• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Basın Konseyi ve TGC, suikast sonucu öldürülen Uğur Mumcu'yu andı: Halkı bilgilendirdiği için katledildi

Basın Konseyi ve TGC, suikast sonucu öldürülen Uğur Mumcu'yu andı: Halkı bilgilendirdiği için katledildi
0 0

Basın Konseyi ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, 24 Ocak 1993 tarihinde Ankara’da evinin önünde arabasına konulan bombanın patlaması sonucu hayatını kaybeden Uğur Mumcu için yazılı açıklama yaptılar.

23 Ocak 2021 Cumartesi 13:38

Basın Konseyi'nin yaptığı açıklamada Türk basınında araştırmacı gazeteciliğinin usta ismi gazeteci- yazar Uğur Mumcu'yu, karanlık güçlerin katlettiğini ve ölümünün 28. yıldönümünde saygıyla andıkları ifade edildi.

 

Basın Konseyi: Aradan geçen 28 yılda suikastın planlayıcıları, tetikçileri ortaya çıkarılamadı

 

Basın Konseyi'nin açıklamasında şu ifadelere yer verildi; "Uğur Mumcu, Türk basının en cesur kalemlerindendi. Yolsuzlukların, haksızlıkların, Cumhuriyet ve aydınlanma karşıtı tüm odakların üzerine korkmadan gitti. Yayımladığı araştırma dosyaları, köşe yazıları ve kitaplarıyla, gerçekleri halka ulaştırdı. Gerçeğin halka iletilmesinden, hakikatlerin bilinmesinden korkanlar ona kıydılar.

 

Uğur Mumcu gazeteci ve yazarlığının yanında, Cumhuriyetin kurucu ilkelerinin ve aydınlanmanın yılmaz savunucusuydu. 

 

Karanlık ve derinlerde çalışan odakların hedefi olan Uğur Mumcu,  Ankara’da evinin önünde 24 Ocak 1993 günü otomobiline binerken hain bir elin yerleştirdiği bombanın infilak ettirilmesi sonucu katledildi. Aradan geçen 28 yılda ne yazık ki bu suikastın planlayıcıları, azmettiricileri, bombayı koyan tetikçileri ortaya çıkarılamadı. Bu ayıp maalesef hala devam ediyor. 

 

Meslektaşları ve bu ülkenin aydınları olarak Uğur Mumcu’yu aramızdan koparılışının yıldönümünde saygı, sevgi ve özlemle anıyor;  onun araştırmacı gazeteciliğini devam ettiren genç meslektaşlarının çabalarının varlığı ile teselli buluyoruz." 

 

TGC: Halkın vicdanı olan Uğur Mumcu’yu sevgi ve saygıyla anıyoruz

 

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu da, Uğur Mumcu’nun katledilişinin 28. yılı nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, "Yaşadığımız ülkede yıllardır gazetecilere, bilim insanlarına, sendikacılara, aydınlara, öğrencilere karşı düzenlenen saldırıların tek bir amacı var: Halkın gerçekleri öğrenmesini engellemek ve topluma korku salmak. Halkın vicdanı olan Uğur Mumcu bu saldırıları organize edenlerin karanlık ilişkilerini afişe ettiği için öldürüldü" denildi.

 

TGC'nin açıklamasında şu görüşler yer aldı: "Bu yıl Uğur Mumcu’nun katledilişinin 28. yılındayız. Uğur Mumcu’yu her yıl 24 Ocak’ta “Gazeteci Olmak, Gazeteci Kalmak” etkinliklerinde dostlarıyla, çalışma arkadaşlarıyla, şiirlerle ve türkülerle anardık. Ne yazık ki, Covid 19 salgını nedeniyle bu yıl etkinliğimizi gerçekleştiremiyoruz. Her yıl Ocak ayı geldiğinde polis şiddetine kurban giden Metin Göktepe’yi, ırkçı kurşunlara hedef olan Hrant Dink’i ve profesyonelce düzenlenmiş bombalı suikastta can veren Uğur Mumcu’yu anıyoruz. Abdi İpekçi’yi de 1 Şubat’ta anacağız.

 

Bu ülkede yıllardır gazetecilere, bilim insanlarına, sendikacılara, aydınlara, öğrencilere karşı düzenlenen saldırılar ve katliamların tek bir amacı var: Halkın gerçekleri öğrenmesini, olup biteni sorgulamasını engellemek ve topluma korku salmak. Halkın vicdanı olan Uğur Mumcu bu saldırıları organize edenlerin karanlık ilişkilerini gazeteci olarak afişe etmiştir.

 

"Uğur Mumcu halkı bilgilendirdiği için katledildi"

 

Uğur Mumcu topluma sol-sağ çatışması olarak sunulan olayların ardında derin devletin bulunduğunu ortaya koymuştur. Öğrenci çatışmalarında hem sağcı hem de solcu gençlerin eline silah verenlerin devlet görevlileri olduğunu, silah ve uyuşturucu kaçakçıları ile terör olayları arasındaki bağlantıları ortaya çıkartmış, halkın dikkatine sunmuş, bu nedenle karanlık çevrelerin hedefi haline gelmiştir. Araştırmacı gazeteci olarak yaşadığı çağa tanıklık etmiş, halkı bilgilendirme görevini cesurca yerine getirdiği için öldürülmüştür. Uğur Mumcu’yu öldüren bombayı koyanları yönlendiren karanlık odakların kimler olduğu ise hala ortaya çıkarılamamıştır.

 

"Evet bu soruşturmayı engelleyen bir duvar var"

 

Cinayetten sonra yaşanan bir olayı hatırlatmak istiyoruz: 1993 yılının yaz aylarında Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, Uğur Mumcu’nun eşi Güldal Mumcu’yu ziyaret eder. Mumcu’nun avukatı M. Emin Değer’in de bulunduğu konuşma sırasında, Güldal Mumcu’nun ‘Bu olayların ortaya çıkmasını engelleyen bir duvar oluşuyor…’ demesi üzerine Mehmet Ağar ‘Evet, soruşturmayı engelleyen bir duvar var…’ der. Güldal Mumcu da ‘Bir tuğla çekin o zaman, gerçekler ortaya çıksın…’ dediğinde ‘Bir tuğla çekersem, duvar yıkılır…’ yanıtını alır.

 

"Gazetecilere yönelik saldırılar hâlâ olağan şiddet olayı kabul ediliyor"

 

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Basın Müzesi'nde son 100 yıl içinde bu tür saldırılarda can vermiş 66 gazetecinin fotoğrafları bulunuyor. 28 yıl sonra bugün de gazetecilere yapılan saldırıların, ülkeyi yönetenlerce hâlâ olağan şiddet olaylarından kabul edildiğini görüyoruz. Saldırıları gerçekleştirenlere karşı cezasızlık uygulaması sürüyor. Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün, halkın haber alma, gerçekleri öğrenme ve bilgilenme hakkının önündeki duvarların yıkılmasını, gazetecilere yönelik saldırıların, gerçek azmettiricilerinin bulunmasını hala bekliyoruz. Uğur Mumcu’yu ölümünün 28. yılında sevgi ve saygıyla anıyoruz."

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha