bulaç: 2018 yılında bir yazarın evinde yasak kitap bulunuyor diye yargılanmasi utanç verici.

 

Ali Bulaç: Yargıtay Bank Asya’ya para yatırma halinde örgüt üyeliğinden hüküm kurulamayacağını belirtmiştir.

 

Ali Bulaç: Ben Bank Asya’da hesap açmış değilim. Bizde telif ödemesi çalışılan yerin çalıştığı banka üzerinden yapılırdı.

 

Ali Bulaç: Sayın savcı görüştüğüm kişiler arasında neden sadece FETÖ’den yargılanan isimleri saymış bunu da anlamıyorum. Bu vicdana sığar mı?

 

Ali Bulaç: Sayın savcının görüştüğümü iddia ettiği bir çok isim var. Bu insanların bir kısmını tanımıyorum bile. Zaten asıl soru "görüşmüş mü" olmamalıydı, "ne görüşmüş" olmalıydı.

 

Ali Bulaç: Bu vakfı bir suç kuruluşu olarak görmedim, darbe teşebbüsüne kalkışacaklarını bilseydim orada bir saat bile vakit geçirmezdim. Kısa üyelik sürecimden de pişmanım.

 

Ali Bulaç: Ömer Dinçer, GYV'nin kapatılmasını hükümetin istemediğini yazmıştı. Yani bir yandan vakfı kapatmıyorsunuz bir yandan da vakıf üyelerini suçlu ilan ediyorsunuz. Bir nevi tuzak kurulmuş.

 

Ali Bulaç: Hükümet ile Cemaatin arası bozulunca GYV'nin yöneticilerinin bir kısmına hükümetle tartışmamaları için telkinde bulundum.

 

Ali Bulaç: Anayasa hazırlanması sürecine katkıda bulunmuş, vakfın başkanı Âkil Adamlar arasına seçilmiştir. GYV toplantılarına her kesimden insan katılırdı.

 

Ali Bulaç: GYV’nin toplantılarına katılanlar arasında Cemil Çiçek, Süleyman Soylu, Hayrettin Karaman, Numan Kurtulmuş bulunmaktaydı.

 

Ali Bulaç: GYV yasal bir kuruluştu ve Türkiye'den BM'ye akredite olan tek kurumdu.

 

Ali Bulaç: Hayatımda üç STK’ya üye oldum: Biri Helsinki Yurttaşlar Derneği, ikincisi Mazlum-Der, üçüncüsü de Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı.

 

Ali Bulaç hakkındaki Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı üyeliğiyle ilgili suçlamaları yanıtlıyor.

 

Ali Bulaç: Yazı yazdığım gazeteye bakılarak suçlu ilan ediliyorum, ne yazdığımın hiç önemi yok mu?

 

Ali Bulaç: Ben profesyonel bir yazarım, telif ücretimin ödenmesi ve yazılarıma müdahale edilmemesi koşuluyla heryerde yazarım.

 

Ali Bulaç: Benim Gülen cemaatine sadakatimi kaybetmediğim iddiası doğru değildir. Sayın Erdoğan'ın talebi üzerine Star gazetesi ile görüştüm ve anlaştık. Ancak sonra gazete yönetimi beni istemedi.

 

Ali Bulaç: Zaman gazetesi devletin denetimi altında ve kapatılana kadar yasal bir kuruluştu. Benim bu gazetede çalışmam suç değildi, gazetenin genel yayın yönetmeninin yurt dışına kaçması da benim suçum değildi.

 

Ali Bulaç: Sayısız siyasetçinin yanılma hakkı var da benim neden olmasın? Benim bir kişiyi devlet dairesinde müstahdem yapacak yetkim bile yok.

 

Ali Bulaç: Şahin Alpay’la aylarca olayı analiz edip şu sonuca vardık: Her şey aklımıza gelirdi ama Gülen Cemaatinin darbe teşebbüsüne kalkışacağı aklımıza gelmezdi.

 

Ali Bulaç: Benim ne darbeden haberim oldu ne de bir terör örgütüne üye oldum.

 

Ali Bulaç: Yazı yazan birine ağırlaştırılmış müebbet isteniyorsa halka ateş açanlara ne ceza istenecektir? Bilindiği gibi ağırlaştırılmış müebbetin önceki kanunlardaki karşılığı idamdır.

 

Ali Bulaç: Savcılığa belge sunan Emniyet sahte delil üretmiştir. Bana ait olmayan cümleler bana aitmiş gibi gösterilmiştir.

 

Ali Bulaç: Prensipte savcı sadece aleyhe olanları değil lehte olan delilleri de göstermelidir. Fakat uygulamada bu prensibe uyulmadığı görülmektedir. Sayın savcı niyet okuması yapmaktadır.

 

Ali Bulaç: Hak ve hukuk demagoji ile, niyet okuma ile, devlet adına sanığa tepeden bakma ile tesis edilmez. Usulüne uygun muhakeme ile yapılır.

 

Ali Bulaç: Savunma yapmaktaki amacım sizi ikna etmek değildir. Benim amacım hakikati ortaya koymaya çalışmaktır.

 

Duruşma aranın ardından devam ediyor.  Geçen duruşmada tahliye olan Ali Bulaç savunma yapacak.

 

Av. Ümit Kardaş Lale Kemal'in beraatini talep ederek sözlerini tamamladı. Duruşmaya 20 dakika ara verildi.

Av. Kardaş: Lale Kemal'in terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım ettiğine dair hiçbir delil yoktur.

 

Av. Kardaş: Suç tarihi tespiti konusunda; Türk hukukunda bir yapılanmanın terör örgütü olarak kabul edilmesi için bu yönde mahkeme kararı olması gerekir.

 

Av. Kardaş: Lale Kemal'in mütalaada yer verilen "vatandaşın görüşünden inanışından dolayı fişlendiği korkusunu yaşamasını tehlikeli buluyorum" cümlesinde suç yoktur, eleştiri vardır. AİHM ve AYM kararları bunu teyit etmektedir.

 

Av. Ümit Kardaş: Mütalaa aşamasına gelinceye kadar dosyada yer almayan 3 yazı mütalaada delil olarak sunulmuştur.

 

Av. Ümit Kardaş: İddia makamı yazılardan alıntıları delil olarak dosyaya koymuş ve çok ağır cezalar talep etmiştir.

 

Lale Kemal'in avukatı Ümit Kardaş konuşuyor: Delil toplanmadan, yazılardan alıntılarla dosya oluşturulmaya çalışılmıştır.

 

Lale Kemal: İstenen cezayı son derece haksız buluyorum. Sarı basın kartımın ve pasaportumun geri verilmesini istiyorum.

 

LaleKemal: Benim hayati önemde ilaçlarım var. Sağlık Bakanlığı cezaevine ilaç sokulmaması için yazı yazmış, ailem bana çok zor şartlar altında ilaç yazdırabildi.

 

Lale Kemal: Tek bir delil olmadan cezaevine konuldum. Bu süreç sağlığımı olumsuz etkiledi.

 

LaleKemal savcının esas hakkında mütalaada bazı yazılarından yapılan alıntılara dayandırdığı suçlamalara cevap veriyor.

 

Lale Kemal: Anayasa Mahkemesi, 2 Mayıs tarihli yeni bir kararında gazeteciliğin nasıl yapılacağına mahkemelerin karar veremeyeceğini belirtmiştir.

 

Lale Kemal: Benim o zaman gözaltına alınan Ekrem Dumanlı'ya bir yazımda geçmiş olsun demem neden suç gibi sunuluyor? Bu çifte standart neden?

 

Lale Kemal: Geçen duruşmada iki sanık hakkında tahliye kararı verildi, Star gazetesinde bir yazar da yazısında geçmiş olsun dileklerini dile getirdi. Bu suç değildir.

 

Lale Kemal: “İddianame ve mütalaa yazma” yükümlülüğünün sadece “iddia etme”ye dönüşmesi karşısında hukuka bağlı biri olarak derin bir hayal kırıklığı yaşadım.

 

Lale Kemal: Bu durum küçük bir husus değil. Son derece önemli bir husus. Delillere bakılmamış, hiçbir delile dayanmadan hakkımda suç isnadında bulunulmuştur.

 

Tutuksuz yargılanan Lale Kemal söz aldı: Savcılık makamı suç isnat ettiği yazılarımın Cemaatin örgüt olarak nitelendirilmediği döneme ait olduğunu göz ardı etmiştir.

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha