• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Şarkıcı Ebru Yaşar’ın eşi Necat Gülseven'e sahte faturayla vergi kaçakçılığından dava

Şarkıcı Ebru Yaşar’ın eşi Necat Gülseven'e sahte faturayla vergi kaçakçılığından dava
0 0

Radyo, TV ve gazete sahibi, şarkıcı Ebru Yaşar’ın eşi Necat Gülseven hakkında, sahte fatura düzenleyerek vergi kaçırmaktan dava açıldığı ortaya çıktı.

22 Temmuz 2019 Pazartesi 11:12

Gülseven, işsiz kişiler adına devrettiği şirketleri kullanarak çok sayıda sahte fatura düzenlemekle suçlanıyor. Gülseven’e yönelik hazırlanan iddianamede altı yıldan 10 yıla kadar hapsi talep edildi. Gülseven hakkındaki bir suç duyurusunda da ağır suçlamalar yer aldı.

 

Necat Gülseven, Ebru Yaşar ile ilişkisi sonrası ismi sıklıkla gelmeye başlamıştı. Gülseven, halen 3N medya çatısı altına bulunan Show Radyo, Radyo Viva, Yeni Birlik gazetesi, Bizimev TV ve TV100’ü sahibi.

 

31 yaşındaki Gülseven’in yanısıra toplam üç kişinin yargılandığı dava İstanbul Anadolu 45. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’nın ihbarı sonrası açılan davada Gülseven ile birlikte yargılanan diğer kişiler ise Doğanç Şakar (49) ve Önder Keskin (28). 

 

10 yıla kadar hapis talebi

 

Vergi Denetim Kurulu uzmanları, Gülseven ve diğer iki sanığın yetkili göründüğü İstanbul Sultanbeyli’deki Elvira Mobilya İnşaat Tekstil San. ve Tic. Limited Şti’nin hesaplarını mercek altına aldı. Denetimlerde, Elvira Mobilya’dan, herhangi bir mal alım satışı olmamasına karşın çok sayıda sahte fatura düzenlendiği anlaşıldı. Vergi suçu raporu, vergi tekniği raporu ve suç duyurusu İstanbul başsavcılığına gönderildi.

 

Savcı Alim Yaşar, yürüttüğü soruşturmayı tamamladı ve hazırlanan iddianame mahkemeye sevk edildi. İddianamede, üç sanığın altı yıldan 10’ar yıla hapis istemiyle yargılanması istendi. İstanbul Anadolu 45. Asliye Ceza Mahkemesi, hazırlanan iddianameyi kabul etti ve yargılama süreci de başladı. Davanın ilk iki duruşmasına Necat Gülseven katılmadı.

 

‘İşçi olarak girdim şirketi üstüme aldı‘

 

Geçen 19 Mart’ta yapılan duruşmada sanık Önder Keskin savunmasında şunları söyledi: “Ben 2012 yılında askerden geldim. Annemin hastalığı vardı, işe ihtiyacım vardı. Necat Gülseven’in mobilya şirketinde işçi olarak işe girdim. 1500 TL maaş alıyordum. Annemin hastalığı ile ilgilenince bana güven telkin etti. Bir gün yanıma gelip adıma üç aylığına şirket kurmak istediğini söyledi. Ben de ‘Üç ay sonra üzerimden alacaksan güveniyorum’ deyip kabul ettim. Beraber notere gittik. Önüme sunulan evrakları imzaladım. Ancak işçi olarak çalışmaya devam ettim. Şirketin işleyişine ilişkin hiçbir işe karışmadım. Hiçbir şekilde fatura düzenlemedim. Hiçbir faturada imzam yoktur. Üç ay geçtikten sonra şirketi üzerimden almasını istedim. Bu kez kendisine vekalet vermemi istedi. Şirketi kendisinin yöneteceğini söyledi. Ben de vekalet verdim. Ondan sonra da hiçbir işe karışmadım. 2015 yılında Necat beyin yanında ayrıldım. Ardından şirketi ne yaptığını bilmiyorum. Ben kesinlikle sahte fatura düzenlemedim.”

 

‘Şirket üç dört ay üstümde kaldı‘

 

Diğer sanık Doğanç Şakar ise savunmasında şunları anlattı: “Söz konusu şirketi (Elvira Mobilya) dört yıl önce üstüme aldım. Şirket üç dört ay üstümde kaldı. Şirketlerin sorunlarını çözmemesi üzerine şirketi devrettim. Şirketin benim üzerimde kaldığı dönemde sahte fatura düzenlenmedi.”

 

Gülseven suçlamaları kabul etmedi

 

Davanın üçüncü duruşması ise geçen mayıs ayında yapıldı. Gülseven duruşmada,kendisine yönelik suçlamaları kabul etmedi. Mahkeme, bir sonraki duruşma için eylül ayına gün verdi. 

 

‘Çok sayıda kişi ve şirketi mağdur etti‘

 

Gülseven hakkında açılan dava sürerken İstanbul başsavcılığına geçen ekim ayında çarpıcı iddiaların yer aldığı bir suç duyurusunda bulunulduğu belirlendi.

 

Yanında dört beş yıl kadar çalıştığını söyleyen T. E., Gülseven’in yanısıra şoförü M. N. hakkında şu iddialarda bulundu: “Ben yaklaşık dört beş senedir şüphelilerden Necat Gülseven’in yanında çalışmaktayım. Necat Gülseven kendisini işadamı olarak tanıtır. Biz de onu öyle biliyorduk. Sanatçı Ebru Yaşar’ın eşi ve sosyal medyada işadamı olarak lanse edildiğinden, ben de ona güvendim ve verdiği işleri hiç sorgulamadan yerine getirdim. İşin içine girdikçe yaptığı işlerin gayrimeşru işler olduğunu ve kendi adını gizleyerek ben ve öteki adamları üzerinden usulsüz işlerini hallettirmeye çalıştığını anladım. Yaptığı işlerden bize bahsetmezdi. Benim gibi, bilerek veya bilmeyerek ona güvenen insanları, Necat Gülseven kullanmış ve profesyonel dolandırıcı olan bu kişi, suçlarına ilişkin bir takım faaliyetlerine bizleri de alet etmiştir. Gayrimeşru alemde lakabı ‘Başkan’ olarak geçmekte. Kendine bağlı kişileri de ‘Başkanın adamları’ olarak tanıtmakta. Daha önce mağdur edip planlı şekilde dolandırdığı insanlar ve bilerek batırdığı şirketler vardı. Örneğin Adana’da bir market zinciri sahipleri, Sultanbeyli’de mobilyacı, İstanbul, Batman ve Diyarbakır’da iş adamlarını dolandırdığını biliyorum. Bu kişi beni 2016 yılının ağustos aylarında Bigoil Akaryakıt AŞ adlı şirkette yönetim kurulu başkanı yaptı. Necat Gülseven adamları adına paravan şirketler kurarak illegal faaliyetlerini ve gayrimeşru yollarda elde etiği maddi kazançlarını evrak üzerinde meşrulaştırmak adına bu şirketler üzerinden işlemler yürütmektedir.  Kendi adına resmiyette şirket yoktur.”

 

KAYNAK: DİKEN - ALİ ÇİÇEK

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha