• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Haaretz: ‘İsrail Kudüslü Filistinlilere vatandaşlık vermeye hazır mı?’

Haaretz: ‘İsrail Kudüslü Filistinlilere vatandaşlık vermeye hazır mı?’
0 0

‘’Abbas, halkını başkenti Kudüs olmayan bir Filistin Devleti’ne ikna edemez.’’

7 Aralık 2017 Perşembe 14:14

Paylaşılamayan şehir Kudüs’e ilişkin ABD kararı Orta Doğu başka olmak üzere tüm dünyada tepki toplarken, Kudüs’te neler yaşanıyor? Politik karmaşayla yaşamaya alışkın Kudüslülerin gerçeklerine ses veren Haaretz, ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararının sahadaki yansımalarını ele aldı.

 

‘’Birleşmiş Kudüs? Trump’un İsrail başkentini tanımasının beklenmedik bir bedeli olabilir’’ başlıklı yazıda Nir Hasson Kudüs’te Trump açıklaması sonrası genel havaya dair bir resim çiziyor. Halkın yüzde 40’inin İsrail vatandaşlığı bulunmadığı bu başkentte, İsrail Filistinlilerin oy verme hakkını tanımazken, tüm dünyanın Kudüs’ü tanımasını istiyor. İşte bu noktada bir problem oluşuyor.

 

Hasson, Kudüs’ü ‘yaşayan fosil’ olarak tanımlıyor; şehir 1947’deki toprakları bölme planından son kalıntı, aynı zamanda uluslararası toplumun, Haziran 1967’den ve 1948’deki Bağımsızlık Savaşı sonrası ilhakını tanımadığı tek topraklar. BM’ye göre Kudüsün uluslararası denetim altında olması gerekiyor, fakat İsrail ve Ürdün 1948’de şehrin iki yarısını işgal ederek BM planını ihlal ettiler.

 

1948’deki işgal bugüne dek tanınmadı ve İsrail’in şehrin doğu yarısını 1967’de ilhak etme kararının Batı Kudüs’ü tanımama kararına etki ettiğine dair neredeyse hiç süphe yok.

 

Hasson’a göre Trump’un Kudüs’ü İsrail başkenti olarak tanımasının sembolik olmaktan öte hiçbir pratik işlevi yok. Kudüs halihazırda 1949’dan beri İsrail’in başkenti olarak işlev görmekte. Yabancı elçiler ve liderler artık sadece şehrin Batı tarafını kullanmaya özen gösterecektir.

 

Kudüs’e karşı uluslararası siyasetin dayattığı önemli bir uygulama ise karşılıklık: Batı Kudüs’u İsrail’in başkenti olarak tanımak, Doğu Kudüs’ü Filistin’in başkenti olarak tanıma mükellefiyetini beraberinde getiriyor.

 

International Crisis Grubu’ndan İsrail-Filistin uzmanı Olfer Zalzberg’e göre, ‘’Abbas, halkını başkenti Kudüs olmayan bir Filistin Devleti’ne ikna edemez.’’ Durum böyleyken, bölgede bir ‘patlama’nın yaşanması an meselesi. Tanınan bir Filistinli aktivist Ali Jida’ya göre biriken duygular sadece Trump’tan kaynaklanmıyor. Jida, ‘’Bir çok şeyin birikimi -- İsrail’li askerlerin davranışları, küçük düşürülme. Bir patlama olacak ve bu patlama Kudüs merkezli olacak,’’ ifadelerini kullanıyor.

 

Hasson ise ABD açıklamasının Filistin devlet vizyonuna bir darbe olmasına rağmen, zannedildiği kadar büyük tepkilere neden olmayacağına inanıyor. Aksa Camii ve Batı Şeria’daki camilerde Cuma namazlarından bir şiddet dalgası yayılabilir, fakat bunu daha fazla dağılmasını beklemiyor. Hasson, geçmiş İntifada’larda olduğu gibi, bunun bir “kuluçka dönemi”nin başlangıcı olabileceğini savunuyor.

 

İsrail’e ‘’Kudüs’ü birleştirmenin gerçek bedelini ödemeye hazır mı?’’ sorusunu soran Hasson bu bedelin şehirde yaşayan 320,000’e yakın Filistinliye vatandaşlık verilmesi olduğunu söylüyor. Bu insanlara vatandaşlık ve oy hakkı verilmedikçe, Filistin ve dünya kamuoyu tarafından seslendirilen ‘İsrail’in Kudüs’te hükümdar olmadığı’ iddiası, meşruiyetini koruyacaktır.

0 0
loading...
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha