Ev işlerinde hizmetçi kullanma, 1920'li yıllarda Avrupa'da yaygın bir eğilimdi. Ama, ABD'de durum farklıydı. Batının sınırlarını genişletmek, yoğun çalışma temposu ve uzun saatler demekti. Yüksek maaşlar ve işçi azlığı, yenilikçi bir üretim anlayışını beraberinde getirmişti.
ABD'de çok sayıda üretilen ve günlük hayatı kolaylaştıran cihazlara talep yeni bir pazar doğurmuştu.
Birinci Dünya Savaşı sonrasında ekonominin gerilemesi, Avrupa'daki günlük yaşantıyı kökten değiştirdi. Kadınlar da artık ekonomik mücadele içinde boy gösteriyordu. Sahip olunan cihazlarda, önceki yıllarda belirleyici olan "zenginlik" kavramı yerini pratikliğe bıraktı.
Kol saatleri, fotoğraf makineleri, deyim yerindeyse demokratikleşmişti... Avrupa, İkinci Dünya Savaşı'ndan büyük hasarlarla çıkarken, ABD görece olarak yara almadan kurtulmuştu.
Sonuç olarak da, Amerikan kültürü tüm dünyada egemenlik kurma fırsatı yakaladı. Mağlup devletler Almanya, İtalya ve Japonya, büyük çabalarla ekonomilerini düzlüğe çıkardılar ve zamanlarının büyük bölümünü fikir üretmekle geçirdiler. İskandinavya ülkeleri de öyle...
O günlerden günümüze, teknolojik gelişmelerle birlikte çehresi değişen ürünlerde, tüketici beklentileri hep ön plandaydı. 21. yüzyılda, en son model cihazlara meraklı tüketiciler dünyasında, 20. yüzyılın çarpıcı keşifleri oyuncak gibi duruyor. Ama hepsi birer tasarım harikası ve zekâ ürünü...
Güngör MengiÖzür dileme özürlüsü!
Gültekin AvcıRuşen Çakır kimin projesi?
Nagehan AlçıAmaç Ecevit'i iyileştirmek miydi
İsmail KüçükkayaBurhan Doğançay çağırıyor
Ahmet KekeçEn asil duygunun solcusu
Beril DedeoğluYeni Fransa ile yeniden Almanya
Sedat LaçinerŞiddeti meşrulaştırma yarışı
Kadri GürselPredator’un ‘Gör’ dediği
Fikret BilaErdoğan, Kazaklardan 5 çocuk istedi
Derya SazakSenato
Ruşen ÇakırKitap Diyarbakır’a yakışıyor
Yorumlar
Yorum Yaz