• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Ekonomi yazarı İbrahim Kahveci sordu: 'Küçük tasarruf sahiplerinin birikimlerine el konuyor, hiç acımanız yok mu?'

Ekonomi yazarı İbrahim Kahveci sordu: 'Küçük tasarruf sahiplerinin birikimlerine el konuyor, hiç acımanız yok mu?'
0 0

"Aslında adı düşük faiz politikası olan ama kendisi yükselen faiz olan bu politika ile küçük tasarruf sahiplerinin birikimlerine el konulmuş oluyor,"

21 Haziran 2022 Salı 11:54

AKP hükümetinin uyguladığı ekonomi modeliyle dar gelirlilerin hem alım güçlerinin düştüğünü hem de tasarruflarının enflasyon ve yükselen kurlar karşısında eridiğini belirten Karar gazetesinin ekonomi yazarı İbrahim Kahveci, " Aslında adı düşük faiz politikası olan ama kendisi yükselen faiz olan bu politika ile küçük tasarruf sahiplerinin birikimlerine el konulmuş oluyor," dedi.

 

İbrahim Kahveci'nin "Hiç acıması yok mu?" başlıklı yazısının tamamı şöyle:

 

En fazla oy veren kesim ama en fazla ihmal edilen kesim de aynı...

 

GSYH verilerine göre 2016 yılında ülke gelirinden %33,1 pay alan, 2020 yılında bu payı %31,3’e düşen ama son olarak 2022 yılında yeni kalkınma modeli ile payı %24,6’ya gerilen ücretli kesim oldu.

 

Ücretli kesim net olarak %30 civarında fakirleşti.

 

***

 

Yeni model sayesinde şirketler kar üstüne kar etti. Kurumlar vergisi 25 milyar liradan 152 milyar liraya yükseldi. Oysa gelir vergisi sadece 15,2 milyar liradan 24,2 milyar liraya çıktı. Bu vergiler kar ve gelirden ödendiğine göre kimin kazandığını net olarak görebiliyoruz.

 

Zaten Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati itiraf edercesine “sadece dar gelirliler kazanmadı” demişti.

 

***

 

Dar gelirli kesim sadece gelirinden olmadı. Asıl büyük kaybını tasarrufundan yedi...

 

Elinde 2-3 bin lira olanlar, 5-10 bin lira olanlar varlıklarını kaybetmeye başladı. Yeni model ile aslında dar gelirlinin tasarrufları olan servetine de el konulmuş oldu.

 

İzah edeyim: Eylül 2020-Eylül 2021 arası 1 yılda hesabında 1 milyon lira ve üzerinde para bulunanların sayısı 302 bin kişiden 377 bin kişiye yükseldi. Bu kişilerin tasarrufları da 1 yılda yüzde 22,1 artışla 2,4 trilyon lira oldu. Aynı dönemde zenginlerin hesapları yüzde 22,1 artış gösterirken, küçük tasarruflardaki büyüme %15,4’de kaldı.

 

Aradaki farka lütfen dikkat edin.

 

Gelelim Eylül 2021’den Nisan 2022’ye. Bakın süre 7 ay... Hesabında 1 milyon ve üstü bulunanların sayısı 377 binden 600 bine çıkıyor; ama daha ilginci şu: Hesabında çok para olanların hesapları %62,9 büyüme gösteriyorken, düşük tasarruflu kesimin hesabı sadece %30,4 artıyor.

 

Bunun bir başka izahını yapalım: Tasarrufu büyük olanların yeni dönemi kavraması ve pozisyon alması da daha hızlı gerçekleşiyor.

 

Büyük tasarruf sahipleri ya dolara geçmiş ya da dolara endeksi KKM’ye yatırımda bulunmuşlar. Ama küçük tasarrufçu bu refleksi gösterememiş.

 

***

 

Şimdi burada ne oluyor?

 

Aslında Merkez Bankası eliyle faiz düşürmek kimseye bir kazanç sağlamadı. Pardon, bankalar hariç... (Onlarda öz sermayeyi yiyor aslında)

 

Bankaların karları nominal olarak 20,7 milyar liradan 98,2 milyar liraya yükseldi (Sadece ilk 4 aylık)

 

Oysa kredi faizlerinin düşmesini bırakın tersine yükseliş bile yaşadığını gördük. Merkez Bankasının dandik faiz politikası ile faizler yüzde 19;00’dan yüzde 14:00’e çekilirken piyasada kredi faizleri yüzde 20-23 aralığından yüzde 26-30 aralığına yükseldi. Yükselmeye de devam ediyor.

 

İyi ama kredi kullanan şirketler de karlarını patlattı... O zaman kim kaybetti?

 

Tabii ki küçükler, yani dar gelirli olan alt kesim.

 

İki şekilde kaybettiler. Mesela tasarrufları reel olarak eridi. 10 bin lira yatıranların parası yüzde 16 artışla 11.600 lira oldu. Ama satın aldıkları temel ürünlerin fiyatı yüzde 90 arttı (Bu rakam TÜİK’in)

 

Düşünebiliyor musunuz... Tasarruf yaparak kaybediyorsunuz. Dün 10 bin liraya alacağınız ürünler 19 bin lira olmuş ama tasarrufunuzdan kazandığınız para ile servetiniz 11.600 liraya ancak çıkmış. Net 7.400 lira ya da yüzde 64 kaybetmişsiniz.

 

Bunu şu şekilde ifade edelim: Aslında adı düşük faiz politikası olan ama kendisi yükselen faiz olan bu politika ile küçük tasarruf sahiplerinin birikimlerine el konulmuş oluyor.

 

***

 

Bu kesimin ikinci kaybı ise satın aldığı ürünlere yapılan zamlardır.

 

Şimdi toplayalım:

 

Dar gelirlilerin satın aldığı temel ürünlerin fiyatı hızla arttı (%90). Oysa bu kesimin gelirleri de yüzde 30 gibi bir gerileme yaşadı. Ama bir de bunların yanına yine bu kesimin tasarruf gelirleri de yüzde 64 gibi bir oranda reel kayıp yaşadı.

 

Acaba böyle bir politikayı kim neden uygular?

 

Sizce bir ülkede özellikle dar gelirlileri hedef alan böyle bir politika hangi amaçla uygulanır? Veya bu politikayı uygulayanların hiç acıması yok mudur?

 

KARAR sizindir...

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha