• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Boris Johnson'ın parlamentoyu askıya alması İngiltere'de gazete manşetlerinde: 'Demokrasiye hakaret'

Boris Johnson'ın parlamentoyu askıya alması İngiltere'de gazete manşetlerinde: 'Demokrasiye hakaret'
0 0

İngiltere Başbakanı Boris Johnson'ın, ülkenin Avrupa Birliği'nden çıkış sürecinde (Brexit) muhalefetin seçeneklerini sınırlayıp anlaşmasız Brexit karşıtlarının manevra alanını daraltması gazetelerin manşetlerinde yer aldı.

29 Ağustos 2019 Perşembe 12:05

İngiltere'de hükümet, Kraliçe 2. Elizabeth'ten, Eylül ayında tatilden dönerek çalışmaya başlaması planlanan Parlamento'yu askıya almasını talep etmiş, Kraliçe de talebi onaylamıştı. Parlamento'nun 9 ile 12 Eylül arasında bir tarihte askıya alınmasına ve 14 Ekim'de tekrar çalışmaya başlamasına karar verilmiş durumda.

 

Böylece milletvekillerinin 31 Ekim'deki Brexit öncesinde İngiltere'nin AB'den bir anlaşma olmadan ayrılmasını engelleyecek adımlar atması için önlerinde çok az zaman olacak.

 

GUARDIAN

 

Karar İngiltere'deki tüm gazetelerin manşetlerinde yer aldı.

 

Brexit karşıtı tutumuyla bilinen Guardian gazetesi 'Johnson'ın parlamentoyu askıya almasına isyan' manşetiyle çıkarken, ülkenin en yüksek tirajlı gazetesi Brexit yanlısı Daily Mail ise 'Johnson eldivenleri attı' başlığını manşete taşıdı.

 

Financial Times gazetesi, 'Johnson Brexit planını koruyabilmek için parlamentoyu kapattı' dedi. Times gazetesi 'Johnson kazanmak için her yolu deniyor' yorumunu başlıklarına taşıdı, Brexit'i destekleyen Daily Telegraph ise kabinenin parlamento gündemini belirlemekten sorumlu bakanı Jacob Rees-Mogg'un 'Başbakan hakın iradesinin tecelli etmesini sağlamalı' sözlerini manşetten verdi.

 

Daily Mail

 

Gazetelerin başyazılarının hemen hepsi Boris Johnson'ın parlamentoyu askıya almasıyla ilgiliydi.

 

Financial Times'ın başyazısında karar 'demokrasiye hakaret' olarak nitelendi. 'Milletvekilleri acilen hükümet hakkında güven oylaması yapmalı ve erken genel seçim sürecini başlatmalı' çağrısı yapılan yazı özetle şöyle:

 

"Boris Johnson, İngiltere'nin anayasal düzeninin altına bir bomba patlattı. Yaşananların modern siyasi tarihte bir emsali yok. Parlamentoyu susturup anlaşmasız Brexit'in engellenmesini imkansız hale getirmek için yapılan kabul edilemez bir girişim. Tüm dünya tarafından takdir edilen İngiltere demokrasisinin beşiği son 40 yılın en önemli siyasi kararı öncesinde susturuluyor. Johnson mevcut tartışmayı 'parlamenterlere karşı halkın iradesi' olarak betimlemeye çalışıyor. Eğer halkın desteğinden bu kadar eminse bu desteği bir seçimle test etmeyi de kabul etmeli."

 

Times

 

Times gazetesinin başyazısında ise "Johnson radikal bir karar aldı ve muhalefetin sert tepkisiyle karşılaştı. Her ne kadar büyük bir tepki yüksek sesle dile getiriliyor olsa da, alınan karar anayasaya aykırı değil" deniyor:

 

"Parlamentonun askıya alınmasıyla sıkışık bir takvim içerisinde ilerleyen Boris Johnson, AB ile müzakerelerde azami manevra alanına sahip olmayı amaçlıyor. Boris Johnson'a tepki gösterenlerin asıl tepkisi İngiltere'nin AB'den ayrılıyor oluşu. Johnson'ı parlamentoyu susturmakla eleştirenler, parlamenterlerin 2016 referandumundan bu yana ne kadar az yol kat edebildiğine bakarak kendilerini gözden geçirmeli. Parlamentonun bir Brexit planı geliştirebilmek için üç yılı vardı ancak bu başarılamadı. Ancak Johnson'ın da adımlarını dikkatli atması gerekiyor. Muhalefeti bu şekilde birleştirmek ileride kendi iktidarı için tehlikeli olabilir. Eninde sonunda Boris johnson'ın iktidarını genel seçimlerde korumaya çalışması da gerekecek."

 

Guardian gazetesi de Boris Johnson'ın hamlesinin İngiltere'de demokrasinin temellerine zarar verdiğini yazıyor. Gazetenin başyazısında "Boris Johnson İngiltere'yi bir anayasal krize sürüklüyor" deniyor:

 

"Boris Johnson hayatı boyunca birçok dürüstlükten uzak metin kaleme aldı. Ancak dün milletvekillerine gönderilen ve neden parlamentonun askıya alındığını izah eden mektup, kadar ağır sonuçları olan başka samimiyetsiz yazılarını bulmak kolay değil. Johnson yeni yasama yılı için iddialı bir program hazırladığını, bunun için de parlamentonun planlanandan biraz daha geç açılması gerektiğini söylüyordu. Ancak parlamentonun susturulmasının amaçlandığı konusunda kimsenin şüphesi yok. Johnson'ın kararını 'darbe' ya da 'diktatörlüğe sürükleniş' olarak niteleyenler var. Bu gibi dönemlerde siyasette abartılı ifadelerin kullanılması alışıldık bir durumdur. Ancak Johnson'ın sorumsuz kibrinin ülkeyi anayasal bir krize sürüklediği de açık. Boris Johnson'ın istediğini elde etmek için her şeyi yapmaya hazır olması bu ülkenin demokratik geleneklerine bağlı herkesi endişelendirmeli."

 

Daily Telegraph

 

Bir dönem Boris Johnson'ın da köşe yazıları yazdığı Daily Telegraph gazetesinin başyazısında ise 'Asıl isyan edilmesi gereken şey Brexit karşıtlarının tutumu' deniyor:

 

"Boris Johnson'ın '31 Ekim'de öyle ya da böyle AB'den ayrılacağız' sözlerinin altının dolu olmadığını düşünenler ciddi biçimde yanıldı. Parlamento'yu askıya alma kararını büyük bir kumar olarak adlandırmak dahi yetersiz kalır. Üç yıldır devam eden ve sonu gelmeyen tartışmalar ve [İstifa eden eski başbakan] Theresa May yönetiminde verilen tavizlerin sonrasında halkın iradesinin tecelli etmesini sağlamak için ne gerekiyorsa yapmaya hazır bir Başbakan var. Ama burada asıl isyan edilmesi gereken konu Boris Johnson'ın parlamentoyu askıya alması değil, Brexit karşıtlarının üç yıldır takındığı tavır. Her fırsatta referandum sonuçlarına saygılı olduklarını söylediler. AB ile müzakereler başlayınca Brüksel'in başmüzakerecisi Michel Barnier'e gidip İngiltere'nin kabul edemeyeceği şartları öne sürmesini istediler. Anlaşmasız Brexit'in felaket olacağı mazeretini öne sürerek sürekli olarak AB'den ayrılışı ertelediler. Yani Başbakan Boris Johnson'ın karşısında demokratik sistemin sunduğu araçları kullanarak demokratik bir kararın uygulanmasını önlemeye çalışan bir grup vardı. Johnson Brexit referandumunda halkın verdiği kararın hayata geçebilmesi için cesurca ve kararlı bir şekilde hareket etti."

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha